banner864

Oktay Yıldırım - Ruhuna Sinince Teslimiyet 13 Haziran 2014, 19:46

"Teslim olun" demişler...

Teslim edin silahlarınızı, bayrağınızı, toprağınızı, milli namusumuzu...
Hükümet demiş...

Açıklıyor Bülent Arınç. "Çünkü" diyor dışarda 15 kişi yok, silahlı bin kişi var.."
Yani, kapımızıa gelen düşman kuvetliyse bizden, teslim edeceğiz.
Mantık bu.

Yolda yürürken mesela, daha iri yarı bir adam gelip istedi mi, namusumuzu terk edeceğiz...
Çünkü bu kafaya göre mantıklı olan bu.

Hani 1071'i kutluyordunuz. Çadırlar kuruyordunuz Malazgirt ovasına...
Adı Alparslan olan 1071 genç yürütüyordunuz ele güne karşı.
Alparslan'ın atının kuyruğu olabilseniz ne mutlu...

O... Malazgirt ovasına çadırlarını kurduğunda, büyük bir hızla gelen atlı, çadırının önünde durmuştu...
İnip büyük bir hızla çadıra girmiş ve yere diz vurmuştu. Çünkü Türkler sultan bile olsa eğilmezdi kimsenin önünde...
"Sultanım" demişti, "Diyojen 250 bin kişiyle üzerimize yürüyor..."
Durmuştu bir an ve, "Meraklanma" demişti, "biz de 50 bin kişiyle onların üzerine yürüyoruz..."

O Alparslandı...
"Durun öyleyse, en mantıklı olanı yapalım, tası tarağı toplayıp, kuyruğumuzu bacaklarımızın arasına alıp buradan tüyelim" demezdi.
Şimdi ters dönüyor mezarında... Niye biliyor musunuz? éBenim hatıramı anmak bunlara mı kaldı" diye...

Ah evet... Bir de teslim olanlar var...

Bu Tayyip Erdoğan, Harp Akademilerinde anlatıyordu bir vakit.
Meydan boştu ya...

Medine Müdafii Fahrettin Paşa üzerinden esip gürlüyordu. Onu örnek gösteriyordu...

Yazmıştım, yaşasa Fahrettin Paşa, en büyük düşmanı sen olurdun diye...
Çünkü ona da "teslim ol" demişti padişah.
"Ver" demişti "silahlarını, bayrağını, milli namusunu, toprağını İngilizlere..."

Fahrettin Paşa...

"Eğer bulabilirseniz burayı teslim edecek bir cibiliyetsiz" demişti... "Yollayın benim yerime o teslim etsin, ben ölürüm de teslim etmem..."
İki kez verilmişti bu emir. Direnmişti o... Padişaha isyan etmiş ve o toprağı vermemek için direnmişti...
Lafla değil...

Çekirge yemişlerdi açlıktan...
Şimdi çıkmış anlatıyor...
Dışarıda bin kişi varmış...
Osmanlı desen kimseye bırakmaz, namus desen, en birinci bekçisi onlar.
Ama dışarıdaki sayı kalabalık olunca...
Mantık geliyor aklına...
"Teslim ol" diyor mantıkları...

Uğrunda ölünmeyecekse niye var bayrak?
Niye o büyükelçiliğin önünde bilmem kaç dolarlık silahlarla tutuluyor nöbet?
Saldırganlar sadece birkaç kişi olunca rahatça ezmek için mi?
Ne hale getirdiniz bu ülkeyi... Dönüp de bakın bir kez...

Ama sizin anlaşmalarınız var değil mi?
Gizli...
“Nasıl olsa bir şey olmayacak teslim olanlara” diye düşünüyorsunuz o mantıkla…
“Nasıl olsa bu, Kürdistan’a giden yolda bir adım” diyorsunuz kendi kendinize…

Tam da burası işte anlatmak istediğimiz…

Girdiğiniz kirli ilişkilerde, gizli anlaşmalarda bile, kimse kabul etmiyor da size kalıyor teslimiyet.
Rol bile olsa rahatlıkla kabul ediyor, buna karşı çıkanlara açıklamalar yapıyorsunuz…
Çünkü, ruhunuza sinmiş kardeşim.

O şeyhlerin önünde iki büklüm yere kapaklanmaya başladığınız günlerden beri, zaten esirdir bilinç altınız bile…
Teslimiyet sinince ruhuna bir kez…
Böyle oluyor işte insan…


Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr






Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

Fuat Selvi :

helal olsun sayın oktay yıldırım'a, çok güzel ifade etmiş.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder