banner864

Mehmet Ali Güller - Duhok Anlaşması'nın perde arkası 24 Ekim 2014, 11:09

15 Ekim’den bu yana Duhok’da süren KDP-PKK görüşmeleri, 9. günün sonucunda bir anlaşmayla sonuçlandı.
3 maddelik anlaşmaya göre KDP ve PKK’nin Suriye’deki kolları “ortak yönetim, ortak askeri güç ve siyasi birlik” kuracak!

MİMAR ABD, USTA AKP

Duhok Anlaşması’nın mimarı ABD’dir.

Önce ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Tony Blinken ve ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Brett McGurk, 10 Ekim’de Irak Kürt Bölgesi Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile Duhok’ta görüştü ve Kürtlerin Birliğini istedi. (Aydınlık okurları anımsayacaktır, CAP raporu ile Obama’ya Kürtlerin Birliği’ni sağlaması önerilmişti.)

Duhok’taki bu görüşmeden sonra, Paris’te, 12 Ekim’de bir başka görüşme gerçekleşti. Bu kez ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Daniel Rubinstein ve Dışişleri Bakanlığı heyeti, PKK’nin Suriye kolu PYD’nin lideri Salih Müslim’le görüştü ve aynı mesaj ona da verildi.

Bu iki görüşmenin ardından taraflar 15 Ekim’de Duhok’ta ABD’nin isteği doğrultusunda müzakereye başladılar.
ABD, PKK ve KDP’yi masaya oturtmadan önce AKP Hükümeti’ni de bu anlaşmaya razı etti. ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Brett McGurk, Barzani’yle görüşmeden hemen önce Türkiye’deydi ve “IŞİD’le Mücedale Koalisyonu” Özel Temsilcisi John Allen ile birlikte Ankara’da Ahmet Davutoğlu, Mevlüt Çavuşoğlu ve Feridun Sinirlioğlu ile görüştü.

KANTON MU, FEDERASYON MU?

Gelelim anlaşmanın içeriğine...

9 gün süren müzakerelerde masaya gelen en önemli konu Kantonların durumuydu. KDP PKK’ye şu teklifi yaptı: “Kantonlar il statüsüne geçirilsin, üçü birden tek yönetimde birleştirilsin.”

PKK ise bu teklife karşı çıktı ve üç Kanton’un üç ayrı hükümet tarafından yönetilmesini istedi.

Varılan anlaşma neticesinde yönetim şu şekilde paylaşıldı: PKK ve KDP yüzde 40’ar eşit ağırlıkta olacak, kalan yüzde 20 de bağımsızlara dağıtılacak.

Bu oranlar pratikte şöyle dağılacaktı: En üst yönetim olarak 30 kişilik bir siyasi karar mekanizması belirlenecek. 30 kişinin 12’si KDP’nin kontrolündeki Kürt Ulusal Konseyi’nden (KUK), 12’si de PKK-PYD’nin kontrolündeki Demokratik Toplum Hareketi’nden (TEV-DEM) seçilecek. Geri kalan 6 kişi de bağımsızlardan ama KUK ve TEV-DEM’in seçimiyle belirlenecek!

KÜRTLERİN BİRLİĞİ İLE İNŞA

PKK ile KDP’yi Suriye’de ortak yönetim için bileştiren Duhok Anlaşması, tıpkı ABD’nin 22 yıl önce Barzani ile Talabani’yi birleştiren anlaşma gibidir. Yönetimdeki ağırlık oranları bile neredeyse aynıdır!

Fakat daha önemlisi “hedef” benzerliğidir: ABD için Irak’ın kuzeyinde bir Kürt Devleti kurabilmek, 22 yıl önce, çatışan Kürt örgütlerini öncelikle bir masaya oturtmaktan geçiyordu. Barzani ile Talabani çarpıştığı müddetçe bu hayal olacaktı. Yani ilk devletçik, ABD’nin Irak’taki Kürtlerin Birliğini sağlayarak inşa edildi.

ABD aynı yöntemi iki yıldır Suriye’de de uygulamaya çalışıyordu fakat hem Esad’ın direnişi nedeniyle bunu sağlayamadı hem de PKK buna pek yanaşmadı. Zira Barzani’ye bağlı Suriye’de pek çok parti vardı ama toplamları PYD’nin yarısı bile yapmıyordu.. ABD ve AKP ise hem bu partileri tek bir çatı altında toplamaya hem de Esad’a karşı ÖSO’yla ortak harekete geçirmeye çalışıyordu.

Ancak PKK-PYD Suriye’deki pastasını Barzani ile paylaşmak istemedi. Barzani de PKK’ye kendi hakimiyet alanında zorluk çıkarmaya başladı. Hatta iş Barzani’nin sınırda hendek açmasına kadar vardı.

PKK KOBANİ’DE ANLAŞMAYA MECBUR EDİLDİ


Fakat IŞİD’le birlikte ABD’ye yeniden fırsat doğdu. Erbil ve Sincar saldırıları sırasında iki örgüt birbirine yakınlaştı, Kobani’de de birleşme noktasına geldi!

Aslında Kobani’nin uzun sürmesi, ABD’nin önceleri burası için “stratejik önemi yok” açıklaması yapması, ilk haftalarda IŞİD’e karşı hava saldırısı yapmaması, Erdoğanların talebe rağmen duruma seyirci kalması PKK’yi Barzani’yle anlaşmaya mecbur etmek içindi. (AKP için bu iki kere önemliydi, zira burnu sürtülen bir PKK’yle Açılım daha kolay olacaktı!)

Ve en sonunda, 9 gün süren müzakerelerin ardından taraflar anlaştı. Müzakerenin son gününde ABD’nin PYD’ye havadan silah yardımı yapması ve Erdoğan’ın Peşmerge’ye Kobani Koridoru açması anlaşmaya ilk işaretti!

Yani özetle ABD-AKP-PKK-KDP el birliği ile Kürt Koridoru için önemli bir adım attı ve kazanım sağladı. Ancak 22 yıl önce Kürtlerin Birliği’ni sağlayarak Irak’ta devletçik kurabilen ABD, 22 yıl sonra daha zayıftır ve bölge de çok daha kuvvetlidir!
1992 tarihli 22 yıl önceki anlaşma nasıl ki 2003’e kadar KDP ile KYB’yi tam anlamıyla birleştiremediyse, Duhok Anlaşması da bölge kuvvetlerinin inisiyatif almasıyla uygulanamaz hale gelecektir!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder