banner864

Mehmet Ali Güller - 10 Ağustos tezleri 15 Temmuz 2014, 12:33

Aydınlık'taki "Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne yapmalı" tartışması, sadece bir tartışma değildir. Daha çok, geleceği inşa edecek öncülerin ortak akıl yaratma ve güç biriktirme çabasıdır.

Bu çabaya biz de üç yazı ile katkı sunmaya çalışmıştık. Devam edelim:

1. TEZ: STRATEJİ-TAKTİK AYRIMI


Ana stratejimiz "Bağımsız Türkiye" inşa etmektir. Erdoğan iktidarını yıkmak ve yerine bir milli hükümet kurmak, bu ana stratejiye giden ara stratejidir.

Strateji, hedef gerçekleşene kadar sabittir. Taktik yani siyaset ise stratejik hedefin gerçekleşmesi için yapılan mücadelenin ihtiyaçlarına göre değişkendir.

Taktiğin iki ölçütü vardır: 1) Stratejik hedefe yaklaştırıyor mu? 2) Kuvvet toplamaya yarıyor mu?

2. TEZ: 3 TEMMUZ- 10 AĞUSTOS AYRIMI


3 Temmuz önceki düzlem ile 10 Ağustos düzlemi farklıdır. İkisi birbirinden farklı mevzilerdir. Her mevzi için ayrı taktiklerimiz olmalıdır.

Erdoğan'ı yenebilecek bir aday arama taktiği 3 Temmuz öncesi için geçerliydi; çok uğraştık ama 20 milletvekilinin imzasını toplayamadık.

3 Temmuz sonrasında hâlâ yeni aday arayamayacağımıza ve havlu atıp kenara çekilmeyeceğimize göre yeni bir taktiğimiz olmalı.

3. TEZ: ARASIZ MÜCADELE


"Kazanamayacağımız savaşa girmemek" kuşkusuz ana ilkedir. O savaşın içindeki bölümler olan çarpışmalar için de aynı ilke geçerlidir.

Ama bazen kaçınamayacağımız çarpışmalar ve kenarında duramayacağımız mevziler vardır. Öyle mevzilerdir ki, kurmay, bir sonraki mevzide güçlü olabilmek adına bu mevzide yenilmeyi göze alabilir. Önemli olan, savaşı kazandıracak çarpışmaları başarılı yapabilmek ve arasız mücadele edebilmektir.

10 Ağustos mevzisi işte böyle bir mevzidir.

3. TEZ: ERDOĞAN'I ZAYIFLATMA HEDEFİ


10 Ağustos seçiminin galibi büyük ölçüde bellidir. O nedenle taktiğimiz, birincisi Erdoğan'ı zayıflatmayı, ikincisi de 11 Ağustos'tan sonra Erdoğan'a karşı daha etkili mücadele edebilmek için güç toplamayı esas almalıdır.

Bunun yolu, boykot yerine Erdoğan'a oy vermemektir. Yüzde 55'in altında kalarak seçilebilen bir Erdoğan, Çankaya'ya meşruluğu tartışmalı olarak ve güç kaybederek çıkacaktır.

4. TEZ: ERDOĞAN'A MUHALEFET ETME GÖREVİ


3 Temmuz öncesinde Ekmeleddin İhsanoğlu'na, "Erdoğan'a Çankaya yolu açacak aday" olduğu için karşı çıktık. Yani İhsanoğlu'na karşı çıkarken bile konumumuz Erdoğan karşıtlığımızla ilgiliydi.

Erdoğan'a karşı en güçlü muhalefeti yaparak kuvvet biriktirmek, stratejimizi besleyen en önemli taktiktir. 10 Ağustos sürecinin kenarına çekilerek ve boykot diyerek, işte bu taktiği elimizden bırakmış oluruz. Hatta o taktiği, onu en kötü kullanacak adreslere teslim etmiş oluruz.

5. TEZ: KUVVET BİRİKTİRME HEDEFİ


3 Temmuz öncesinde önemli kuvvetlerle birleştik; öncü örgütlerle, geniş kesimlerle... Ama daha önemlisi, aday belirleme gücüne sahip 6 milletvekiliyle birleştik.

10 Ağustos taktiğimiz, 3 Temmuz öncesinde birleştiğimiz kuvvetlerle ilişkimizi muhafaza etmelidir. Onlardan ayrı düşen bir taktiğin mücadeleye yararı yoktur. Zira çarpışmalar biriktirilmiş güçlerle kazanılır.

6. TEZ: BOYKOTUN ŞARTLARI YOK


Erdoğan, İhsanoğlu ve Demirtaş'ın katıldığı ve cumhuriyetçi bir adayın bulunmadığı bir seçimi boykot etmek ve geçersiz oy vermek, pratikte Erdoğan'a yarayacaktır. Zira cumhurbaşkanı, geçerli oyların salt çoğunluğuyla seçilecektir. Geçersiz her oy, Erdoğan'ın oy sayısının değil ama oy oranının artması demektir. Erdoğan'ın yüksek oyla Çankaya'ya çıkması, onu zayıflatma taktiğimizle çelişecektir.

3 Temmuz öncesinde Ekmeleddin İhsanoğlu isminin yerine başka bir isim çıkarılabilse, kimse boykot demeyecek ve sandığa gidecekti. Demek ki boykot, bugün pratikte aslında Ekmeleddin İhsanoğlu'nu boykot etmektir ve son tahlilde bu Erdoğan'a yarar.

Diğer yandan boykot, devrimle genel grev arası bir yerdedir. Sandık boykot edilecekse, yerine bir şey koymalısınız; ayaklanma ya da kuşatma çağrısı gibi...

Peki, bu mümkün müdür? O zaman? Şezlongda güneşlenerek boykot yapılmaz!

Mehmet Ali Güller
Aydınlık


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

Mustafa Duru :

sayın güller, tezleriniz çok doğru ancak bu noktadan sonra "bağımsız türkiye" nasıl inşa edilir?

Selahattin Yılmaz :

ekmeleddin cumhuriyet yıkıcılarının cephesindeydi değil mi? şimdi taktik diye bu cephede mi mevzileneceğiz? güç toplayacağimiz yerde var olan güçlerimizi de darmadağin etmiş olmaz miyiz ?

Selahattin Yılmaz :

30.06.2014 :'atlantik cephesinin ithal 'siyasal islamcı' adayı'.bu ifade size ait. demek ki sadece ' çankaya yolunu açacak aday' diye karşı çıkmamışsınız.meselenin özü bu zaten.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder