banner864

Mehmet Ali Güller - Devrimlerde ordunun rolü 14 Eylül 2014, 14:49

Mısır devrimine bizzat katılmış bir devrimciyi, Mısır Sosyalist Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Hesham’ı tanıma ve ondan öğrenme şansı buldum hafta içinde...
İşçi Partisi Uluslararası İlişkiler Bürosu Başkanı Yunus Soner’in davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Hesham, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i ziyaretinin ardından, ayrıntılarını dün Aydınlık’ta okuduğunuz gibi “Tahrir ve Devrim” başlıklı bir konferans verdi.
Kendisiyle konferans sonrasında da sohbet etme fırsatı buldum ve çok şey öğrendim...

MISIR’DA DÜĞMEYE ABD Mİ BASTI?
Muhammed Hesham’a öncelikle şunu sordum: “Mısır’da Ocak 2011’de halk birdenbire ayaklandı mı, yoksa öncesinde halk harketleri var mıydı?”
Bu sorunun yanıtını aslında kısmen daha önce öğrenmiştim. Mısır Halk Hareketi’ne karşı olan kesimler şu tezi ileri sürüyorlardı: ABD düğmeye basmıştı, halk birdenbire ayaklanmıştı!
Bilime aykırı bu tezi çürütmek için Mısır basınını taramış ve “Soros, CFR ve Arap Ayaklanması” isimli derleme kitap için yazdığım “Büyük Ortadoğu’da Halk Hareketleri” başlıklı geniş dosyaya şu saptamayı yazmıştım:
“Mısır halkı ilk kez sokağa çıkmıyor! Mısır halkı 2004 yılında beri ayaktadır. Örneğin sadece 2006 yılı boyunca, onbinlerce işçinin dahil olduğu Mısır’daki en büyük grev dalgasında, çok önemli 220 adet grev gerçekleşti.”
İşte şimdi bu saptamadan çok daha fazlasını Muhammed Hesham’dan öğrenebilirdim.

İKİ GÜNE BİR EYLEM!
Hesham, 2011 devriminin çok önce başladığını, atılan sloganlara bakılırsa bırakın yakın tarihi, devrimde 70’lerin ve 80’lerin mücadelesinin izlerinin bile görüleceğini belirtti.
Hesham, 2004’te büyük bir dalga olan “yeter” hareketinin, 2005’te Yargı’nın sokaklara çıkmasının, 2006’da yapılan büyük grevlerin, işçilerin sanayi kentini bir süre işgal etmesinin ve sonrasında inişli çıkışlı yükselen halk hareketlerinin, 2011 devriminin altyapısını oluşturduğunu anlattı uzun uzun...
Hesham’ın verdiği bir bilgiye göre Mısır’ın bu devrimci döneminde, iki güne bir eylem düşmüştü!
Bu sadece devrime “ABD düğmesi” diye bakanların tezini çürütmek için değil, kendi halk hareketimizi anlamak için de önemliydi.
Gezi bir ağaç eylemi değildi! Tamam öyle başlamıştı ama onu bir çevre eyleminden Haziran Halk Hareketi’ne yükselten, tıpkı Mısır’daki gibi öncesinde biriktirilenlerdi: TGB’nin 19 Mayıs 2012’de Taksim’de 240 bin genci ayağa kaldırması, Silivri duvarlarını kuşatan eylemler, Ulus ve Tandoğan meydanlarını dolduran milyonlar, işçi eylemleri....
Hatta daha öncesi de vardı: 2007 Cumhuriyet mitinglerinin izleri de Haziran Halk Hareketi’nin içindeydi...

DEVRİM NEDEN İHVAN’A KAPTIRILDI?
Muhammed Hessam, Mübarek’i yıkan 2011 Ocak-Şubat devrimini 1. dalga, Mursi’yi yıkan 2013 Haziran-Temmuz devrimini de 2. dalga olarak niteliyor.
Peki Mısır halkı, 1. dalgayı nasıl olmuştu da Müslüman Kardeşler’e (İhvan) ve Mursi’ye kaptırmıştı?
İşte bizim de dersler çıkarmamız gereken yanıt: “Müslüman Kardeşler birincisi daha organizeydi, ikincisi ABD destekliydi ve üçüncüsü dini kullanıyordu.”
Cumhuriyet mitinglerinin ve Haziran Halk Hareketi’nin devrimci milli bir iktidarla sonuçlanamaması da, son tahlilde bir örgütlenme sorunuydu!
Bundan sonraki devrimci dalgayı kucaklayabilecek şekilde devrimci örgütümüzü büyütmek, Türkiye’nin yakıcı ihtiyacıdır!

DEVRİM Mİ, DARBE Mİ?
Peki Ordu’nun devrimdeki rolü neydi? İşte burası çok önemli!
Öncelikle 2011’e devrim fakat 2013’e darbe diyenler için belirtelim: Tahrir’de bizzat örgütlü olarak bulunmuş Mısır Sosyalist Partisi’ne göre her iki devrimde de Ordu rol almıştı!
Mübarek’in yıkılması sırasında halkla karşı karşıya gelmeyerek, Mursi’nin yıkılması sırasında da halkla birleşerek...
Muhammed Hesham’a göre Ordu her iki devrimde de şu ikilemle karşı karşıyaydı: Ya Mübarek ve Mursi’nin emrini dinleyip halka kurşun sıkacaktı, ya da halkla birleşip onların iktidarını yıkacaktı!
Mısır Ordusu doğrusunu yapmış, halkla birleşmişti ve halkla birleşerek devrim yapmıştı. Halkla birleşmeyip Mübarek ve Mursi’den yana tavır alsaydı, asıl o zaman darbe yapmış olacaktı!
Ordu’nun halkla birleşmesinde etkili olan nedenlerin başında da, halkın Mısır bayrağı altında birleşmesi ve ulusal çıkarı esas alıyor olması gelmişti!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder