Fikret Akfırat - AKP-PKK-Hizbullah'ın otorite çarpışması 31 Mayıs 2014, 13:01

PKK’nın çocuklarını kaçırdığı gerekçesiyle Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde oturma eylemlerini 12 gündür sürdüren ailelerin sayısının, yeni katılanlarla 46’ya yükseldiği bildiriliyor. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile görüşen ailelerin oturma eylemine, çocuklarının PKK’ya gittiğini veye götürüldüğünü söyleyen ailelerin yanı sıra, kesin olarak dağa çıktığını bilmeyen bazı ailelerin de katılması dikkat çekti. Diyarbakır Emniyeti, eylem için belediye önüne gelen her ailenin bilgilerini ve çocuklarının bilgilerini listeliyor. Polis kayıtlarına göre şu ana kadar çocuklarının dağa götürüldüğünü söyleyerek eyleme katılan ya da gelip çocuğunun ismini yazdıran aile sayısı 46’ya ulaştı.

Batı illerinde de var

Türkiye’nin batı illerinde de bu konuyla ilgili eylemler Diyarbakır’dan önce başlamıştı. İzmir’de de son altı ayda 5’i çocuk, 39 genci dağa kaçırdığı iddiasıyla aileler tepki göstemiş ve eylemler yapmıştı.

PKK, 1984’te başladığı silahlı eylem süreci boyunca hep aynı yöntemle gençleri dağa götürüyor. PKK’nın siyasal etkisinin yaygınlaştığı 1980’li yılların sonu 1990’ların başında üniversitede örgütlenen PKK’lılar, belli aralıklarla dağa götürülürdü. Öğretim yılın sonunda, o üniversitenin PKK sorumlusu gençlerle birlikte dağa gider ve bu döngü her yıl devam ederdi. O zaman da çocuğunun dağa götürülmesine itiraz edenler olurdu. Bireysel olarak çocuğunun peşine düşen ailelere PKK şiddet de uygulardı.

Neden şimdi?

Soru şu: PKK’nın eskiden beri başvurduğu bu yönteme aileler, neden şimdi kitlesel olarak tepki göstermeye başladı? Hem de, açılım süreciyle bölgede neredeyse tek otorite haline getirilen PKK’ya karşı bu eylemler nasıl yapılabiliyor?

Sorunun yanıtı kendi içinde gizli. Evet açılım süreci, PKK’yı neredeyse bölgede tek otorite haline getirdi. Ama aynı zamanda artık çatışma olmayacak algısı yarattı. Güneydoğudaki anaların temel talebi, silahların gömülmesi, çatışmanın sona ermesi, çocuklarının dağa götürülüp daha sonra bir silahlı çatışma sırasında hayatını kaybetmemesi. AKP-PKK ortaklığıyla yürütülen açılım sürecine çoğunlukla destek olmasının nedeni de bu. İşte bu yüzden PKK’nın yeniden çocukları dağa götürmesi tepkiye ve eyleme neden oldu.

PKK-Hizbullah kavgası mı?

AKP uzaktan, bölgede PKK ile otorite yarışı içinde olan Hizbullah ise doğrudan, PKK’ya karşı bu eylemin arkasına geçti. Hatırlayalım, Hizbullah’ın yasal partisi Huda-Par son yerel seçimlerde BDP ve AKP’nin ardından güneydoğuda üçüncü parti konumuna yükseldi. Nitekim, AKP ile açılım ortaklığını sürdüren PKK, ailelerin eylemlerinin hemen ardından Hizbullah’a karşı eyleme girişti. Mardin Dargeçit’te bir Hizbullahçı’yı okul bahçesinde infaz eden PKK, Huda-Par’ın Diyarbakır Dicle İlçe Başkanı’nı da kaçırdı.

Ailelerin talebi sonuna kadar haklıdır

Öncelikle şunu söyleyelim: Çocukları dağa kaldırılan ailelerin eylemi, arkasına şunun veya bunun geçmesinden bağımsız olarak, sonuna kadar haklıdır ve sahiplenilmelidir. Olayın vahim olan yanı şudur: Aileler, çocukları için PKK’nın belediyesine başvurmakta, PKK’ya karşı desteği ise bir başka gerici/ayrılıkçı güç olan Hizbullah sağlamaktadır. Bu tablo içinde devlet tümüyle devre dışıdır. PKK’nın yol kesme eylemleri seyredilmekte, “açılım zarar görmesin” diye Hükümet’ten TSK mensuplarına, burunlarını kışlalardan dışarı çıkarmama talimatı verilmektedir. Unutulmaması gereken nokta, İstihbarat birimlerinin yaptığı çalışmaya göre son 2 yılda 2 bin 350 kadar çocuğun, AKP’nin yürütttüğü açılım sayesinde dağa götürülebilmesidir.

AKP’den seçim pozu

Her seçim öncesi PKK’nın ateşkesiyle azalan eylemler sayesinde rahatlayan AKP ise, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde PKK karşıtı görüntüyle milliyetçi oyları toplamak için bu meseleyi kullanma peşindedir. Oysa, PKK ile Oslo’da protokoller imzalayan, o protokoller doğrultusunda adım adım güneydoğuda PKK’yı tek otorite haline getiren AKP’dir. AKP’nin Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde PKK desteği için Öcalan ve Kandil ile de perde arkasında anlaştığı görülmektedir. Sahne önünde ise Son dönemde artan yol kesme eylemi, kalekol protestosu, ilçelerde giriş-çıkışları kapatma gibi eylemlerle, AKP ve PKK kendi hesabına sonuçlar çıkarma peşindedir. PKK kendi tabanını açılımın nihai sonucu olan “özerklik” için pekiştirmekte, AKP ise önündeki Cumhurbaşkanlığı savaşından galip çıkmak için PKK karşıtı oyları toplayıp, CHP-MHP-İP öncülüğünde oluşturulacak cepheyi milliyetçi görüntüyle yarma amacındadır.

Fikret Akfırat
ulusalkanal.com.tr


Etiketler

Yorum Gönder