banner864

Oktay Yıldırım - “Polis Bizi Gözaltına Almıyordu” 09 Ağustos 2014, 14:40

Size şok edici bir son bilgi daha vereyim. Danıştay cinayeti ve Cumhuriyet gazetesi eylemi sanıklarından İsmail Sağır’ın telefonu AĞIR CEZA MAHKEMESİ’nin 07 mayıs 2006 ve 2006/508 D.iş sayılı kararıyla dinlenmiş.
Yani…
Danıştay cinayetinden 10 gün önce…
Haydi diyelim ki, bu davada açıklanamayan her duruma denildiği gibi bu da sehven(yanlışlıkla) yazıldı. Aslında dinleme 17 Mayıs’tan sonra başladı ama kararı yazan memur 07 olarak yazdı.
Peki, Cumhuriyet gazetesine ilk bombayı atan Tekin Irşi’nin şu ifadesine ne diyelim:

“Sanık Kemal Kerinçsiz:”Peki bu takip olayı 1. bombalamadan sonra hemen başladı mı?”
Sanık Tekin İrşi:”Bakın 1. bombada da olabilir Danıştay’da bu Danıştay olayı olduğu süre içinde de olabilir yani bir takip olduğunun ben farkındaydım almıyorlardı yani evime giderken yani bir insan takip edildiğini veya yabancı bir insan gördüğünde anlar yani polisler geliyordu küpeli, uzun saçlı yani tanınmayacak takip ediyorlardı. Yani bunun farkındaydım almıyorlardı sadece bekliyorlardı en son ta ki İsmail gelene kadar İsmail geldi şeye Hovarda bara en son orda bir operasyon yaptılar bizi gözaltına alıp götürdüler buydu yani.”
Sanık Kemal Kerinçsiz:”Peki Danıştay olayından önce de bombalama sürecinde böyle bir takip olayının varlığını hissettiniz mi?”
Sanık Tekin İrşi:”Ya bakınız bu Cumhuriyet gazetesine ilk atıldığı 5 Mayıs olması lazım o dönemden beri takip edildiğimiz ben farkındaydım yani bunu hissediyordum yani bunu anlamayacak bir şey yok yani artı bu Danıştay meselesi olduktan sonra da takip ediliyorduk yani alınmıyorduk yani ben bunu iyi biliyorum. Takip ediyordu polis almıyordu bekliyordu yani bir şeyin peşindeydi veya bunlar kiminle görüşüyor, ne yapıyorlar, ne ediyorlar onu da düşünmüş olabilirler yani almıyordu yani ben bunu iyi biliyorum almıyordu polis bekliyordu.”
Sanık Kemal Kerinçsiz:”Ama bir takım suçlarda işleniyor bu arada buna rağmen almıyor.”
Sanık Tekin İrşi:”Almıyor almıyor kardeşim polis almıyordu yani bekliyordu yani bunun farkındayım takip ediliyordum almıyordu. Yani evime giderken polis takip ediyordu yolda çıkarken kafeye giderken bir yere giderken takip ediliyordum yani ben bunun anlamayacak değilim yani anlıyordum almıyordu.”
Sanık Kemal Kerinçsiz:”Şimdi ben şunu soruyorum bu Danıştay öncesinde yani Cumhuriyet gazetesinin bombalanması sürecinde böyle bir takip olayı var mıydı?”
Sanık Tekin İrşi:”Nasıl?”
Sanık Kemal Kerinçsiz:”Danıştay olayından önce.”
Sanık Tekin İrşi:”Ya bilmiyorum olabilir de olmayabilir de yani şunu söyleyebilirim açıktan bu bombanın atıldığı 1. bombadan beri hep takip ediliyorduk yani bunun farkındaydım, hissindeydim yani işi biliyordum takip ediliyorduk alınmıyorduk yani bu Danıştay olayı olduğundan da beri takip ediliyorduk alınmıyorduk yani ben bunun farkındaydım yani niye almadıklarını da bilmiyorum yani sadece takip ediyorlardı bunun farkındaydım yani bunu söyleyebilirim.”
Bütün bu bulgu ve iddialar yargılama boyunca hiç araştırılmadı. Sanıkların bu konularda bir talepleri olduğu zaman mahkemenin genellikle verdiği cevap şu oluyordu: “yargılamaya bir yenilik katmayacağından reddine…”
Yenilik!
Ah… Neredeyse unutuyordum. Bu soruların peşine düşen avukat Vural Ergül’e ne oldu dersiniz? Mahkeme heyeti tarafından duruşmalara katılması yasaklandı… Duruşmaların huzurunu bozmaktan…
Peki, bu sıralarda gazetelerde ve televizyonlarda Ergenekon masalları anlatıp bu büyük operasyonun propaganda ayağında görev yapanlar bunlardan söz ediyor muydu?
Elbette hayır…
Dün Cemaatin emrindeydiler, bugün büyük kısmı onların arkasından da teneke çalıyor.
Sorun… Kabara kabara “gazeteciyim” diyecekler…

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder