banner864

İsmail Hakkı Pekin - Rusya ve Türkiye: Örtüşen çıkarlar ve işbirliği 05 Aralık 2014, 09:08

 Türkiye – Rusya arasındaki ekonomik ilişkiler her geçen gün gelişiyor, ticaret hacmi 35 milyar dolara ulaşmış , 2023 yılında 100 milyar dolara çıkması hedefleniyor. Kullandığımız doğal gazın %60 kadarını Rusya’dan alıyoruz. Daha önce Almanya dış ticaretimizde birinci sıradayken onun yerini Rusya ve Çin almış durumda. Mersin, Akkuyu nükleer santralını Rusya’ya yaptırıyoruz. 200 civarındaki insanımız nükleer santral konusunda Rusya’da eğitim görüyor. Türkiye- Rusya kendi aralarında ticarette kendi paralarını kullanma konusunda anlaştı. Son olarak Putin’in ziyareti ve imzalanan iyi niyet belgesi, Türkiye satılan doğal gazda indirime gidilmesi, Türkiye’nin, AB’nin Rusya’ya uyguladığı ambargoya dahil olmaması gibi hususlar, Türkiye- Rusya arasındaki ticari ilişkilerin yükselişte olduğunun bir göstergesi. Tabii, ekonomik ilişkilerin gelişmesi ve daha da gelişecek olması siyasi ilişkilerin gelişmesini nasıl etkileyecektir? Siyasi ilişkilerde de önemli gelişmeler sağlanacakmıdır? Bu vb.sorular geliyor insanın aklına ister istemez.

Türkiye- Rusya siyasi ilişkilerinde soğuk savaş döneminin bitişinden sonra bazı iniş ve çıkışlar olmasına rağmen özellikle son yıllarda artan oranda bir gelişme görülmüştür. Rusya ve Türkiye’nin Karadeniz ve Montrö konusunda görüşleri örtüşmektedir. Rusya hem Blackseafor’a hem de Blacksea Harmony’ye iştirak etmiştir ve bu konularda Türkiye’nin tezlerini desteklemiştir. Türkiye Rusya arasında bir dizi siyasi sorun konusunda görüş ayrılıklarının olduğu da ayrı bir vakıadır. Bunların belli başlılarını şöyle sıralayabiliriz; Gürcistan’ın bir bölümünün işgali, Kırımın ilhakı, Esad’ın devrilmesi, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin desteklenmesi, Ermenistan’ın desteklenmesi Türkiye’nin Ortaasya’daki Türk Cumhuriyetleri ile ilişkisi vb. Bu siyasi sorunlar konusundaki görüş ayrılıklarına ve Türkiye’nin NATO üyesi bir ülke olmasına rağmen iki ülke arasındaki ilişkiler gelişme trendindedir.

İki ülke de bu gelişmelerden kazançlı çıkacaktır. Türkiye- Rusya arasındaki siyasi gelişme hem Karadeniz’de hem de Doğu Akdeniz’de ülkemiz açısından önemli kazanımlar elde edilmesini sağlayacaktır. Rusya ve Çin’in birlikte Akdeniz’e inmesi ve orada güç bulundurması Türkiye için bir denge unsurudur. Rusya’nın, Avrupa’ya doğal gaz satmasının önlemek için ABD’nin Kıbrıs’ın Güneyinde ,Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in çıkaracağı doğalgaz ile yine Katar ve Irak’tan gelecek petrol ve doğal gazın Suriye üzerinden Akdeniz’e yoluyla Avrupa’ya ulaştırılması çabaları sürmektedir. Rusya özellikle Ukrayna’daki iç savaş ve Kırım’ın ilhakından sonra ABD ve Batı’nın (Almanya hariç) korkulu rüyası haline gelmiştir. ABD ve Batı, Rusya’yı bölgesine hapsederek ve çevresinden tecrit ederek bu tehditten kurtulmak istemektedir. Bunun için de Avrupa’yı Rus doğal gazı ve petrolüne bağımlı olmaktan kurtarmak için alternatif kaynaklar yaratmaya çalışmaktadır. Ortadoğu’daki savaşın ve Türkiye’nin zayıflatılmaya çalışılmasının, bölgede ikinci bir İsrail yaratılmasının ve Suriye üzerindeki oyunların ana nedeni budur. Büyük ihtimalle Irak doğalgazı ve petrolünün Akdenize akışı Türkiye’den güneye kayacaktır. Ne kadar farkındayız bilemiyorum. Farkındaysak hala niye Esad’ın devrilmesini istiyoruz ve ‘’açılımı’’ sürdürüyoruz anlayamıyorum.

Rusya oynanan oyunun farkındadır. Güney akım yerine doğal gazı Güney Avrupa’ya, Ukrayna’yı bypas ederek Türkiye üzerinden göndermeyi teklif ederek karşı hamlesini yapmıştır. Yani Türkiye’ye hem ekonomik hem de siyasi olarak bir çeşit ortaklık teklif etmiştir. İktidar ABD’nin ve Batı’nın Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’deki oyununu görmüşmüdür? Türkiye’nin nefes borularının kesilmek istendiğinin, Türkiye’nin sudan, petrol/doğalgaz bölgelerinden, Ege ve Doğu Akdeniz’den tecrit edilerek bozkıra sıkıştırılmaya çalışıldığının ne zaman farkedecek ve buna uygun politikaları ne zaman geliştirecektir. Önümüzde çıkan en büyük fırsat Rusya ile siyasi ilişkileri de geliştirerek ABD ve Batı’yı dengelemektir. Hatta buna Çin’i de dahil edebiliriz. Bunun için Türkiye Ortadoğu, özellikle Suriye ve Mısır politikasında mutlaka değişikliğe gitmelidir. Türkiye’nin NATO üyesi olması onun çıkarları gerekli kıldığında kendine özgü politika izlemesini engelleyemez. Hele ABD’nin politikası Türkiye’nin bölgeden tecridini ve bölünmesini hedefliyorsa uygulanabilecek başka hareket tarzı yoktur sanırım. Türkiye, Rusya ile çıkarlarının örtüştüğü bu tarihi fırsatı iyi değerlendirmeli, mevcut politikasını terkederek yeni politikalar geliştirmelidir. Bunun için bölge ülkeleri ile ittifak yapmalı, Rusya ve Çin’in siyasi ve ekonomik desteğini sağlamalıdır. Aksini düşünmek bile istemiyorum.
 
İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr








Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder