banner864

İsmail Hakkı Pekin - Açılım diye diye... 27 Kasım 2014, 12:22

Türkiye 2015 yılında yapılacak genel seçim sath-i mahalline yaklaşırken; ortalığı toz duman kaplamış, başta iktidar ve muhalefet olmak üzere, kimse nereye doğru yol alındığının farkında değil. İktidar oy alabileceğini umduğu her şeye adeta saldırıyor. Muhalefetin ondan kalır yanı yok. Sanki babalarından kalan mirası paylaşma peşinde birbirinin boğazına sarılmış aile bireyleri var karşımızda.

Millete milli bir proje olarak yutturulan, ABD patentli “açılım projesi” tam bir bölünme projesi halini aldı. Bu seferki oyun çok tehlikeli ve yolun sonuna geldik. AKP her seçim dönemi öncesi ya ateşkes adı altında ya da “açılım” adı altında PKK’ya önemli tavizler vererek göreceli bir sükûnetle seçimlere girmiş ve uyguladığı bu yöntemle önemli oranda oy almayı da başarmıştır. Ama her seferinde AKP’nin artan oy oranına karşılık PKK, onun illegal ve legal uzantılarının bölgede tesis etmek istedikleri düzen için -bunu şimdilik özerklik diye tanımlayabilirsiniz- önemli siyasi, sosyolojik, psikolojik ve askeri kazanımlar elde ettiğini de bir tarafa yazmalıyız.

“Açılım”ın devam etmesi için 2015 genel seçimleri öncesinde verilen tavizler, PKK ve uzantılarını hedeflerine çok yaklaştıracak; belki de “tamam artık bu iş yeterince olgunlaşmıştır, harekete geçme zamanıdır” dedirtecek bir ortam yaratacaktır. Güneydoğu Anadolu bölgesinde devlet otoritesinin yerini alan PKK otoritesi, büyük ölçüde kendi düzenini kurmuş ve bölgeyi yönetme çabası içindedir. Hem de devletin mülki amirleri ve güvenlik güçlerinin gözüne sokar derecesinde... Özellikle güney sınırlarımızdaki iç savaş, istikrarsızlık ve çatışma ortamı, ABD’nin PKK’yı, PYD’yi Suriye ve Irak’ta kullanma planı, terör örgütünün iştahını kabartmıştır. AKP’nin “açılım” politikasının devamı için verdiği tavizler de bunun üzerine tuz biber ekmiştir. Artık Güneydoğu Anadolu’da, tabii bununla paralel olarak metropollerde her an bir kalkışmaya hazır olmalıyız.

Bütün bu sorunlar devam ederken, iktidar Alevi açılımı adı altında, Alevi vatandaşlarımızın temel sorunlarını çözecek adımlar yerine onları ayrışmaya zorlayacak ya da yol açacak palyatif tedbirler almakla meşgul... İktidarın bu konudaki politikası ülkede bir başka ayrışmayı derinleştirmeyi amaçlamaktadır.

AKP’NİN AÇILIMLARI KAMPLAŞTIRIYOR

Başbakan’ın Dersim konusundaki söylemi ve Tunceli ziyaretinde dile getirdiklerinin, Alevi vatandaşlarımızın gerçek sorunlarının çözülmesiyle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Amaç Alevi vatandaşlarımızı devletle ve Cumhuriyetle kavgalı hale getirmektir.

AKP’nin yapmak istediği, Atatürk Cumhuriyeti’nin temel felsefesini değiştirmek ve ulus devleti ortadan kaldırmaktır. Devletin üniter yapısını bozmak ana hedeftir. AKP’nin bu politikasının ülkede derin bölünmeler, kutuplaşmalar yarattığı, insanların kendilerini ifade etmek, yaşam tarzlarını ve kendilerini korumak maksadıyla etnisite, inanç ve mezhepsel eksende ayrıştıklarını görmekteyiz. Uygulanan ayrıştıcı politikalar bize Yugoslavya örneğini çağrıştırmaktadır. İnsanlar TC vatandaşı olma yerine farklı kamplara veya gruplara katılmaya itilmekte ve bir nefret söylemi oluşmaktadır. Ülke içindeki bu gelişmeler, bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye hızla bir iç çatışmaya doğru gitmektedir. Bugün rahat koltuklarında oturup olayları, yapılanları seyredenler, sessiz kalanlar dahil bu ülkede yaşayan herkes çıkabilecek iç çatışmadan payını alacaktır. Türkiye’yi böylesi kanlı ve yıkıcı bir sondan kurtarmanın yolu; ülkenin gerçek gündemine dönmek, hayalci proje ve politikaları terk etmektir. Yani Cumhuriyet’in temel felsefesine geri dönmek ve politikalarımızı buna uygun geliştirmektir.



İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder