banner864

Oktay Yıldırım - Bir millet fedaisidir o 15 Haziran 2014, 11:25

Hatay'ın İskenderun ilçesinde, 43 yaşındaki emekli jandarma astsubay Dinçer Kömoğlu, Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı'ndaki Türk bayrağının gönderden indirilmesi olayıyla ilgili olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ve 2'nci Hava Kuvveti Komutanı Korgeneral Nejat Bilgin hakkında suç duyurusunda bulundu.

Türk Bayrağının gönderden indirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Kömoğlu bu fedaice tutumuyla ilgili şunları söyledi:

"Kurtuluş Savaşı'nda dedelerimiz şehit olurken dahi şanlı bayrağımızı yere düşürmeyip silah arkadaşlarına teslim etmeden şehadet şerbetinden içmemişlerdir. Bugün sözde huzur ortamında PKK'lı teröristler tarafından Diyarbakır 2'nci Hava Kuvveti Komutanlığı bölgesinde Türk bayrağı indirilebiliyorsa, olası bir savaş halinde Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin savunma teminatını nasıl verebilecektir? Verilse dahi bu teminat ne kadar inandırıcı olacaktır? Bu komutanların yaşanan ihmalden dolayı cezalandırılmasını istiyorum."

BÖYLE ÇAPSIZLIK GÖRÜLMEDİ

Eski Yunan trajedyalarında vardır. Hikaye karmaşıklaştığında hemen Tanrısal bir olay olur ve mesele böyle açıklanır. Ergenekon da bizim çapsızlar için tam olarak böyle bir şey. Adlarının önündeki akademik ünvanlardan dolayı birşeyler bildiği zannedilen bazı tipler, içinden çıkmaya bilgi birikimlerinin yetmediği olayları hemen Ergenekon'a bağlarlar. Bunun son örneği, TRT ekranlarında yaşandı.

Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayyar Arı, TRT Haber'e canlı telefon bağlantısıyla katıldı. Prof. Tayyar Arı, Musul'da Türk Konsolosluğu'na IŞİD tarafından baskın yapılarak konsoloslukta bulunanların rehin alınmasının Ergenekon ile bağlantılı olduğunu söyledi.(11 Haziran 2014)

Allah akıl fikir versin, yakınlarına ve onu sürekli dinlemek zorunda olan öğrencilerine sabırlar ihsan etsin. İlim irfandan, biraz uluslararası ilişkilerden, biraz tarihten nasiplendirsin. Bunlar "Allah versin" demekle olmuyorsa... Ben de işin içinden çıkamadım, Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın...

HAFTANIN MERAKLILARI

"Teğmen Mehmet Ali Çelebi hapisten çıktıktan sonra görevine döndü. İstanbul 3'üncü Kolordu'da çalışıyor. Silah arkadaşı ve 'örgütdaşı' Gazi emekli Üsteğmen Serdar Öztürk'ün düğününe katılmak için izin aldı, Ankara'ya geldi.

Cumartesi gecesi eşi Kezban ve babasıyla birlikte Anayasa Mahkemesi önünde devam eden Adalet Nöbeti'ni ziyaret etti. Adalet ateşine odun atıp, bayrak salladı. Bu güzel tablonun fotoğraflarını paylaştığımızda gece yarısını çoktan geçmişti.

Birkaç saat sonra, sabahın köründe askeri yetkililer, Teğmen Çelebi'nin orada ne aradığını, nasıl gittiğini soruşturmaya başladı.(Müyesser Yıldız, Odatv, 9 Haziran)

BİRİ CAHİL, BİRİ BEDBAHT

Kör cesaretin kaynağı cehalettir. Ne ağzından çıkanı kontrol edebilir ne de duyduğunu doğru anlayabilir...

HDP milletvekili Adil Zozani de "Kemalizm dediğiniz şey aslında bir parça Hitler bir parça Mussolinidir. Bunun dışında bir şey değildir. Ya Nasyonal Sol anlayışınızı alenen deklare edeceksiniz ya da burada sürekli arada kalırsınız" dedi

Dilek Akagün Yılmaz bunlara doğruyu anlatabilmek için çırpınıyor ama nafile... Ne güzel söylemişiti Şinasi: Bedbaht Ona derler ki, elinde cühelanın / Kahrolmak için kesbi kemali hüner eyler." Yani, cahiller arasında kahrolmak için derin araştırmalar yapan, kendisini yetiştiren insana bahtsız derler... Bu durumda haftanın bahtsızı da Dilek Akagün Yılmaz oluyor...

HAFTANIN ISKARTASI

Kandil tarafından "etkisiz" ilan edilen Apo...

HAFTANIN ALÇAKLARI


Türk Bayrağını indirip yere atan vatansız... Ve arkasındakiler...

HAFTANIN KORKAKLARI


O bayrağın indirilmesini hiçbir şey yapmadan izleyen oradaki herkes...

HAFTANIN ŞAŞKINI

İran Devlet Başkanı Ruhani, "Esad'ı tebrik ettim" derken, karşısındaki sessiz ve çaresiz haliyle Tayyip Erdoğan...

HAFTANIN BOŞ KONUŞANI

"Musul'da De Facto'ya izin vermeyiz" diyen Abdullah Gül...

BAK ŞU KONUŞANA

Zaman gazetesinden Bülent Korucu...

AKP'nin Cemaate darbe davası açması bekleniyormuş, korkuya kapılmış... "Hukuk var" diyor, "doğal hakim ilkesi" diyor, "halkın vicdanı" diyor. Neden bir darbe davası açılamayacağının hukuki gerekçelerini sayıp döküyor birer birer...

Acaba, koca bir orduya cemaatçiler tarafından kurulan kumpası, tertibin propagandasını nasıl yaptığını, hukukun ayaklar altına alınmasını nasıl pişkince savunduğunu unutmasından mı bunları yazıyor?

Yoksa pişikinliğinden mi?

Bir de bumerang etkisinden söz ediyor. Açılırsa dava ters tepermiş. (10 Haziran 2014)

DEVENİN BALE PABUCU

Biri aklın, mantığın almayacağı bir şey söyleyince argoda böyle denir: Yok devenin bale pabucu...

Kanal D Haber Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar'ın Twitter adresinden yazdığına göre, Lice'deki bayrak indirme olayında askerler, polisi, "gelip müdahale etmedikleri için", polisler de askerleri "kendilerine kumpas kurdukları için" suçluyorlarmış.( 11 Haziran)

CNN Türk'de bir programa katılan Ertuğrul Kürkçü de olayı "Ergenekon" ile açıkladı. Ne yapsın, garip?

Böyle komplo teorisi olur da Star durur mu? İlk sayfasına yazmış: "O gün orada neden nöbetçi yoktu" diye... (12 Haziran)

Bale pabucu az gelir. Yok devenin...'den sonra siz devenin neyini uygun görüyorsanız odur...

PES DEDİRTEN GAZETECİLİK


Takvim gazetesi baş sayfadan vermiş. IŞİD militanları toplu halde. Sonra baloncuklar çıkarıp içlerine her birinin ülkesini yaşını ve mesleğini yazmış. Kimlik bilgileri yazılanların içinde yüzü tamamaen kapalı olanlar bile var.

Takvim bunları nereden biliyor? MİT mi veriyor? Yoksa uyduruyor mu?

Vatan gazetesi ise istifa eden Dz. K. Lojistik Başkanı Tuğa. Gündüz Alp Demirus'un haberini yaparken Tuğa. Alaettin Sevim'in fotoğrafını kullandı. Aynı hatayı Hürriyet de internet sitesinde yaptı. Yani diyeceğim o ki, bilgi yok, araştırma yok, uydurma en büyük hüner... Kim daha iyi uydurursa en iyi gazeteci o...

HAFTANIN YAKIN İLİŞKİSİ

HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Lice'de bayrak indirilirken ateş etme emri vermeyen komutanın ellerinden öpeceğini" söyledi... (12 Haziran)

19 MAYIS GİTTİ, ZİKİR TÖRENİ GELDİ

19 Mayısların stadyumlarda yapılmasını "çağdışı" olduğu gerekçesiyle yasaklayan Başbakan, stadyumda toplu zikir çektirdi. Çorum'a giden Başbakan Uşşaki tarikatının zikir ayiniyle karşılandı. Yeni Akit gazetesi ise bunu "normalleşme" olarak verdi. "Cumhuriyet tarihinde bir ilk" diye de özellikle belirtti (12 Haziran 2007).

Doğru, böyle böyle normalleşiyorlar... Işıklar birer birer söndükçe... Ortaçağ adım adım geldikçe... Doğal yaşam ortamları bu...

KEKEÇ'E BATMIŞ

Fox tv ana haber sunucusu Fatih Portakal, Türk bayrağını indirene soruyordu bu soruyu: "Nerenize battı?"

Soruyu sadece o PKK'lılarla sınırlı tutmamak gerekiyor. Star gazetesinden Ahmet Kekeç'e de batmış bayrak, hem de Aydınlık gazetesinin manşetinden...

Amerika'nın kırk yıllık psikolojik savaş yalanlarına sarılarak, Aydınlık gazetesine, manşetine Türk bayrağı astığı ve halkı bayrağına sahip çıkmaya çağırdığı için saldırdı...

Ne mutlu sana Kekeç.. Yerin o yerdir.

Kimse senden iddialarını gerçeğe dayandırmanı, azıcık okumanı, azıcık vicdanlı olmanı beklemiyor zaten. Bayrağa, ya da bayrak tutana saldırmak pahasına savunacaksın iktidarı... Görevindir bu.

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder