banner864

Mehmet Ali Güller - Erdoğan döneminin Zübüklüğü 29 Kasım 2014, 12:48

Değerli oyuncu arkadaşım Ercü Turan davet etti; kendisinin de rol aldığı Zübük’ü izledim önceki akşam... Nedim Saban, büyük usta Aziz Nesin’in doğumunun 100. yılın anısına, Zübük’ü uyarlayarak sahneye koymuştu.

Hem de ne uyarlama. Zira Zübük, bir roman olarak 1961 yılında yayımlandıysa da, Zübükçülük sürdüğünden, roman da aslında büyümekte ve genişlemekteydi.

GÜNÜMÜZÜN ZÜBÜKLÜĞÜ

Önce oyunla ilgili kısa bilgi verelim:

Nedim Saban’ın uyarlayıp yönettiği, Bülent Seyran’ın yardımcı yönetmenlik yaptığı oyunda şu oyuncular rol alıyor: Tuna Orhan, Hakan Akın, Halim Ercan, Hilmi Özçelik, Bahar Yanılmaz, Deniz Değirmenci, Ercü Turan, Evren Erler, Serdar Aydın, Ena Alpar, Emrah Düzkaya ve Selim Tezin.

Müzikal komedi olarak uyarlanan Zübük’ü iki açıdan izledim: Birincisi sahnedeki oyun olarak, ikincisi seyircilere nasıl yansığı bakımından...

Zira Zübük, günümüze atıflar yapıyordu: Örneğin “sahte oy pusulaları” vardı, “vesayet” göndermeleri vardı, “milli irade” aldatmacası vardı, “kömür ve makarna” vardı...

Hatta “saray”, “ucube”, “kızlı erkekli” ve “pala” da vardı, “bu daha başlangıç, mücadeleye devam” da...

Yani Nedim Saban 1961 doğumlu Zübük’ü, günümüze uyarlamıştı...

Günümüze gönderme yapılan her sahnede, seyirci sesli olarak “politik” tepki gösteriyordu!

ZÜBÜK’ÜN 3 EVRESİ

Aziz Nesin’in 1961 tarihli Zübük adlı romanı bir klasiktir. Zira Zübükler hep vardır. Zübükçülük zihniyeti ise bu dönem daha da gelişmiş ve genişlemiştir.

Nedim Saban’ın uyarlamasıyla Zübük, 3. evresindedir.

İlk evre, Aziz Nesin’in 1961’de Zübük’ü yazmasıyla ama 50’leri yazdığı için daha geriden başlayan ve 1980’e kadar süren evredir. Bu evreyi “Küçük Amerika süreci Zübüklüğü” ya da “Menderes dönemi Zübüklüğü” olarak nitelenebilir.

İkinci evre ise Zübük’ün 1980’de sinemaya aktarılmasıyla başlayan evredir. Kartal Tibet’in yönettiği ve Kemal Sunal’ın Zübük’ü muhteşem oynadığı filmle başlayan evre, “Özalcı dönem Zübükçülüğü” diye de nitelenebilir. Bu dönemde Zübükçülük, köşe kapmacılık, yükselmek için en yakının sırtına basmak şeklinde hayatımıza yansımıştır.

ZÜBÜK EVRİM GEÇİRDİ

İşte bu son evre ise Zübük’ün “müzikal komediyle” yeniden aramıza döndüğü evredir. “Erdoğan dönemi Zübüklüğü” diye de niteleyebiliriz.

Kaldı ki “zeybek” kelimesinden türetilen ve “kendi çıkarları için her yolu mübah sayan kişi” anlamında kullanılan Zübük, bu dönemde “iktidar için gerekirse papaz elbisesi bile giyerim” lafı ile en somutlanmış ve cisimlenmiş haline kavuşmuştur!

Bu dönem Zübükçülüğünün en önemli özelliği, yukarıdan aşağıya herkesin çapı oranında Zübüklüğe bulaşmış olmasıdır. En yukarıda “paraları sıfırlayamayan” Zübükler vardır, en aşağıda “makarna ve kömüre” razı olan Zübükler...

Örneğin yolsuzluk soruşturması nedeniyle TBMM’de ifade veren eski Bakan, bu bönem Zübükçülüğünde “rüşvet değil hediye aldım, hediye de Türk geleneğinde var” diyebilmektedir!

Hatta bu dönemde Zübükçülük, bir Zübükün astığı şu pankartta görüldüğü gibi evrim de geçirmiştir: “Annem, babam ve ben yolsuzluk yaparız da, sayın Başbakanımız ve ailesi asla!”

MÜCADELEYE KENDİMİZDEN BAŞLAMAK

Pankartın altına “annem babam sana feda olsun” diye yazan o Zübük, aramızdadır ve 12 yılın mimarlarındandır!

Ve Zübük’ün bu evrimi, şu gerçeğe işaret etmektedir: Zübükçülüğün 4. evresi yoktur, çünkü o evre intihar evresidir.

O nedenle hepimizin önünde artık Zübükçülükle mücadele meselesi vardır. Hem de önce kendimizden başlayarak!

Oyunu izlediğinizde bunun nasıl hayati bir ihtiyaç olduğunu göreceksiniz.

Aziz Nesin’in “müzikal komedi” Zübük’ünü, Nedim Saban’ın yönetiminde, Profilo Kültür Merkezi’nde mutlaka izleyin!
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder