banner864

Fikret Akfırat - ABD, İncirlik'te ne istiyor 25 Ocak 2015, 15:32

 ABD'nin, IŞİD gerekçesiyle belirlediği yeni stratejide Türkiye'den en temel taleplerinden birinin İncirlik konusunda düğümlendiği biliniyor. Peki ABD, İncirlik konusunda Türkiye'den ne istiyor? 
Ne Amerikalı yetkililer ne de Türkiye'den herhangi bir yetkili bu konuda ayrıntı verdi. ABD ve diğer NATO ülkelerinin bölge görevleri sırasında uçaklarının yakıt ikmali vb. lojistik ihtiyaçlar için İncirlik'i kullandığı biliniyor. Burada en kritik konu, ABD Başkanı Obama'nın açıkladığı strateji çerçevesinde oluşturulan “uluslararası koalisyon” uçaklarına ve dolayısıyla personeline İncirlik'in açılması. 

RESMİ AÇIKLAMAYA GÖRE IŞİD STRATEJİSİ
ABD'nin IŞİD stratejisi resmi açıklamalara göre şöyle: 
  • ABD önderliğindeki uluslararası koalisyon IŞİD mevzilerini havadan bombalayacak.
  • Irak Ordusu, Peşmerge, ÖSO ve PYD'ye hem silah yardımı yapılacak hem de eğitim verilecek.
  • IŞİD Irak ve Suriye'de ağırlık kazandığı yerlerden temizlenecek.
  • Suriye'de Esad rejimine karşı savaşan güçler, böylece hem kendi bölgelerinde kontrolü ele geçirecek ve hem de “politik çözüm” için harekete geçecek kabiliyete kavuşacak. 

NE OLMUŞTU?


Peki ABD'nin stratejisinin gerekçesini oluşturan, Haziran 2014'te IŞİD'in Musul'u işgalinden sonra ne oldu? IŞİD bir anda Musul'u ele geçirmiş ve Bağdat'a doğru ilerlemeye başlamıştı. Günlerce, IŞİD bugün yarın Bağdat'a girmek üzere diye propaganda yürütüldü. Ama Ağustos başında Bağdat'a değil, öncelikle Türkmenlerin yoğun olarak bölgeleri ele geçirdikten sonra kuzeye yöneldi. Bu bölgeler, Barzani yönetiminin hak iddia ettiği, fakat bir türlü ele geçiremedeği yerlerdi. Hemen ardından IŞİD'in Erbil ve Kerkük'ü tehdit ettiği yönünde bir propaganda başladı. Tam bu aşamada ABD uçaklarının IŞİD mevzilerine yönelik bombardımana başladığı açıklandı. Ama daha önemlisi, Barzani peşmergelerinin IŞİD gerekçesiyle 1991 yılından beri hak iddia ettiği ve “Kürtlerin Kudüs”ü olarak nitelediği Kerkük'te ve diğer bölgelerde hakimiyet kurması oldu. ABD ve ardından oluşturduğu koalisyonda yer alan ülkeler hem “danışman” göreviyle Özel Kuvvet mensuplarını Irak'ın kuzeyine yolladı hem de Barzani yönetimine silah desteği sağladı. 

HORASAN'DAN CHARLİE HEBDO'YA

Eylül ayı ortasında ise, IŞİD bu kez tekrar Suriye'ye yöneldi ve Türkiye'nin Suruç ilçesinin karşısında yer alan Ayn El Arab (Kobani) kentini kuşattı. Kent, PKK bağlantılı PYD örgütünün denetimindeydi. “Bağdat'a yürüyor, Erbil ve Kerkük'e girdi girecek” yaygarası gibi “IŞİD Kobani'yi düşürmek üzere” propagandası başladı. Hemen ardından IŞİD'in Suriye'deki mevzilerine ABD bombardımanı geldi. Bombardımanla birlikte Uluslar arası dolaşıma sokulan haberlerdeki bir nokta, 3 ay sonra Batı başkentlerindeki terör paniği ile birlikte anlam kazandı. IŞİD'den daha tehlikeli olduğu ileri sürülen ve Batı başkentlerinde terör girişimleri hazırlamakla suçlanan Horasan adlı cihatçı bir örgüt icat edildi. Amaç, ABD ve Batı kamuoyunu “IŞİD stratejisi” olarak açıklanan uzun vadeli plana ikna için kamuoyu oluşturmaktı. 

IŞİD STRATEJİSİNİN ÖZÜ

ABD Başkanı Obama'nın açıkladığı 3 yıllık IŞİD stratejisinin uygulaması, esas hedefin ne olduğunu ortaya koyuyor:
  • Bağdat'ın karşısında giderek gerilemekte olan Irak'ın kuzeyindeki Kukla Kürt devletini Amerikan askeri desteğiyle genişletmek ve koruma altına almak.
  • Çıkmaza giren Suriye'yi çökertme ve bölme operasyonunda, Suriye ve başta Rusya olmak üzere bölge güçleri karşısında hamle üstünlüğünü ele geçirmek.
  • Öncelikle Suriye'de olmak üzere PKK'yı asıl taşeron kuvvet haline getirerek Suriye'yi bölmek.
  • Irak'ın kuzeyinden Suriye üzerinden Akdeniz'e uzanan koridoru açtıktan sonra Türkiye'de özerklik vb. adı altında bölünmenin altyapısını oluşturarak, “Büyük Kürdistan”a giden yolu açmak.
Bütün bunları yapabilmek için ABD, AB ülkelerini de yanına almak zorundadır. Bunun için Rusya-AB ilişkisini sabote etmek başat önemdedir. Bu nedenle, Rusya'ya yönelik yaptırımları kabul etmeyen AB ülkeleri terör ve iç karışıklık sopasıyla terbiye edilmek istenmektedir. ABD, bu hedeflerine ulaşabilmek için uluslararası koalisyonu aynı çizgide buluşturduktan sonra İncirlik'te çok uluslu güçlerin yerleştirilmesiyle bir askeri ağırlık yaratmak amacındadır. Bunun nedeni, bu strateji karşısında temel engelin Türkiye olmasıdır. AKP iktidarı, bu hedef doğrultusunda adımlar atarak PKK'nın Türkiye'de ağırlık kazanmasını sağlamıştır. Ancak her an durumun tersine dönme riski vardır. İşte İncirlik talebinin arkasında yatan temel neden budur.
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder