banner864

Oktay Yıldırım - Kimin devleti 28 Eylül 2014, 11:37

Tarih, 13 Aralık 2011. Yer TBMM. Türk devletinin kalbi. MSB bütçesi konuşuluyor. Türk devletinin koruyucuları olan askerler de orada. 15-kiminDevleti
Türk devletini yıkıp Kürt devleti kurmak isteyen vekillerden Sırrı Sakık, generalleri aşağılayarak avaz avaz bağırıyor: “Bize ters bakmayacaksınız, haddinizi bileceksiniz…” Çıt yok generallerde…
Aradan biraz zaman geçiyor, o generallere bir dosya getirmek için bir kadın yüzbaşı salona giriyor. Sırrı Sakık’a arkasını dönecek şekilde hafifçe öne eğilerek dosyayı generallere uzatıyor. Sırrı Sakık gözlerini  en rahatsız edici şekilde kadın yüzbaşıya dikiyor. Ve ertesi günkü gazeteler hem generallere bağırırken, hem de kadın yüzbaşıya o çirkin bakışını dikerken çekilmiş fotoğrafları yan yana koyup şöyle başlık atıyor: “Askere böyle seslendi, kadın yüzbaşıya ise böyle baktı” (HaberTürk, 14 Aralık 2011). 
Bu haber yayınlandıktan sonra da bu aşağılanmaya çıt çıkmıyor. Nasıl olur diyoruz, kızgınız, üzgünüz…
Tarih, 7 Ocak 2012. Yer İstanbul Sultanbeyli… BDP Genelbaşkanı Selahattin Demirtaş, Necdet Özel’e sesleniyor: “Senin rütben orgeneral olsa da bizim nazarımızda onbaşısın, senin kıymetin o kadardır. Bunu böyle bil.”
Çıt çıkmıyor yine… Ah, pardon, Sayın Necdet Özel tazminat davası açıyorlar. Selahattin Demirtaş da hakaretlerinin karşılığında 10 bin TL veriyor… Kızgınız, üzgünüz, volkanlar patlıyor içimizde. Hep böyle mi olacak?
Ve… Tarihin kırılma anlarından biri…
Tarih, 21 Eylül 2014. Yer Urfa-Suruç. PKK yanlısı BDP’liler sınır çadır kurmuşlar. Askerler de yasadışı olan bu çadırları kaldırıyor. O sırada askerlerimizin kafalarına taş yağıyor. Saldırganların en ön safında milletvekili Gültan Kışanak var. Ağızından tükürükler saçarak avaz avaz bağırıyor: “Senin devletin bana söz verdi…” 
Ve karşısında coğrafyanın haddini aşanlarına karşı bir asker. Komutanlarının veremediği cevabı veriyor: “Eğer burası benim devletimse çıkın gidin topraklarımdan …”
Rütbesini bilmiyorum. Gencecik. Belki bir astsubay, belki teğmen, en çok üsteğmen… Ama aslında o değil, tarih konuşuyor, binlerce yıllık Türk tarihi. “Kimdir bu devletin ve toprakların sahibi” sorusunun cevabını veriyor.

REHİNE SORULARI

15-rehineSorulariO anlı şanlı istihbaratımız, IŞİD’in bizim Musul elçiliğini basacağının istihbaratını niye alamadı?
Büyükelçinin telefonunun pili 101 gün boyunca hiç bitmedi mi?
IŞİD nasıl oldu da o telefonu görmedi?
Başkonsolos Öztürk Yılmaz “kadınların üzerinde saklanıyordu” demiş. Ama konsolosluk aşçısı Fatma Köksal "kadın IŞİD'çiler tırnaklarımıza kadar arıyordu" demişti… Bu işin aslını kim anlatacak?
Rehine 49 kişiydi, 46’sı geldi. Diğer 3 kişi kimdi ve onlara ne oldu?
Rehine polis, “sınırda 4 saat MİT’i bekledik” diyor. MİT Randevuya bile gecikmiş. Peki, sınıra kadar kim getirdi? Hani, MİT’in “başarılı operasyonuydu” ya…
Rehine büyükelçinin, düğmesi kopmamış takım elbisesi ve sinekkaydı traşı da IŞİD zarafetinin eseri mi?

CHP’NİN BAŞLIK PARASI15-chpninBaslik

IŞİD’in elindeki rehinelere karşılık takas mı yapıldı, kimler verildi tartışmaları sürerken, gözlerden kaçan esas takas pazarlığı Türkiye’de yapılıyor.
CHP Kahramanmaraş milletvekili Durdu Özpolat, PKK’nın siyasi partileri olan HDP ve BDP ile ittifak yapabileceklerini söyledikten hemen sonra, PKK cenahı da Bu birleşmenin bedelini açıkladı. HDP Mardin Milletvekili Erol Dora Cumhuriyetçi, ulus-devlet paradigmasının değiştirmesi karşılığında bu ittifakın olabileceğini açıkladı…
Yani… Bir tür başlık parası gibi. Veriyorsun cumhuriyeti, Atatürk’ü, ulus-devleti, laikliği, 100 yıl önce emperyalizme karşı binlerce gencin canı pahasına kazandığın her şeyi… Alıyorsun yeni Türkiye’deki makamları, alkışları… Kendi geçmişine ihanet pahasına…

ÖRGÜTSEL TOPLANTI

İhvan mensubu iki milletvekili Adil Raşid ve Dr. Muhammed İmadeddin Sabir, Akit gazetesini ziyaret etti ve Akit için: “Bizim Türkiye’de sesimiz” dedi…
İhvan, dünyada birçok ülke tarafından terör örgütleri listesine alınmış bir örgüt.
Ergenekon davasında neredeyse kadınların kabul günü bile “örgütsel toplantı” diye suçlandı. Ama bir kez bile gerçek bir örgütsel toplantı kanıtlanamadı. Akit, o haksız suçlamaların da sesiydi. Meğer o ses İhvan’ın sesiymiş…

HAFTANIN YAĞ REKORTMENİ

15-HaftaninYagRekortmeni-Bugün TV'de konuşan Ekrem Dumanlı, Fetullah Gülen'i Mevlana ve Yunus Emre'ye benzetti. 
" Bu insan 13. asra gitseydi Mevlana olurdu. Mevlana bugün gelseydi Fethullah Gülen olurdu. Bu insan 13. asra gitseydi Yunus olurdu. Yunus gelseydi Fethullah Gülen olurdu."
Gerçekten insan ne diyeceği bilemiyor. Halamızın da sakalları olsa amcamız olur, ama yok.

TÜRK ASKERİNE YENİ KOMUTAN15-TurkAskerineYeniKomutan

Çeşitli gazete ve internet sitelerinde yazdı: Eğer Türk askeri bu koalisyona asker verirse, oluşan kuvvete ABD Genelkurmay Başkanlığı Operasyonlar Direktörü Korgeneral William C. Mayville komutanlık edecek. Yani askerlerimizin başına çuval geçiren adam… Böyle bir şey olursa Türk kamuoyunda tepki oluşurmuş. 
Anlamadığım şu, mesela Maywille değil de onun sınıf arkadaşı ya da adını hiç duymadığımız başka bir Amerikalı olsa kabul edilebilir mi? Yahu ne oluyor bize?

NASIL ABDÜLKADİR SELVİ OLUNUR

15-nasilAbdulkadir“1 Mart tezkeresi AK Parti iktidarının uluslararası sisteme karşı ilk ciddi sınavıydı. Müdahaleye sıcak bakmamasına rağmen, asker risk almayan bir strateji izledi. Tezkere reddedildi. ABD'nin kanat ülkesi Türkiye'den onurlu dış politika uygulayan Türkiye'ye geçiş sağlandı. Bence Yeni Türkiye'ye ilk adım o gün atılmış oldu.”(25 Eylül)
Oysa Tayyip Erdoğan o tezkere kabul edilsin diye insanüstü bir uğraş vermişti. “Evet diyenler bana, Hayır diyenler Doğu Perinçek’e oy vermiş olacak” diyordu. AKP adeta yırtındı. Hatta oylama sonucu “evet” sayısı daha fazla çıktı ama yeterli orana ulaşamadığı için reddedildi.
Yani bu işin onuru “tezkereye hayır” diyenlerdeyse, AKP ve Tayyip Erdoğan o tarafta değildi. Ama işte Abdülkadir Selvi olmak bu gerçeği yukarıdaki gibi yazabilme sanatıdır… İbretliktir…

DANIŞTAY KATİLİ KAZANDI

Avukat Alparslan Arslan, bir öğretmenin başörtüsü ile okula girmesine izin vermediği için Danıştay 2. Dairesi’ne girdi ve ortalığı kan gölüne çevirdi. Mustafa Yücel Özbilgin şehit oldu, diğer üyeler yaralandı. Cinayetin arkasından da AKP hükümetine bir mesaj yolladı. Babası açıkladı: “önünüzü açtım” diyordu katil.(Haber7.com, 31 Mayıs 2006)
Ve bugün 26 Eylül 2014. Öğretmenler okullara artık kara çarşafla giriyorlar, çünkü İlk ve ortaöğretimlerin tabi olduğu yönetmelik değiştirildi. 
Tıpkı Alpaslan Aslan’ın istediği gibi…

AMBERİN ZAMAN, HER ZAMAN

Daima PKK’nın övgüsünü yaptı. En zor zamanlarında güçlü gösteren haber ve yazılara imza attı. Yine aynısını yapıyor. 
PKK terör örgütü elebaşılarından Cemil Bayık, Al-Monitor'den Amberin Zaman'a verdiği mülakatta, PKK'ya katılımlar çatışmaların en yoğun yıllar olan 1990'ları bile geride bıraktı. PKK'nın bir numaralı komutanı Cemil Bayık, "Son aydaki katılım düzeyi 93’teki katılım düzeyini aştı. 93’te ayda 1000’e yakın kişi katılırdı. Geçen ay 1200 kişi katıldı" dedi. 
Bu haberin Türk kamuoyuna duyurulması, PKK’nın kaybetmekte olduğu güç ve güven duygusunun onarılması lazımdı. Eksik olmasın Milliyet. Hemen ilan etti. (26 Eylül)

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder