banner864

Bülent Esinoğlu - Bir koyup üç alır mıyız? 24 Eylül 2014, 15:00

Dini hakikat rejimini rehber edinen siyasi iktidar, hayatın gerçekleriyle karşı karşıya kalınca, ne yapacağını şaşırdı.

Mevcut siyasi iktidar bir yandan da, Turgut Özal’ın mirasını paylaşmaktan gelen emperyal düşüncelerle, “Bir koyup üç alalım” diyordu.

Daha açık ifade edelim.

Ortada Suriye’nin paylaşılması diye bir konu var.

Bir iç savaş durumu var.

Amerikan bombaları var.

Bir de niyetler ve çıkarlar var.

İş, ABD’ye bırakılsa, Suriye’nin İsrail ve Türkiye arasında paylaşılmasına razı olur.

Böyle bir durumda, ABD’nin bölgedeki çıkarlarının garantide olacağını var sayabilir.

Lakin, öte yanda, İngiltere ve Fransa var. Böyle bir paylaşıma cepheden karşılar. Kendi çıkarlarını sürdüremeyeceklerini düşünüyorlar.

Peki, böyle bir paylaşıma Rusya ve İran ne der? İran ve Rusya’nın çıkarlarına karşı olan böyle bir paylaşıma karşı olurlar.

Irak nasıl karşılar?

Bir koyup üç almayı planlayanlar, Irak ne derse desin diyorlar!

Peki, biz bir koyup üç alma işini nasıl yapacağız?

ABD Suriye’yi bombalayacak, Türkiye, PKK, PYD ve Peşmerge kara harekatı yapacaklar.

Suriye hem IŞİD’dan hem de Esad’dan temizlenecek!

Yukarıda anlatmaya çalıştığım plan ve zihniyetin, ne kadar çıkmazda olduğunu anlamak için, sadece “saldırgan olmayan bir anlayışa sahip olmak” yeter.

Demek ki, Batının planları içinde Türkiye’ye verilen bir şey yok.

Sadece verilen görevler var.

İster emperyal mantıkla düşünün, ister düz mantıkla düşünün, bu işin içinde olmak, Türkiye’ye bir şey sağlamaz. Kaybettirir.

Kazananlar onlar, felaketi paylaşanlar biz oluruz.

Dün akşam, RTE Amerika’dan buyurdu. Koalisyona varız. Ne gerekiyorsa yaparız. Dedi.

Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete…

Kendisine ait bir planı ve programı olmayan, bir koyarız üç alırız mantığı ile yola çıkanların ellerinde felaketten başka bir şey kalmaz.

Peki, bu durumda, Türkiye ne yapmalı?

İran, Suriye, Irak ve Rusya ile ittifaklar yaparak, ABD emperyalizminin bölgeye saldırısına karşı koymalıdır.

Çünkü ABD’nin bir sonraki saldıracağı yer; bölgedeki istikrarsızlığın hâkim olduğu Türkiye ve İran olacaktır.

Bölge ülkeleri ile ittifakları sağlamamış bir Türkiye, kendisini bir iç savaşın içinde bulması olasılığını görmelidir.

ABD Türkiye’yi bu sürece sokmak için hem şantajlar yaptı. Sonrada, Kerry vasıtasıyla tehditler savurdu. Yani ne demek istiyor? Senin İŞİD ile olan işbirliklerini açıklarım. Uluslararası Mahkemelere taşırım. Demeye getiriyorlar.

Belki de, Amerika’nın Türkiye’yi içine soktuğu ve içinden çıkılması olanaksız bu süreç, bizi NATO/ABD’den koparacak bir süreç olur.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder