banner864

Mehmet Bedri Gültekin - Aynı safı paylaşanlar aynı ahlaka sahip olur 17 Aralık 2014, 10:16

Kasım ayında Ankara Dil Tarih’te, PKK’lı öğrenciler TGB’li gençlere saldırdılar. TGB’liler, gençlerle bir tanışma etkinliği düzenlemek istiyorlardı. Ama PKK’lıların bu etkinliğe tahamülleri yoktu. Saldırı sırasında bıçak da kullandılar. Daha sonra BDP milletvekili Demir Çelik’in katılımıyla düzenledikleri basın toplantısında, TGB’lilerin kendilerine bıçak ve sopalarla saldırdıklarını söylediler.

Oysa saldırıya uğrayan TGB’li gençler, kendilerini savunmak amacıyla çıplak elleri dışında hiçbir araç kullanmadılar.

10 Aralık günü İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleşen saldırıyı ise Özgür Gündem gazetesi ertesi gün, ‘Rıfat Ilgaz’ı ırkçı bir şekilde anmak isteyen TGB’liler, (PKK’lı) öğrencilere saldırdı” diye haber yaptı.

(Türk edebiyatının gericiliğe karşı mücadelenin bayraklarından Rıfat Ilgaz, PKK’lılara göre ırkçıydı.)

Göz göre göre yalan söylenmekte, gerçeğin tam tersinin yazılmasında hiçbir beis görülmemektedir.

Gericiliğin kültürü

Bu bir kültürdür. Gericiliğin kültürü. Hedefe ulaşabilme yolunda her şeyi mübah gören anlayış, tarihin her döneminde ve dünyanın her yerinde gericiliğe özgüdür.

Örneğin Amerikan emperyalizminin mazlum halklara yönelik olarak sürdürdüğü saldırı, büyük bir yalan kampanyasının eşliğinde yürütülmüştür.

Romanya’da Devlet Başkanı Çavuşesku’ya karşı gerçekleştirilen darbede, bir hastane morgundan çıkarılan ve doğal yollardan ölmüş olan insanların cesetlerine ait görüntülerin, “Çavuşesku, Temeşvar’da beş bin kişiyi katletti” yalanıyla bütün dünya basınına nasıl servis edildiği hatırlardadır.

İspanya sahillerindeki bir tanker kazasına ait petrole bulanmış karabatak görüntüsü, “Saddam, Kuveyt’te petrol kuyularını havaya uçurdu” yalan haberinin kanıtı olarak sunulmuştu. Vb. vb.

F Tipi Gladyo, Türkiye’nin yurtseverlerine karşı yıllardır yürüttüğü saldırıda sonuna kadar her türlü yalana başvurdu.

Aynı safı paylaşanlar aynı ahlaka sahip oluyorlar.

Gericilik doğası gereği her türlü ilerlemeye karşıdır. Halkın çoğunluğu ile çatışma halindedir. Gerçeğe düşmandır. Böyle olduğu için devrimcilerin varlığını kendisine yönelen en büyük tehdit olarak görür.

Onun için gericilik, varlık mücadelesinde yalana, kaçınılmaz olarak başvurur.

Aynı safın fotoğrafı

11 Mart tarihli gazetelerde yer alan üç haber çarpıcı bir gerçekliği bir kez daha görmemizi sağladı.

İstanbul Üniversitesinde PKK’lılar, büyük edebiyatçımız Rıfat Ilgaz anısına bir etkinlik düzenlemek isteyen TGB’lilere saldırdılar.

Ayn-el Arap’ta (Kobanê) PYD’liler (PKK), ABD bombalarının koruması altında ve ABD’nin sağladığı silahlarla IŞİD’e karşı savaşmaya devam ediyorlar.

Diyarbakır’da geçtiğimiz aylarda AKP’li Belediye Meclis üyeleri ile birlikte, ismi “Şeyh Said Meydanı” olarak değiştirilen “Dağkapı Meydanı”na, yeni adının yazılı olduğu tabelalar BDP’li belediye tarafından asıldı.

ABD, PKK ve AKP aynı günün fotoğrafında yan yanalar. Aynı safta bulunuyorlar ve hem Türkiye’de hem de bölgede aynı hedeflere karşı birlikte savaşıyorlar.

Savaş ortak olunca kullanılan yöntemler de aynılaşıyor.

Aynı fotoğrafa girmenin sonucu

PKK’nın, Cumhuriyete karşı halifeliği geri getirmek amacıyla ayaklanan gerici Şeyh Said’i kendisine bayrak yapması, emperyalizmle işbirliği çizgisinin doğal sonucudur.

Abdullah Öcalan, İmralı’da yapılan sorgusunda ve sonraki yargılamasında Şeyh Sait’i gerici, onun giriştiği isyanı ezen ve onu idam eden Cumhuriyetin ise haklı olduğunu söylüyordu.

Çünkü o zaman Öcalan TSK’nın elindeydi ve TSK, ABD’den görece bağımsız hareket eden bir konumdaydı.

Gerici Şeyh Sait, ABD Irak’ı işgal edip Türkiye’nin başına AKP’yi oturttuktan ve PKK’yı da silahlı eylemlere yeniden başlattıktan sonra, Bölücü Örgüt’ün “milli sembol”ü oldu.

ABD ile işbirliği, AKP ile koalisyon ortaklığı, Şeyh Sait’i savunma ve TGB’nin şahsında Türkiye’nin devrimcilerine saldırma. Bütünsel ve tutarlı bir ideolojik ve siyasal kimlikle karşı karşıyayız.

Fotoğraf karesinde yukarda anlatılan şekilde yer aldıktan sonra, devrimcilere karşı saldırı da ve bu saldırıda her türlü yalana başvurmak da kaçınılmaz oluyor.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
ulusalkanal.com.tr



Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

avdg :

mükemmel bir tespit..

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder