banner864

Bülent Esinoğlu - Nefret bir kez türediğinde… 02 Şubat 2015, 16:11

 Uluslaşma, feodal ağalara karşı verilen bir sınıf mücadelesi sonunda elde edilmiştir.

Toprak ağalarına karşı gelişen kapitalist ilişkiler, feodal yapının etkisini kırmış, halkları dönüştürmüştür.

İfade etmeye çalıştığım bu dönüşüm, kültürel, dini, siyasi ve ekonomik alanda sürmüştür.

Günlük hayatı belirleyen, büyük ölçüde ekonomik ilişkilerdir.

İnsan düşüncesini de belirleyen bu ilişkilerdir. Türk ulusunun da beynini oluşturan da bu ilişkilerdir.

Ülkemiz insanının uluslaşma/millileşme sürecine etki eden, başka büyük bir etmen daha vardır.

Ülkemiz insanının uluslaşma sürecini, diğer ülkelere göre daha hızlı olgunlaştıran süreç ise, Kurtuluş Savaşıdır.

Kurtuluş Savaşı bir anlamda, ötekine/düşmana karşı direnişin birleştiriciliği sayesinde olmuştur.

Ötekine karşı bir ve beraber olma duygusu ve değerleri ülkemiz insanını uluslaştırırken, öte yandan da, ekonomik ilişkiler uluslaşma sürecini etkilemiştir.

Uluslaşma/millileşme süreci yol alırken, feodal yapının ideolojisine sahip, Amerika’nın dünya siyasetlerine eklemlenmiş bir siyaset iş başına geldi.

13 yıldır da iktidarda…

İdeolojisi feodal, ilişkiler kapitalist olunca, ortaya çıkan sonuç da, ne feodal dünyayı yansıtıyor, ne de kapitalist dünyayı memnun ediyor.

Hani bazen İslam-i kapitalizm diyorlar ya, öyle bir şey olmaz.

İslam’ın kapitalizmi olmaz. Kapitalizmin de İslam’ı olmaz.

İslam İslam’dır.

Kapitalizm kapitalizmdir.

İslam mı, kapitalizmi kullanıyor, Kapitalizm mi, İslam’ı kullanıyor sorusunun cevabı çok açıktır.

Kapitalizm İslam’ı kullanıyor.

İslamiyet’te kul hakkı yemek olmaz.

Kapitalizmin doğası gereği, mutlaka kul hakkının yenilmesi gerekir. Aksi takdirde sermaye birikimi olmaz. Sermaye birikimi olmayınca, kapitalizm de olmaz.

Devlet kapitalizminde, ya da planlı ekonomide, emperyal kapitalizme göre kul hakkı daha az istismar edilir.

Malın sahibi devlet ise, malın sahibi patrona göre, daha çok insan hakkı gözetir.

Mevcut siyasiler iktidara gelince, özelleştirilmedik KİT bırakmadılar. Daha çok işsiz insan yarattılar.

Kapitalist yaşam içinde, işsiz Müslümanı İslamiyet kurtaramaz. İşsiz Müslümanı kapitalist Müslüman bir gün bile işyerinde tutmaz. Hemen kapının önüne koyar.

İşsizliği yaratan kapitalizmin kendisidir. Kapitalizmi sahiplenense, Müslümanın ta kendisi.

Kapitalizm İslam’ı yoldan çıkarıyor. Müslüman kapitalizme sarılıyor.

Bu işin sonu ne olacak?

Müslüman, kendisini işsiz bırakanın, olumsuzlukların sebebinin laikler olduğunu sanıyor.

Laikler işsizliğin ve olumsuzlukların sebebinin Müslümanlar olduğunu sanıyor.

Karşılıklı nefret büyüyor. Olumsuzluklar çoğalıyor.

Yunanistan’da da nefret böyle büyüdü.

Öncelikler emperyalizmin ne olduğunu düşünmek ve kavramak, ondan sonrası çorap söküğü gibi ele ve zihne gelir.

Çözüm: 1-Din ve dünya işlerini bir birinden ayırmak.

2-Zenginlerin değil, halkın iktidarını kurmaktır.


Bülent Esinoğlu
[email protected]
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder