banner864

Bülent Esinoğlu - Tekeller iç içeyse, devletler iç içedir! 12 Aralık 2014, 23:16

Amacım, Amerika ile Almanya’nın neden her konuda birlikte hareket etmek mecburiyetinde olduğunu açıklığa kavuşturmaktır.

Öncelikle, Almanya’da, 80 bin Amerikan askeri varlığını hatırlatarak başlamalıyım.

II. Dünya Savaşından bu yana, Amerika Almanya’da askeri güç bulundurur.

Savaşı takip eden yıllarda,150 bin civarında olan asker sayısı, şimdilerde 80 bindir.

Amerika’nın, Avrupa’daki bu varlığı iki şekilde işlev görür.

Birincisi Avrupa halklarını Rusya’ya karşı korumaktır.(en azından görünüşte)

İkincisi bizzat Avrupa halklarına karşı zor gücü olarak işlev yapar.

İkincisi için biraz tarih hatırlatması gerektiriyor.

II. Dünya Savaşı öncesi ve sonrası, Avrupa halkları içinde güçlenen sol hareketler vardı.

Amerika’nın kendisinde uyguladığı kapitalizmi, Avrupa’da uygulanır hale getirmesi için, aşamalı bir süreç takip etmesini zorunluydu.

Avrupa halklarını, halk hareketlerinden uzaklaştırıp, kapitalizmin yerli yerine oturtulması, baskı ve zor sürecini gerektiriyordu.

Halkların, önce sosyal demokrat bir çizgiye taşınması, Alman zenginlerinin ve Amerikan zenginlerinin birlikte verdikleri bir kararın eseridir.

Avrupa halklarının yönetimlerine olan muhalefetinin, önce tarafsızlaştırılması, bilahare, sosyal demokrasiye taşınması öngörülmüştü.

Almanya’daki Amerikan askerinin siyasi işlevi buydu.

İşçi sınıfı ile uzlaşmalı sürdürülen sosyal demokrat süreç tamamlandıktan sonra, kapitalizmin tekeller aşamasına varılmıştır.

Ancak Avrupa haritasına bir kez daha bakarsanız, küçük parçalara bölünmüş devletçikler( adeta şehir devletleri) görürsünüz.

Gördüğünüz bu şehir devletlerinin pazarları ve toprakları Alman tekellerini(emperyalizmini) tatmin edecek durumdan uzaktır.

İngiltere’yi Avrupa’dan sayamayacağımız açıktır. Amerikan tekelleri adına savaşır. Ganimetten pay alır.

Almanya’nın doğuya, Rusya’ya doğru genişleme ideali, tıpkı Avrupalıların Türkiye’den doğuya doğru gitmesi amacına benzer.

Alman tekellerinin çıkarı, Amerikan tekellerinin çıkarları ile örtüşmektedir.

Amerika dünya hegemonyasını sürdürmesinin önündeki temel engel Rusya’dır.

Ekonomik olarak bakıldığında, Çin gibi görünse de ABD’nin Çin hayali bir hayalden ibarettir.

Bazı stratejik analizlerde bu anlattıklarımın tam tersini görüyoruz.

Deniyor ki; Avrupa’daki küçük devletler ve halklar, Almanya’nın Amerika ile birlikte hareket etmesini istemiyor. Rusya’ya yaptırıma karşıdır.

Evet, bu doğrudur. Ancak güç ve kuvveti elinde bulunduranlar açısından baktığınızda, halkların kıymeti har biyesi yoktur. Böyle bir durumda, demokrasi laftan ibarettir.

Son sözü söyleyenler, Alman zenginleri ve Amerikan zenginleridir.

Karar verecek olanlar; ABD ve Alman tekelleridir.

Yani emperyalizmin değişmez karar vericileri…

Anlaşılan odur ki; Almanya ve Amerika’nın Rusya’ya karşı, Ukrayna’dan geliştirdikleri saldırının aynısını; Birleşik Kukla Kürdistan konusunda da yürütmektedirler.

Sonuç; Amerika ve Almanya’nın* birlikte yürüttüğü etnik parçalama savaşına karşı durmamız gerekmektedir.

Durum bu olunca, bu saldırıya karşı bölge ülkeleri ile yapacağımız ittifaklar altın değerindedir.

İran, Rusya, Suriye, Irak gibi ülkeler, bize benzer kaderi paylaştığı için, doğal müttefikimiz olmalıdırlar.

*Avrupa’yı Almanya’dan ibaret görmemiz, eşyanın tabiatındandır.


Bülent Esinoğlu
[email protected]

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder