banner864

Mehmet Ali Güller - Tampon bölge Kürt Koridoru demektir! 18 Eylül 2014, 09:43

AKP Hükümeti’nin Obama’nın IŞİD stratejisine itirazlarından birinin de göç dalgası endişesi olduğunu yazdık bir kaç kez...

Hükümet, ABD’nin hava saldırısı sırasında oluşacak bir göç dalgasına karşı, tampon bölge istemektedir! ABD’nin askeri destek isteğine karşı Türkiye’nin taleplerinden biri budur!

Fakat bunun ABD’ye yarar bakımından bir itiraz değil tersine ana plana destek olduğunu günlerdir vurguluyoruz. Bugün konuyu biraz daha derinleştireceğiz.

TSK’NİN TAMPON BÖLGE ÇALIŞMASI


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar dönüşü “TSK çalışıyor. Öünümüze getirecekler. Gerekirse karar vereceğiz” demesinin ardından TSK’nin tampon bölge konusunda yaptığı çalışmanın ayrıntıları belirmeye, ajanslara düşmeye başladı

Buna göre:

1) Ankara hem Irak’ta hem de Suriye’de tampon bölge istiyor.

2) Irak’taki tampon bölgenin sorumlusu ABD, Suriye’deki tampon bölgenin sorumlusu Türkiye olacak.

3) IŞİD’in uçağı olmadığı için havadan uçuş yasağına gerek yok.

TSK ÇALIŞMASINA BEŞ İTİRAZ

Öncelikle bu ayrıntılara itirazlarımızı belirtelim:


1) Uçuş yasağına gerek olmadığı doğru değildir, zira zaten bir hava saldırısı nedeniyle tampon bölgeye ihtiyaç olduğu söylenmektedir ve uçuş yasağıyla korunmayan bir tampon bölge fiilen olmaz!

2) Irak’taki tampon bölgenin sorumlusu neden ABD olacak? TSK ile PKK Irak’ın kuzeyinde karşı karşıya gelmesin diye mi?

3) Irak’ın kuzeyindeki endişe Suriye’nin kuzeyi için geçerli değil midir? Orada PKK’nin Suriye kolu olan PYD ve özerklik ilan ettiği kantonlar yok mudur?

4) Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde nasıl tampon bölge kuracak? 15-20 kilometre derinliği olacağı belirtilen bu tamponlar için önce PYD ve IŞİD’in elindeki sınır kapılarının ele geçirilmesi gerekmiyor mu?

5) O kapıları almak için güç kullanılması gerektiğine göre, Türkiye ABD’nin IŞİD planına gerçekte askeri destek vermiş olmayacak mı?

ÇALIŞMANIN İŞARET ETTİĞİ ÜÇ GERÇEK

Uzatmayalım, tampon bölge çalışması, bu ayrıntılara göre ciddiyetsizdir! Umarız kamuoyuna yansıyan bu ayrıntılar gerçek değildir!
Bunu sadece yukarıdaki beş itirazımıza dayanarak söylemiyoruz.

Asıl nedenlerimiz şunlardır:

1) Bu çalışmanın ortaya koyduğu ilk gerçek, Ankara’nın askeri koalisyona destek vermeyeceği şeklinde bir kırmızıçizgisi olmadığını ortaya koymuştur. Çünkü tampon bölge kurmak demek, öncelikle askeri güç kullanmek demektir!

2) Bu çalışmanın ortaya koyduğu ikinci gerçek, Cidde’de atılmayan ama Paris’de atılan imzanın nedenini ortaya koymuştur: Dışarıya “pazarlıksız destek vermem, karşılığını isterim” mesajıdır, içeriye “herşeye evet demeyen hükümet görüntüsü verme” ihtiyacıdır.

3) Bu çalışmanın ortaya koyduğu üçüncü ve en önemli gerçek, Ankara’nın 1991’deki tampon bölge deneyimine zihnini kapattığını ortaya koymuştur!
ABD’nin 36. paralele sınır çizmesinin, bölgeyi Saddam Hüseyin’in uçaklarına yasaklamasının ve Bağdat’ın egemenliğinden koparmaya çalışmasının fiili sonuçları ortadayken, Ankara’nın aynı hatayı yineleyebileceğinin işaretini vermesi, devlet geleneği açısından acıdır!

Çünkü tampon bölgenin özerk bir alan inşası olduğunu dünyada en iyi deneyimleyen ülke Türkiye’dir. Ankara, 23 yıldır bu gerçeğin acı sonuçlarını yaşamaktadır.

YIĞINAK YAPMA İHTİYACI

Kuşkusuz her çalışma, hatta biraz daha ete kemiğe büründürülmüş hali olan plan bile, ille de uygulanacak değildir!

Hükümet istemiştir, TSK de o isteğe göre, o isteğin ruhuna uygun ve çerçevesi içinde bir çalışma yapmıştır ama bu uygulanacağı anlamına gelmez. Gelmemelidir!

O nedenle de Türk milletinin ve onun öncü kuvvetlerinin önünde, topkı 1 Mart tezkeresi öncesinde olduğu gibi, yine büyük bir görev vardır!

Bu kez daha kolay başarmak için hazırlık yapmalıyız. En iyi hazırlık da direnecek kuvveti büyütmektir, yığınak yapmaktır!

Mehmet Ali Güller 
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder