banner864

Teoman Alili - ABD'nin intihar kurşunu: IŞİD 14 Haziran 2014, 11:17

 Musul'da yaşanan olayla ilgili sorular var. Bu sorulara mantıklı cevaplar bulmak gerekiyor. Bu cevaplar için gerek bölge uzmalarının gerekse bölge basınının değerlendirmelerine ve bölgedeki duruma bakmak anlamlı olur sanırım.

Soru 1: IŞİD nedir?

En fazla 20 bin üyesi olan ve Suriye'de açıkça ABD ve yandaşları tarafından desteklenen selefi bir örgüt. İlk isimleri Tevhid ve cihad. Türkçesiyle cihad birliği ancak tersi olmuş ve Suriye'de El Kaide tarafından dışlanmışlar. Kendine has bir yapıları var kurucuları Zerkavi öldürülmüş. Dolayısıyla nispeten kontrolü kolay bir örgüt. Suriye'de yenilmiş ve bu nedenle kaçacak yer arıyor.

Soru 2: IŞİD neden Musul'da?

IŞİD üyeleri genel de AB vatandaşı ama Avrupa ülkeleri bunların geri gelmesini istemiyor. Suriye'de yenildiler, kaçmaları için güvenli bölge lazım. Bölgede güvenli yer yok ancak çatışarak veya anlaşmalı bir şekilde bir yere girmeleri lazım. Güvenilecek kişiler kim? Musul'daki ABD muhipleri. Dolayısıyla Musul'a girdiler ve hiç direnişle karşılaşmadan Musul'a yerleştiler.

Soru 3: Neden Türk konsolosluğu?

Birincisi herkesin malumu bölgede sadece Türk konsolosluğu var ama bu yetersiz. Esas olan bölgeye IŞİD'i sokan güçlerin dikensiz gül bahçesi yaratma telaşı. Irak'ta IŞİD saldırısına en çok direnecek güç belli. Türkmenler direnecek çünkü bölgenin kontrolünü teröre teslim etmezler. Türk konsolosluğu da kimler tarafından yönetiliyorsa yönetilsin Türk bayrağının dalgalandığı bir merkez. Direnen yada direnecek Türkmenlerin moralini bozmak ve sahipsizlik hissi vermek gerekli.

Soru 4: Irak bölünür mü?

Bu soru biraz abes ama soruluyor. Irak zaten fiilen bölünmüş durumda bu durum kaçışın bir sonucu. Suriye'nin zaferi sonrasında asıl soru Irak bu durumdan nasıl etkilenecek sorusudur. Suriye'den kaçanlar zayıf halka Irak'a yerleşmeye çalıştı ancak acaba Irak hala zayıf halka mı? Suriye zaferini kazanan güçler Irak konusunda şimdi daha moralli. İran, Lübnan Hizbullah'ı, Irak'taki şiiler ve nihayet bütün bu güçlerle sıkı ilişkileri olan Rusya elini güçlendirdi. Gerek maddi kaynakların gerekse jeostratejik kuvvetin sahibi artık ABD, İsrail, eşbaşkanlık makamı değil bölge güçleridir.

Soru 5: Şiiler ne yapıyor yada yapacak?

Belki de en kritik soru bu. Batı basını Musul saldırısından hemen sonra Maliki'yi hedef gösterdi. Aslında Irak'ın kuzeyinde hüküm süren Barzani veya ABD muhibi sünniler değil de Irak merkezi yönetiminin şii liderleri hedef alındı. Aslında hedef alınan İran ve Suriye ile birlikte bölgede oluşan organik direniş hareketidir. Son açıklamasıyla Maliki zaten komploya işaret etti. Topyekün mücadele çağrısı yaptı.

Soru 6: Şiiler savaşır mı?

Şii inancını bilmeden yorum yapanlar boş konuşuyor. Şiiler fetva gelmeden savaşmaz. Ayetullah düzeyindeki isimlerin cihat çağrısı yapması şarttır. Savaş alanı neresiyse oranın en yüksek Ayetullahı'nın vereceği fetva esastır. Irak'taki en yüksek mercii Ayetullah Ali Sistani. 13 Haziran günü Sistani teröre ve islam düşmanlarına karşı cihat emrini verdi. Fetva alındıktan sonra kesin olan Irak'ın güneyindeki şiilerin kuzeye doğru harekete geçmesidir. Zafer kazanan Suriye yolu açmıştır. Şimdi İran ve Hizbullah'ın açık desteği ve Rusya'nın arka çıkmasıyla çok ciddi bir güç Irak'ın bütünlüğü için savaşabilir.

Soru 7: Mezhep savaşımı?

Yazımıza bakarsak ilk akla gelen tehlike mezhep savaşı. Ancak Suriye bir örnek oldu. Ülkeleri için savaşanlar sadece aleviler olmadı. Sünniler ve diğer gruplarda Beşar Esad komutasında savaştı. Irak'ta da benzer bir durum olabilir. Bilinmesi gereken en önemli konu şu ki; IŞİD ve benzerleri sünnileri temsil edemez. Irak'ta direnen sünniler içinde Baas yanlıları ve samimi sünniler de var. Gerçi El Duri gibi dönekler de mevcut ama istisnadır, görülecektir. IŞİD sadece tehlikeli bir terör örgütüdür. Asla bütün sünnileri temsil edemez. Oysa Suriye Baas'ıyla ilişkileri gelişen şiilerin Saddam Hüseyin sonrası Baas'la da anlaşması mümkündür. Bu cepheye sayıları az olsa da dirençleri büyük olan Türkmenleri de eklemek gerekir. Emperyailzm bu güçleri havuzlamaya çalışıyor ancak stratejik güç dengesi buna engel olacaktır.

Anafikir

Genel kanıya göre ABD ve İsrail yeni bir planı devreye koydu ve bölge haritasını değiştirmek için son hamlelerini yapıyor. Bu Amerikan tipi in organik fast food beslenmeye benziyor. Görüntüde porsiyon büyük ama içi boş. Bölgenin organik görüntüsü ise tam tersine işaret ediyor. Zafer kazanmış Suriye, Suriye'den kaçan ABD malı teröristler, İran'la ilişkileri gelişmiş Irak merkezi yönetimi. Suriye cephesinde ve kendi ilgi alanında başarılı olan Rusya, zayıflayan eşbaşkanlık makamı, Diyarbakır'da anaların gözyaşıyla beslenen milli bilinç ve bayrak yürüyüşleri. Gerçek budur ve gerçek devrimcidir. Tartışmaya açıktır ama benim fikrim net süreç batı Asya birliğine gidiyor. Türkiye, Irak, İran, Suriye ve Azerbaycan birliğe yürüyor. Yaşananlar altın vuruştur, emperyalizmin şakağına dayanan silahın makarasından namlunun ucuna ulaşan son kurşundur.

Teoman Alili

ulusalkanal.com.tr  


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

lale demir :

bu arada kazananlar silah sektörü, yani abd ve israil

Nasrettin Sönmez :

yigit, devrimci ve iyimser bir yazi!

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder