banner864

Rafet Ballı - PKK’nın da bir Alevi sorunu var 21 Mayıs 2014, 14:15

 PKK tabanında Alevi hassasiyeti zaten var.

Sünni söyleme karşı.

Hem de geçmişe dayanan.

1991’deki ilk röportajımda Öcalan’a Aleviliği de sormuştum.

Kürt Alevileri örgüte niye mesafeli diye.

Özellikle Tunceli yöresinde.

Öcalan, bütünüyle “hayır” dememişti.

Söylediklerinin özeti:

Bir: “Elit kadronun yarısından fazlası Alevi kökenli.”

İki: Tunceli’de biraz sorundan söz edilebilir.

Çünkü, Kemalizm Kürtlükten kopuk bir Aleviliği teşvik etti.

Sonuç: “Tespitinize katılıyorum. Hızla aşıldığını da belirteyim.”

(Bak: Kürt Dosyası, s.303-305).

***

Bu konuşmanın üzerinden 23 yıl geçti.

Durum şimdi nasıl?

Alevi kökenli Kürtler PKK’ya yaklaştı mı?

Ayrıntılı bir araştırma yok.

Fakat seçim sonuçları genel bir fikir veriyor.

***

Kürt kökenli Alevi nüfusun yaşadığı iller belli.

Başta Tunceli.

Ardından Bingöl, Erzincan, Elazığ, Sivas, K. Maraş...

Diyarbakır ve Urfa’da da küçük gruplar varlar.

Genelde göçlerle çoğunluğu Batı’ya taşındı.

***

PKK, Tunceli’de biraz gelişme gösterdi.

İki dönemdir il belediye başkanlığı BDP’de.

Fakat il çapında oyları üçte biri geçemiyor.

Kürtçe konuşan nüfusta en düşük oy Tunceli’de.

Diğer Alevi bölgelerinde zaten zemin bulamıyor.

Sonuç: PKK, Alevi sorununu çözemiyor.

***

“Açılım” bu tablo üzerine geldi.

İmralı’nın 2013 Nevruz mesajı yeterince sorunluydu.

Öcalan, “İslam kardeşliği temelinde ortaklık”tan söz etti.

Aleviliğin ortak hafızası tepkili.

“İslam kardeşliği” adına hatırladığı mezhepçilik.

***

Diyarbakır’daki Demokratik İslam Kongresi kaygıları artırdı.

Öcalan’ın mesajında öncelikle terminoloji sorunu var.

Ayetlerle, dini kavramlarla süslenmiş.

Alevilikle duygu alışverişi de yapmıyor.

Fikir alışverişi de.

Dini alana girmiş.

Fakat mezhepçi çağrışımlar yüklü.

***

Kongre’de bir yetkiliyle konuştum.

Öcalan’ın mesajı 4 alanda sorun yaratmaya adaydı.

Bir: PKK’nın kendi içinde.

Sol gelenekten gelenler arasında.

İki: Diğer “sol” gruplarla ilişkilerde.

Üç: Kürt Alevilerde.

Dört: İran ve Hizbullah’la.

***

Muhatabım kestirip atmadı.

Bazı tartışmalar olabilirdi. Ama sorun yaratmazdı.

Stratejik bir adım atılmıştı.

Etkileri 4-5 yılda ortaya çıkacaktı.

Dikkat: “Stratejik adım” vurgusu önemli.

İzlemek, derinleştirmek lazım.

***

Gelelim ilk tepkilere.

Örgüt çevresinden iki farklı isimle konuştum.

Sol kökenden gelen kıdemlilerle.

Yazıp çiziyorlar, konuşuyorlar.

***

Biri konuyu HDP temelinde değerlendirdi.

(Halkların Demokratik Partisi).

Etnik köken ayrımına girmeden bir tespit yaptı.

“Aleviler ideolojik olarak Kemalizmden kopamıyor.”

Ona göre, CHP Kemalist’ti.

HDP, Alevileri CHP’den koparmak için yola çıkmıştı.

Fakat sonuç alamıyordu.

***

Diğerinin “içeriden” gözlemi daha vurguluydu.

Bir: “Aleviler Kürt hareketiyle bir yere kadar yürüyor.”

“Baskılara karşı, özgürlükler için...”

“Fakat iş gelip devlete dayanınca... Atatürk’e dayanınca duruyorlar.”

Sebep: “Mezhepçi baskıyı Atatürk’ün önlediğine inanıyorlar.”

Bir adım daha atıyor.

“Sünni Kürtleri mezhepçi baskının ortağı olarak görüyorlar.”

***

Aleviler İmralı’nın “din temelli” yol haritasını benimser mi?

Muhatabım: “Kabul ettiremezler.”

“Kürt Alevilerin bir kısmına belki.”

***

Benim gözlemim:

Bir: Her şey açılım sürecine bağlı.

Sürerse, örgüt içideki itirazlar “fikir” düzeyinde kalır.

İki: Bir paradoks. İki farklı tutum gelişebilir.

“Alevilik İslam dışıdır” diyen kadrolar kabule daha yakın.

Geleneksel Alevilik ise “evet” demez görünüyor.

Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder