banner864

Mehmet Bedri Gültekin - 2015’e büyük umutlarla giriyoruz 31 Aralık 2014, 10:01

Dünyayı nasıl gördüğünüz nereden baktığınıza bağlıdır.

2015’e, kapkara gözlüklerle de bakabilirsiniz. AKP, 30 Mart yerel seçimlerini kazandı. Ardından sadece irticacıların ve bölücülerin aday oldukları bir cumhurbaşkanlığı seçimi oldu. Sonuçları itibariyle en az bunlar kadar önemli olan bir diğer gelişme ise CHP’nin, YCHP haline gelmesinin tescillenmesidir.
Kürt sorununda AKP ile PKK arasındaki “özerlik” görüşmeleri artık “alenen” yürütülmektedir. İçişleri Bakanı, Güneydoğu’da “alan hakimiyetini kaybettik” itirafında bulunmaktadır. Cizre’de PKK ile Hizbullah arasında sürmekte olan çatışmalar, bir yandan AKP iktidarının iflasını, diğer yandan Türkiye’nin Suriye, Irak manzaralarına çok uzak olmadığını göstermektedir.

Cumhuriyetin laiklik ilkesinin adım adım tasfiye edilmesi, türbanın ilkokullara kadar indirilmesi, eğitimin dincileştirilmesi, toplumsal ve siyasal hayatımızda tarikat ve cemaatlerin iktidar alanının genişletilmesi, mezhep ve inanç ayrılıkları temelinde tetiklenecek iç çatışmaları yakın bir tehlike haline getirmiştir.

Suriye ve Irak’ta yaşanan iç savaş, AKP Hükümetinin boylu boyunca komşularımızda yaşanan bu çatışmalara dahil olması tehlikeyi daha da büyütmektedir.
Ekonomi duvara dayanmıştır. Davutoğlu’nun açıkladığı yapısal dönüşüm programları, 12 yıllık ekonomi yönetiminin iflasını itiraf mahiyetindedir. Türkiye’yi 2015 yılında büyük bir krizin beklediği konusunda artık tartışma yoktur. Krizin öncü sarsıntıları başlamıştır. Ve AKP hükümetinin krize bir çözümü bulunmamaktadır.

Tablonun tamamı

Bütün bunlar gerçektir ama gerçeğin tamamı değildir. Gerçeğin bütününü görmek için baktığımızda, tespit ettiğimiz veriler şunlardır:

Halkımız büyük bir arayış içindedir. Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve ardından yapılan bütün kamuoyu yoklamalarında yüzde 20 ile yüzde 30 arasında bir yurttaş kitlesinin sistem partilerinden koptuğunu ve Türkiye’yi bugünkü çıkmazdan kurtaracak bir seçenek arayışı içinde olduğunu göstermiştir.
CHP büyük bir kaynaşma içindedir. Yapılacak olan seçimlerde partisinin başarılı olacağına inan CHP’li kalmamıştır. Aynı durum benzer ölçülerde olmasa da MHP’li seçmen için de geçerlidir. Başlı başına bu durum, Türkiye’nin bir çıkış yolu bulmaya nesnel olarak hazır olduğu anlamına gelir.

CHP’den kopan yurttaşlar, eskiden merkez sağda politika yapıp bugün bir Türkiye cephesi oluşturmak dışında bir seçenek kalmadığını düşünen kesimler, Bahçeli yönetimi ile bir yere varılamayacağını düşünen MHP’liler ve arayış içindeki partisiz aydınlarımız İşçi Partisi ile buluşmaya doğru gitmektedirler. Önümüzdeki bir iki ay içinde bu konuda önemli gelişmelerin olması beklenmektedir.

Haziran ayaklanmasında milyonlarla ayağa kalkan halkımız, artık Türkiye’nin unutulmaması gereken en önemli gerçeğidir. Türkiye halkı haklı zeminde ve milli birlik ruhuyla ayağa kalktığı zaman iktidar sahiplerini çaresiz bıraktığını yaşayarak gördü.

Haziran ayaklanmasının en önemli sonucu AKP ve Fethullah Örgütü’nden oluşan iktidar bloğunda yarattığı çatlamadır. Ergenekon ve Balyoz tertiplerinin çökmesi, Cumhuriyet yargısının F Tipi Örgüt’e karşı harekete geçmesi halk hareketinin bir başka sonucudur.
2000’li yılların başında Türkiye’de, seçenek olarak Avrasya’ya yönelmek, çeşitli çevrelerde konuşulur olmuştu. AKP iktidarının tezgâhlanması, ardından sahneye konan Ergenekon ve Balyoz tertipleri; Türkiye’nin Asya’ya yönelmesini engellemek içindi. Ama Türkiye şimdi, 2000’lerin başıyla kıyaslanmayacak yoğunlukta Avrasya seçeneğini konuşuyor.

Türkiye’nin önündeki biricik çıkış yolu olan Asya’ya yönelmesi, nesnel zorunluluktur.

ABD’nin ve işbirlikçilerinin dünyanın 84 ülkesinden ve esas olarak Türkiye üzerinden Suriye’ye soktuğu 80 bin teröristle gerçekleştirdiği saldırı başarısızlığa uğradı. Beşar Esad önderliğindeki Suriye halkı ve Hükümeti tarihi bir zafer kazanmaktadır.
Ayn el Arap’ta PKK ve PYD’nin içine düştüğü durum ise ABD’nin PKK’yı kullanarak denize açılan kukla devlet planının Suriye çöllerine gömüldüğünün ispatıdır.
Türkiye’de Kürt yurttaşlarımızın PKK terörüne karşı barış ve birlik isteklerini daha güçlü dile getiriyor olmaları da kaydedilmesi gereken bir başka önemli gelişmedir.

Ve en nihayet 2014’le ilgili olarak kaydedilmesi gereken en önemli gelişme, ABD’nin kaybettiğinin çeşitli alanlardaki gelişmelerle tescillenmiş olmasıdır. ABD artık dünyanın en büyük ekonomisi değil. Irak, Lübnan, Gürcistan, Afganistan, Ukrayna, Mısır ve Tunus’tan sonra Suriye’de de yeniliyor. Türkiye’deki irticacı ve bölücü güçlerin arkasındaki kuvvet olarak ABD’nin kaybetmesi, barış birlik ve gelişme açısından bütün dünya milletlerinin ve elbette Batı Asya milletlerinin de önünün açıldığı anlamına gelir.

2015 Aydınlıktır

Son söz: Olumlu ve olumsuz etkenler birlikte değerlendirildiğinde 2015’e büyük umutlarla girdiğimizi ve nesnel zeminin bu büyük umutların gerçekleşmesi için elverişli olduğunu söyleyebiliriz.

2015’te, dünyanın bütün ezilen ve gelişme yolunda olan milletlerini daha büyük zaferler bekliyor.
Bütün okuyucularımızın yeni yılını, tam bağımsız Türkiye yolunda büyük başarılara hep birlikte ulaşmak dileklerimle kutluyorum.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder