banner864

İsmail Hakkı Pekin - Yazılmayan kumpaslar 27 Ocak 2015, 20:49

  Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik kumpas davalarla ilgili olarak her gün yeni bir sahte evrak, sahte deliller ortaya çıkıyor, birilerinin dediği tabirle adeta etraftan sahtelik ve sahtecilik fışkırıyor. Bununla birlikte daha işin başında olduğumuz da ayrı bir konu. Yapılan sahtecilik ve hazırlanan sahte dokümanların, bunların kimler tarafından yapıldığının belirlenerek suç örgütünün bir bütün olarak ortaya çıkarılması, bütün bunların amacının ve arkasındaki gücün açıklanması, suçluların cezalandırılması, suçsuz yere cezaevinde yatırılan, görevden alınan, TSK’dan ilişiği kesilen, itibarları zedelenen, istikballeri karartılan, maddi, manevi olarak çökertilen askerlerin zararlarının tazmin edilmesi dahil olmak üzere uzun ve haklı bir mücadele var önümüzde. Bu haklı mücadele sürecek ve bunun takipçisi olacağız. Bütün bunları ifade ettikten sonra bu günkü yazımın konusuna geleyim. Yazımın konusu hiç dillendirilmeyen, ortaya çıkmamış ancak TSK’lerini tehdit etmek veya onu yönlendirmek amacıyla kullanılmış bazı metot ve usullerle ilgili.

Bunlardan ilki E. Org. Yaşar Büyükanıt konusunda. Sayın Büyükanıt’ın Gnkur. Bşk. olmasını istemeyen bir kesim vardı ve bu kesim Sayın Büyükanıt’ın sabateyist olduğu iddiası, hastane raporları dahil her türlü kirli ve rezil iftirayı günlerce medyada dile getirdiler, TV’lerde konuştular, konuşturuldular. Bunları medya üzerinden yapanlar, TSK mensuplarını özellikle de General/ Amiral ve üst rütbeli subaylarını etkilemeyi de ihmal etmemişlerdi. Haziran 2006, eşimle birlikte Şinasi Sahnesi’nden çıktım, o sırada cep telefonuma bir mesaj geldi. Mesaj Sayın Büyükanıt ile ilgiliydi ve Gnkur. Bşk. olmasına karşı çıkmamız isteniyordu. Mesajı sildim 10- 15 dakika sonra aynı mesaj tekrar geldi. Konuyu Kuvvete ve Gnkur. Bşk.lığına rapor ettim. Benim gibi çok sayıda General/Amiral ve Albayın cep telefonuna bu mesaj gönderilmişti. Üstelik mesajlar Gnkur. Bşk.lığı tarafından verilen resmi cep telefonlarına gönderilmişti. Araştırıldı ama bunu yapanlar bulunamadı(!)

İkincisi E. Org. İlker Başbuğ ile ilgiliydi. Sayın Başbuğ’un da Gnkur. Bşk. olmasını önlemek için onunda sabateyistliğinden, ağlama duvarı önündeki resimlerine kadar her türlü çamur atma ve vasıta kullanıldı. Ancak Gnkur. Bşk.’nı da etkilemek istiyorlardı. Bunun için özel bir tertip hazırlamışlardı. Onlardan birini karargah üzerinden tezgahlamışlardı. Haziran 2008’di sanırım. Harekat Başkanı bana telefon ederek, Plan, Harekat Daire Bşk.’na bir mektup geldiğini ve bunu bana getireceğini söyledi. Plan, Harekat Daire Bşk. odama gelerek mektubu verdi ve okudum. Mektubun içinden el ile yazılmış 6 sayfalık bir Andıç çıktı. Yalnız imza ve onay sayfası yoktu. Söz konusu andıcınGnkur. İsth. Bşk.lığınca ve İsth. Bşk. ‘na arzedilmek üzere hazırlanmış olduğu görülüyordu. Andıçta Sayın Başbuğ’un Gnkur. Bşk. olduğu zaman neler yapacağı konusunda KKK’lığında yaptırdığı çalışmalar anlatılıyor ve Gnkur. Bşk. Sayın Büyükanıt’ın etkilenmesi hedef alınıyordu. Ben istihbarat başkanı olarak böyle bir çalışma yaptırmamıştım ve başkanlığımda böyle bir çalışma da yoktu. Durumu hemen Gnkur. Bşk. Sayın Büyükanıt’a arzettim. Onun müsaadesiyle söz konusu metni KKK Sayın Başbuğ’a verdim ve böyle bir çalışma yapmadığımızı arzettim. Araştırdık tabii ki yapanı bulamadık(!) Bu arada Sayın Başbuğ’un etki alınması için çalışmalar başlamıştı. Yine aynı dönemde üst üste üç defa suikast ihbarı aldık. Bu sefer hedef Sayın Başbuğ’u etkilemek ve baskı altına almaktı.

Nisan 2009 tarihinde, kriptolu telefonumdan 1nci Ordu Komutanı Org. Ergun Saygun aradı. Bir duyum almıştı ve doğruluğunu araştırmamı istiyordu. Söylediği şuydu ‘’İsmail ,aldığım duyuma göre şu anda bizim hakkımızda çalışma yapıyorlarmış, emekli olduktan sonra hakkımızda dava açacaklar ve bizleri tutuklayacaklarmış.’’ Bu duyumu kimden aldığını sorduğumda bana bazı isimler söyledi. Araştıracağımı söyledim ve araştırdım. Hiç kimse bu duyumu üstüne almadı. Yaptığım araştırmada , 1nci Ordu İsth. Bşk. Kurmay Albay’ın, akrabalarının bir internet sitesinde PKK’li olarak gösterildiği ve bunu yapanları bulmak için tanıdığı bir polisi Ordu Kh.’na getirdiği ve bilgisayarını incelettiğini, hatta bir sonuç alamadıkları için bilgisayarı dışarıya çıkararak incelemeye devam ettiklerini öğrendim. Söz konusu Albayın o yıl terfi edemediği için TSK ‘dan intikam almak istediğini de sağda solda söylediğini işittim. Hatta bu konuda bir de ihbar mektubu aldım. Yine Ordu Kh.dan bir başka albayın İstanbul MİT bölge Bşk.lığı ve Emniyet Md. lüğündeki bazı personel ile çok samimi olduğu ve buralara girip çıktığı istihbaratını aldım. Araştırma sonuçlarını ve değerlendirmemi Sayın Saygun’a arz ettim. Onlar da gerekli araştırma ve incelemeyi yaptılar ancak bu konuda bir sonuca ulaşamadılar(!) Tabii, Ordu’nun kozmik odasında olması gereken Seminer evraklarının buradan alınmış olacağı ve bunlardan faydalanarak 11 ve 17 No.lu CD’lerdeki sahte evrakların hazırlanabileceği kimsenin aklına gelmemişti.

Bu ve buna benzer yüzlerce girişim yapıldı, TSK ve onun mensuplarını tasfiye etmek, baskı altına almak, etkilemek ve yönlendirmek için. Ancak bütün bunlar yapılırken TSK ne MİT’den ne Emniyetten ne de Hükümet ve diğer kurumlardan yardım görebildi. Buna medya ve halkımız da dahil. TSK yalnız bırakıldığı gibi TSK da kendi mensuplarını yalnız bıraktı.



İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder