banner864

Rafet Ballı - Davutoğlu Bağdat'ta 'başbakan' aramış 18 Temmuz 2014, 15:20

"Tahran notları"na devam.

Bugünkü konumuz: IŞİD.

Şu "Irak Şam İslam Devleti" dedikleri.

Durum İran'ın penceresinden nasıl görünüyor?

***

Hemen ayrıntılara geçelim.

IŞİD'in amacı ne? Sünni bölge yaratmak mı?

Tahran'da konuşulan: IŞİD'in niyeti değil, realite.

"Sünni bir bölge Sünnilerin de yararına değil."

İtiraz: Bazı Sünniler Sünni federalizmi için imza topladı (2011).

"Doğrudur. Birçok Şii parti evet dedi. Başbakan Maliki karşı çıktı."

"Sonuç: Federalizm olmadı. Çünkü onların da çıkarına değil."

***

Şu "çıkar" meselesini açmak lazım.

Çünkü: Genellikle diplomasinin servis ettiği keçiboynuzudur.

Muhatabım ayrıntıya girdi.

Bir: "Sünni devleti, Bağdat'ın bütünüyle Şiilere bırakılması demektir."

İki: "Sünni 3 vilayet var. Çoğu alan çöl. Hiçbir işe yaramaz."

Üç: "9 vilayet ise Şii."

Dört: "Irak'ta herkesin çıkarı 'birlik'ten geçiyor."

"Birlik" vurgusunu kayda geçiriyorum.

***

Öyleyse, IŞİD'in tetiği niye çekildi?

Muhatabım "saha" bilgisine sahip.

Yani: Irak kapsama alanında.

Sadece analiz yapmıyor. Bilgi de veriyor.

***

"4 ülke Bağdat'ta dengenin değişmesini istiyor."

Bunlar: "ABD, İsrail, Suud ve Türkiye."

"Bir gerçek onları rahatsız ediyor: Irak fiilen 'Direniş Cephesi'ne katıldı."

(İran-Suriye-Hizbullah ittifakına "Direniş Cephesi" deniyor.)

***

Devam etti: "Size önemli bir bilgi vereyim"

"ABD, Türkiye, Suud, Katar'da hakim bir görüş var."

"Diyorlar ki: Esad düşmemişse, sebebi İran'dan çok Irak'tır. Irak'ın desteğidir."

"Desteği sağlayan da onlara göre Maliki'dir. Öyleyse gitmelidir."

"Irak'a bu yüzden saldırdılar."

***

Dipnot: Doğu Akdeniz'den Hazar'a bir zincir var.

Direniş zinciri.

Lübnan-Suriye-Irak ve İran'dan oluşan.

Batı önce Suriye halkasını koparmak istedi. Başaramadı.

Bu kez Irak halkasına abandı.

Bölgemiz şimdi bunun sancılarını yaşıyor.

***

Muhatabım IŞİD'in dış desteklerini de saydı.

"İngiltere, İsrail, Erdoğan, Suud, Katar, Emirlikler ve Ürdün."

Dikkat: Türkiye yerine "Erdoğan" dedi.

***

Bir dikkat daha: ABD'yi sıralamaya koymadı.

Cevabı:

"ABD tilki gibi. Kenarda görünüyor."

Yani: "Aslında IŞİD projesinin arkasında. Fakat sahada fiilen yok."

"Çünkü projeden emin değil."

"IŞİD Bağdat politikasını etkilerse yanında yer alacaktı."

"Örgütün bu işin altından kalkamayacağı ortaya çıktı."

"Hemen tutum açıkladı: 'Irak'ın parçalanmasına izin vermeyeceğiz' dedi."

"ABD kaybedinin yanında olmaz."

***

Gelelim bizimkilere: Erdoğan ve Davutoğlu'na.

Onların Irak'taki "özel" rolleri ne?

İranlı muhatabım anlattı:

"Seçim (30 Nisan) öncesi Bağdat'taydım."

"Türkiye Büyükelçisi Irak seçimini etkilemek için büyük paralar dağıttı."

"Bazı Şii grupları 'Direniş'ten koparmaya çalıştı."

"Hedef Şii El Hekim grubuydu. Bu gruptan Adil Mehdi'ye başbakanlık önerdiler."

(Mehdi halen Cumhurbaşkanı Yardımcısı.)

"Maliki'nin açık ara kazanması hesaplarını bozdu."

Sonuç: "Politikayla yapamayınca IŞİD'i sahaya sürdüler."

***

Not: Devletlerin böyle refleksleri hep olur.

Bu yüzden tartışmıyorum.

Fakat bizimkilerin bir alışkanlığı var.

Deplasmanda sahaya hep Amerikan formasıyla çıkıyorlar.

Irak'ta yine öyle olmuş.

***

Devam edeceğim...
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder