banner864

İsmail Hakkı Pekin - Hatırlamak ya da hatırlatmak zorunda kaldıklarımız 07 Aralık 2014, 00:59

  Dün oldukça geç saatlerde yine, zaman zaman günlük yaşamımdan notlarımı yazdığım ajandalarımdan birini aldım ve rastgele bir sayfasını açıp okumaya başladım. Bu sayfalardakiler 5 Eylül 2011 de Silivri’deki özel mahkemeye ifade vermeye giderken aklımdan geçenlerle ya da hatırladıklarımla ilgili notlarım. Onların bir kısmını sizlerle paylaşayım istedim.

20 Temmuz 1969 de Kara Harp Okulu giriş sınavından çıkmış, akşam Ankara’dan Bursa’ya otobüsle dönerken insanoğlunun ay yüzeyine ayak basışını otobüsün radyosundan dinlemiştim. Tabii aklım daha sonra açıklanacak sınav sonuçlarındaydı. Sonrasında sınav sonuçlarının açıklanması, şimdi KK Kh’nın bulunduğu yerde olan Gülhane Askeri Hastanesi’nde muayene ve Menteş’deki eğitim kampına gidiş. Yepyeni bir yaşam başlamıştı benim için . Sadece eğitim ve öğretim değil, bambaşka bir dünyaya, her şeyi ile farklı bir yaşama adım atmıştım. Askerlik hayatım böyle başlamıştı.

Güzel bir Eylül sabahı Silivri’ye giderken Kara Harp Okulu’daki yaşamım aklımdan geçiyordu. Sabah sporları, dersler, etütler, koğuş nöbetleri, Menteş’deki uzun yürüyüşler, zorluğa, yokluğa, acıya, susuzluğa, uykusuzluğa, soğuğa, sıcağa vb. alışıyor, bütün şartlarda hayatımızı idame etmeyi ve soğukanlılığımızı muhafazayı öğreniyorduk. Beynimizle birlikte bedenimiz ve kişiliğimiz de gelişiyordu.

Bütün bu hengamenin içinde güzel şeylerin yanı sıra üzüldüğümüz olaylar da oluyordu. Bazen dolabımızın düzensizliği, ayakkabılarımızın boyasız olması, derste ve etütteki davranışlarımız ya da hafta sonu izinlerindeki uygun olmayan hareketlerimiz yüzünden hafta sonu izine çıkmama cezaları alıyorduk. Hafta sonları izne çıkmadan önce Bl. ve Tk. K.’ları içtimada bizleri kontrol ederler- saç tıraşımızdan, ayakkabıların boyalı olmasına, elbiselerimizin ütülü olmasından, temizliğimize kadar – sonra da izne çıkmamıza müsaade ederlerdi.

Hafta sonu izinlerinde arkadaşlarımla mutlaka Piknik’e – Kızılay’daydı – uğrar,ufak tefek bir şeyler atıştırır sonra da Maltepe’deki lokalimize giderdik. Bazı haftalar sinemaya, bazı haftalar da Lokali’n altında bulunan Güney Park Gazinosu’nun ya da Akay’daki Beyaz Saray Gazinosu’nun Pazar matinelerine giderdik. Unutmadan Akalın Pastanesi’ni de ilave etmeliyim uğradığımız mekanlara.

Bu arada gençlik hareketi büyük bir hızla devam ediyordu. Boykotlar, yürüyüşler, polis ve jandarma ile çatışmalar vb. her gün olay vardı. Bizler Harp Okulu’nda olaylardan tecrit edilmiş bir şekilde eğitim ve öğretimimize devam ediyorduk. Bu hepimiz için geçerlimiydi? Sanmıyorum. Sanırım 12 Mart Muhtırası’dan bir veya iki gün sonra meydana gelen olaylar ve/veya gruplarla ilgili olduğu söylenen 50 – 60 arkadaşımızın okulla ilişiğinin kesildiğini öğrendik. Güzel bir Eylül sabahı Askerliğe ilk adımını attığım Menteş’deki eğitim kampına gidişimden 42 sene sonra yine güzel bir Eylül sabahı hakkında yakalama kararı alınmış bir General olarak Silivri’deki özel yetkili mahkemeye ifade vermeye giderken aklımdan geçenler bunlardı. Sonrasında aklımdan geçenler ve yaşadıklarım mı? Sadece onlar değil öncesi de gerekli. Onları yazmanın da sırası gelecek. Unutanlar ve/veya hatırlamak istemeyenler, her şeyi bildiğini sananlar, zeytin yağı gibi( zeytin yağından özür diliyorum) hep üste çıkmaya çalışanlar için. Tabii unutmamak ve unutturmamak için.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder