banner864

Bülent Esinoğlu - ABD Esad’ı hedef alırsa, IŞİD ile savaşırız! 06 Ekim 2014, 22:00

Davutoğlu, Christian Amanpour’a verdiği mülakatta, “Amerika, stratejisini değiştirir, Esad’ı hedefe koyarsa, biz de karadan, IŞİD ile savaşırız.”

Bu görüşmenin ne anlama geldiğini anlamaya çalışalım. Ancak, öncelikle Amanpour kim onu anlayalım.

CNN İnternational’ın, Amerikan savaş makinesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Bildiğiniz gibi; Amerikan emperyalizmi, savaşın önemli bir kısmını, medya kanalı ile yürütüyor.

Yani savaşlar artık, egemen sınıfların medyasında başlayıp onların medyasında bitiyor.

Bu medya savaşının, önemli elemanlarından birisi de, Amanpour’dur.

Belki de Amerikan devleti bakımından, Amanpour’un değeri, dışişleri bakanının değerinden daha yüksektir.

Tüm devlet başkanları ile mülakat yapar. Yönlendirir. Ağzından laf alır. Velhasıl Amerika’nın yapacağı tüm savaşlara ön hazırlık yapar.

Tekrar, Davutoğlu’nun Amanpour aracılığı ile Amerikan devletine gönderdiği mesajın anlamına dönelim.

Diyelim ki Amerikan devleti Davutoğlu’na izin verdi. TSK da, Suriye’ye, Suriye devleti ile savaşmak üzere Suriye topraklarına girdi. Yani Suriye’ye savaş ilan ettik.

Böyle bir durumda, düşmanlarımızı ve müttefiklerimizi, gelir gider defterinin sağına ve soluna yazalım.

Lübnan Hizbullah’ı, Suriye devleti, İran, Rusya ve Çin’in karşımızda olacağı kesindir.

Keşke Suriye’ye girdiğimizde düşmanlarımız bu kadar olsa…

Asıl düşmanlar sütre gerisinde dost gibi duranlardır.

Başta İngiltere ve Fransa, tarihten gelen deneyimleri sebebiyle karşı olurlar.

Karşı olurlar, zira Türkler bir yere girerse çıkmazlar diye düşünür. Çünkü onlar Suriye’yi paylaşmak üzer buradadırlar. Varlıkları Haçlı Seferi varlığıdır.

Bölgede ki ilk amaçları Birleşik Kürdistan’ı kurmaktır.

Şimdilik, IŞİD’ı böyle bir durumda, düşman tarafında saymadım. Ancak böyle bir paylaşımda, Araplar da, IŞİD da, karşı tarafta olacaktır.

Mesela, Mısır’ı dost tarafında sayabilir miyiz.

Herhalde cephe gerisinde, PKK ve Birleşik Kürdistan’ı kurmak için eli silahlı bekleyenler fırsatı değerlendireceklerdir.

Cephe gerisini sağlama almayan tüm savaşlar yitik savaşlardır.

Bunun anlamı da; ülkemizde terör eylemleridir.

Böyle bir durumda bölgesel savaş başlamış, İran ve Rusya doğrudan savaşmasa bile, alacakları önlemler Türkiye’yi savaşamaz hale getirmiş olabilir..

Bunun dışında, halkımızın Amerika adına evlatlarını cepheye sürmeyeceği bilinen bir şeydir. Halkımızın muhalefeti ile karşılaşılır.

Savaş durumunda üstünlük ordunun eline geçeceğinden ordunun vereceği karalar, kişisel egoların tatmininden çok, ülke çıkarları yönünde olacağından, bir muhalefet de ordudan gelir.

Savaş halkların istemediği bir felakettir.

Savaş isteyenler, savaşın sonunda kaybedince, kelleyi verecek olanlardır.

Yani bu iş; Davutoğlu’nun Amanpour’a söylediği kadar kolay karar verilecek bir husus değildir.

Amerika’nın ve Batı’nın çıkarları için Türk ordusunu öyle Davutoğlu veya belli mezhepçiler istedi diye Suriye’ye girmez.

Bölgede ki sorunları yaratanlar, bölgenin sorunlarını çözemezler.

Tek çare bölge ülkelerinin bölgeye saldıranlara karşı birleşmeleri ve saldırganlara karşı koymalarıdır.

Bunun dışındakiler kan ve gözyaşıdır.



Bülent Esinoğlu
[email protected]

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder