banner864

İsmail Hakkı Pekin - 18 Şubat 2015 Terör zirvesi mi yoksa zırva mı ? 17 Ocak 2015, 00:56

  18 Şubat 2015 tarihinde ABD’de terör zirvesi yapılacak ve teröre karşı alınacak önlemler görüşülecekmiş (!) Bunun anlamı ülkelerdeki iç savaşların artması, daha fazla ülke iç işlerine müdahale, daha fazla kan, ölüm, yıkım ve sefalet demek. Batının terör karşısındaki iki yüzlülüğü hedef alınan ülkeleri yıkıma uğrattığı gibi şimdi de kendilerine vurdu. Terörü ve teröristleri kendi amaçları uğruna on yıllardır böylesine yoğun bir şekilde kullanmalarının bir bedeli olacaktı. Oldu da. Çok daha büyük bedeller de ödenebilir. Batı mevcut politikalarını değiştirmezse çok daha büyük kargaşa ve kaos çıkabilir. Batı terörü önlemek istiyorsa samimi olmalı, mevcut politikalarını gözden geçirmeli ve değiştirmelidir.

Ülkeleri sınıflandırıyorsunuz, listeler hazırlıyorsunuz, demokrasi getirme adına bu ülkelere müdahale ediyorsunuz, oradaki muhalefeti silahlı mücadeleye kışkırtıyorsunuz, bunu yaparken de en kutsal değerleri kullanmaktan çekinmiyorsunuz. İstihbarat örgütleriniz terörist grupları teşkilatlandırıyor, hatta içine kendi adamlarını sokuyor, yasa dışı yolları kullanarak- uyuşturucudan, silah ticaretine kadar- teröristleri finanse ediyor ve silahlandırıyorsunuz ondan sonra da Paris caddelerinde kol kola yürüyerek terörü telin etmeye kalkıyorsunuz. Önce kendi vatandaşlarınızı sonra da dünyayı kandırmaya, samimiyetinize inandırmaya çalışıyorsunuz.

Enerji ve hammadde kaynaklarının güvenliği, bunlara engellenmeden ulaşmak, pazarı istediğiniz gibi kontrol etmek, İsrail’in güvenliğini sağlamak için, demokrasi getirme adı altında merkezi yönetimleri zayıflatıyor, hatta ortadan kaldırıyor sonra da ortaya çıkan terör canavarıyla, yıkımla, yoksullukla, ölümle, kanla insanları baş başa bırakıyorsunuz. Planlayıp, uyguladığınız işlerin altından kalkamıyorsunuz. Neymiş efendim dünyaya nizam vereceklermiş. Yesinler sizin getireceğiniz nizamı. Şu ana kadar yürütmeye çalıştığınız nizam sadece diğer ülkeleri yağmalayıp, onların zenginliklerini Batı’ya aktarmaktan başka bir işe yaramadı. Kazanan, yaşam standardını yükselten hep Batı ve onun bu ülkelerdeki işbirlikçileri oldu.
Dünyayı ve kendi toplumlarınızı bir takım düşünürlerin öngörüleriyle (!) kandırdınız ve yönlendirdiniz. Aslında bunlar birer bilimsel çalışma ve öngörü bile değildi. Sadece insanları yönlendirme amaçlı projelerdi. Fukuyama’nın ‘’Tarihin Sonu’’, Huntington’un’’ Medeniyetler Çatışması’’vb. çalışmaların bilimsel çalışma ve öngörü adı altında toplumlara dayatılan projeler olduğunu bu gün daha iyi anlıyoruz. Bu projelerin BOP gibi, Rusya’nın çevrelenmesi gibi projelerin alt yapısını oluşturduğunu görüyoruz. Amaç Batı’nın hakimiyetinin ve onun koyduğu nizamın devamını sağlamak. Toplumların uyanışını engellemek , bunun için toplumlar arasındaki çelişkileri, onların kutsal değerlerini kullanmak, birlik olmalarının, ortak çıkarlar etrafında birleşmelerini önlemek. Batı bu nizam verme, ülkelerin iç işlerine silahla, silahlı gruplarla müdahale etme, insanları aç ve ilaçsız bırakma, sefaletle, ekonomik ambargoyla tehdit etme vb. uygulamalardan vazgeçecek mi? Yoksa daha çok baskı, daha çok silah, daha çok müdahale ile insanların hayatını cehenneme mi çevirecek? Ülkelerin beğenmediği liderlerini devirmeye, onlara karşı tertipler yapmaya devam mı edecek?
Batı dünyaya barış getirmek, barış içinde yaşamak istiyorsa önce riyakarlığı bırakmalıdır. Kapalı kapılar ardında farklı konuşup, sonra da halkın gözünü boyamak maksadıyla teröre karşı kol kola görüntüler vermekten vazgeçmelidir. Kendisi için istediği demokrasi, barış ve refahı dünyadaki diğer insanlar ve ülkeler için de istemelidir. Bunu yapmazlarsa/ yapmak istemezlerse ne kendi düzenlerini ne de dünyaya vermek istedikleri düzeni muhafaza edebilirler. Batı’ya da onların iş birlikçilerine de sözüm şu,; siz bilirsiniz, ama dünyanın oturup sizin yaptıklarınızı seyredecek, bunları kabul edecek zamanı bitiyor ve dünya Asya’dan başlayacak yeni ve umut dolu bir döneme giriyor. Bu dönem Batı’nın dünyaya layık gördüğü çatışmalı dönemi sona erdirecek ve insanların barış içinde yaşamasını sağlayacaktır.



İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder