banner864

Rafet Ballı - Gezi ve 17 Aralık: İran'a göre hayır mı, şer mi? 22 Temmuz 2014, 14:41

"Tahran notları"na devam.

Bugün "özel" iki konu.

Bir: "Gezi" halk hareketi.

İki: "17 Aralık" yolsuzluk operasyonu.

Dikkatle izlediklerini biliyordum.

***

"Kolay"dan başlayalım. "17 Aralık"tan.

İran'a göre: "Fethullah Gülen bir Batı projesi."

"Batıdan emir alan biri."

"Okul faaliyeti de bu kapsamda."

Hareketin Orta Asya örgütlenmesinden rahatsızlar.

***

Bir örnek: İran'da Gülen okulu yok.

Hareket hep ısrar etti. Hatırlı aracıları devreye soktu.

Fakat: İran, Gülencilere okul izni vermedi.

***

Tahran, "17 Aralık"ı tanımlamada hiç duraksamadı. Sonuç: "ABD operasyonu."

***

"Gezi"ye gelirsek.

Sonuçta tespitleri gerçeğe uygun değil.

Yumuşatıcı bir giriş: "Halkın talepleri haklıydı."

Halk neye başkaldırdı?

"Erdoğan'ın Osmanlıcılığına. Padişah olma özentisine."

"Gezi'nin bir itirazı da Erdoğan'ın İran'la ilişkilerineydi."

Uyarı: Elinizdeki bilgi doğru değil.

İran'la ilişkiler hiç gündeme gelmedi.

***

Bundan sonra söyledikleri bütünüyle sorunlu.

"Gezi ve 17 Aralık aynı zincirin halkaları."

"İkisi de ABD projesi olarak görünüyor bize."

"Bu yüzden Gezi'de ve 17 Aralık'ta Erdoğan'ı destekledik."

Son iki cümle kayda değer.

"Krizin Erdoğan lehine çözülmesi için elimizden geleni yaptık."

"Erdoğan'dan çok rahatsız olduğumuz halde..."

***

(Not: "Arap Baharı"nı da "Batı projesi" görüyorlar.

"Renkli devrim"lerin İslam alemindeki uzantısı. Fakat direkt karşıya almadılar.

"Arap İslam uyanışı" demeyi tercih ettiler.

Etkileyebilmek için.)

***

Muhatabımın başka açıklamaları da oldu.

Gezi'de ve 17 Aralık'ta yaptıkları ve yapmadıklarıyla ilgili.

"Erdoğan devrilebilirdi..."

"Türkiye'nin kaderi değişirdi..."

"İsteseydik..."

***

Ayrıntıya girmek istemiyorum.

Fakat: İtirazlarım oldu.

Reel durumda: Neleri yanlış değerlendiriyorlar.

Prensipte: Hangi tutumlar kabul edilemez.

Görünen: Dinlemeye kapalı değiller.

***

Bir tespitimi paylaşmalıyım.

Tahran'daki "devlet aklı"nın bir "sorunu" var.

Türkiye'deki gelişmeleri "ikinci el"den izliyorlar. Kaynakları:

Bir: Türkiye'deki liberal İslamcı aydınlar.

İki: Kendi liberalleri.

Sonuç: Türkiye fotoğrafı kırılmalı yansıtılıyor.

***

Aynı "sorun" burada da sözkonusu.

Türkiye'nin yurtseverleri de "birinci el" bilgi sahibi değil.

Bir: İran bilgileri fazlasıyla yetersiz.

İki: Arada aynı liberaller var.

Sonuç: Soluk ve renkleri kaymış bir İran fotoğrafı.

Çare: Aracısız konuşma, aracısız yazma.

***

Son birkaç söz:

Bir: "Tahran notları" fazla uzadı. Bitiriyorum.

İki: Yazamadığım konular var.

Örnek: Karayılan'ın yakalanması.

Yeni bilgiler bekliyorum. Başka vesileyle.

Diğerleri: Yeri gelince.

***

İzin ricası:

İki yıldır izin yapamadım.

Bir hafta kadar ara vereceğim.

Rafet Ballı

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder