banner864

Soner Polat - Pilotumuza vahşice saldıran Kuveytli diplomatların sefası sürüyor mu? 23 Eylül 2014, 09:02

Konuyu bu sitenin takipçileri yakından biliyor. Tekrar etmeyeceğim. Ancak 19 Eylül 2014 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan haberden kısa bir kesit sunacağım. Gazete, pilotumuzun tüylerimizi diken diken eden ifadesine ulaşmış.

Özetle nakledelim: “ …bir kişi yakamdan tutup çekerken, tişörtümü ve atletimi yırttı. Aynı anda diğer kişi de arkadan boynuma sarılıp gırtlağımı sıkmaya başladı. Beni kaldırımdan orta refüje sürükleyerek yere yatırdılar. Bu esnada yine bir kişi boğazımı sıkarken, diğer kişiler tekme ile yüzüme ve kafama sert darbeler indirdiler.”

Bu arada yine aynı gazetenin haberine göre Kuveyt’in Ankara Büyükelçisi Abdullah Abdülaziz Al Duwaikh şu açıklamayı yaptı: ”Diplomatları sınır dışı ederseniz, Kuveyt’in ülkenizdeki yatırımları bundan olumsuz etkilenir!”
Bütün dünyanın ezberlediği özdeyişi, muhtemelen akıl babaları Kuveytlilerin kulağına fısıldamıştı:
“Türkler kahve köpüğüne benzer, çabuk kabarır, çabuk sönerler! Aynı zamanda bellekleri çok zayıftır. Şimdi siz, olayı alttan alarak zaman kazanmaya çalışın, birkaç gün geçsin olayı unutur, hiçbir şey olmamış gibi yaşantılarına devam ederler. Olayı ne Türk devleti hatırlar ne de Türk kamuoyu. Hatta sizinle eskisinden bile daha iyi geçinirler. Yatırım matırım, ekonomi, ticaret gibi bir iki kozu da masaya sürdünüz mü, çok bilen kamu görevlileri reel politika gibi süslü laflarla sizden daha fazla Kuveytli olurlar. Hele bir de gündemi dolduracak önemli bir haber çıktı mı, basın yayın organları bu işle uğraşan muhabirlerini işten kovar! F-16 pilotunun da, kendi ülkesinde, eş ve çocuklarının yanında yediği dayak yanına kâr kalır!

Diplomatların yasal statüsünü belirleyen en önemli belge, 1961 tarihli “Diplomatik İlişkiler Hakkındaki Viyana Sözleşmesi”dir. Bu sözleşmeye göre, bir diplomat kabul edildiği ülkede hiçbir koşulda yargılanamıyor. Yargılama, ancak gönderen devletin rızası ile olabiliyor. Bir örnek verecek olursak, geçmişte İngiltere’de adam öldürme olayına karışan Kolombiyalı bir diplomatın dokunulmazlığını kendi ülkesi kaldırdı ve bu diplomat İngiltere’de yargılandı. Kabul eden devletin bu konuda elindeki tek koz, hiçbir gerekçe göstermeden herhangi bir diplomatı “istenmeyen adam (persona non grata)” ilan ederek sınır dışı edebilmesi.

Uluslararası belgelerde diplomatlar şu şekilde tanımlanır:
“Diplomats have been considered members of an exclusive and prestigious profession (Diplomatlar özel ve prestijli bir mesleğin mensupları olarak addedilir.) For that reason, they enjoy diplomatic immunity. (Bu nedenle diplomatik dokunulmazlıktan yararlanırlar.) However, diplomats are still expected to respect and follow the laws and regulations of their host countries; immunity is not a licence to commit crimes. (Ama yine de diplomatlardan bulundukları ülkenin kanunlarına uyması ve saygı göstermesi beklenir; diplomatik dokunulmazlık suç işlemek üzere verilmiş bir ehliyet değildir.)

Bu teknik hususları gözden geçirdikten sonra, olaya karışan Kuveytlilerde diplomatlığın ve diplomasinin kırıntılarını bile göremiyoruz. Yaptıkları adice ve vahşice eylem, ancak “adam öldürmeye tam teşebbüs” kalıbı içine girebilir. Çünkü gelen bilgilere göre, yurttaşlarımızın müdahalesi olmasaydı, belki de daha acı bir sonuç ile karşı karşıya kalacaktık.

Diplomasinin özüne ve ruhuna aykırı bu eylemi diplomasi sınırları içinde yorumlayarak, kabadayılara sahip çıkan Kuveyt Büyükelçisi, yasal olarak diplomat kabul edilse de, kişisel düşünceme göre meşru olarak bir diplomat, hele hele bir büyükelçi asla olamaz! Üstelik Türkiye’yi kaba bir şekilde tehdit etmesi, bu zarif mesleğin inceliklerini öğrenemediğinin de açık bir göstergesidir.

Bu koşullar altında Türkiye, bedeli ne olursa olsun, bu zillete katlanır ve bu magandaları “istenmeyen adam ilan edebilecek bir irade ortaya koyamazsa”, bu hepimizin ayıbı olur. Türk milleti, TSK ve basın yayın organları da bu ayıba ortak olur.

Hindistan kurucusu büyük önder Mahatma Gandi’nin şu sözlerini unutmamalıyız: “Siz kendi elinizle teslim etmedikten sonra, hiç kimse saygınlığınızı elinizden alamaz!” İlkeli, onurlu ve kararlı davranmalıyız!

Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder