banner864

İsmail Hakkı Pekin - Başarı için birleşme ve hesaplı risk alma noktasındayız 08 Şubat 2015, 13:22

 Çoğumuz hala 2002 Kasım ayında kalmış. Hala eski tartışmalara devam edip duruyoruz. Merkezmiş, merkez sağmış, yok merkez solmuş, yok devrimci solmuş, marksistmiş, demokratik solmuş, sosyal demokratmış, taban ne düşünürmüş vb. konularla vakit harcamaya devam ediyoruz. Ancak elimizden kayıp giden vatanımızın, dağılmaya ramak kalmış, iç savaşın eşiğine getirilmiş Anadoludaki birliğimizin farkında mıyız? Bütün bunları laf olarak telaffuz ediyoruz, konuşuyoruz, güya çare aramaya çalışıyoruz. Sonrasını sormayın. Ama ile başlayan konuşmalar, fikir ileri sürmeler, ya başarısız olursak korkusu, siyasi gelecek endişesi ve ayak sürümeler. Taban ne der sorusu? Belki de tabanın ne diyeceğinden ziyade aksakallılar destekler mi endişesi. Hala mı farkına varmadık? Problem sağ, sol, ideolojik farklılık değil ki. Sorun ülkenin ve rejimin bekası ile ilgili.

İki farklı cepheye ayrılmış durumdayız ve iki taraftan birine katılmak durumundayız. Bunlardan biri ülkenin etnik, mezhepsel ve inançlar istikametinde, laik, demokratik ve hukuk devleti gibi Cumhuriyetin kazanımlarının terkedilerek ümmet anlayışıyla, tek adam tarafından yönetilmesinden yana olanlar. Diğeri ise ülkenin üniter yapısını, ulus devlet özelliğini ve Cumhuriyeti kazanımlarını muhafaza ederek, bunları daha da geliştirmek taraftarı olanlar. İçinde düşürüldüğümüz/ içinde bulunduğumuz ortamda bu iki taraftan birine katılmak zorundayız. Bunun dışında başka bir yol veya orta bir yol yok. Ya da seyirci olmak veya mazeret uydurmak gibi bir lüksümüz de yok.

Anadoluda birliğin muhafazasından, Cumhuriyet, laik, demokratik, sosyal, demokratik hukuk devletinden, Cumhuriyetinin kazanımlarından yanaysanız, bu değerlerin olduğu bir ülkede yaşamak istiyorsanız ( sadece sizin değil çocuklarınızın, torunlarınızın ve gelecek nesillerin de) o zaman bir şeyleri bahane ederek birleşmekten imtina etmek, böyle bir oluşuma karşı çıkmak, böyle bir oluşuma oy verilmez diye düşünmek sadece şikayetçi olduğunuz ve devamlı tenkit ettiğiniz düzeni kabullenmek anlamına gelir. Ne derseniz deyin, hangi mazeretin arkasına sığınırsanız sığının size dayatılan sisteme biat ettiğiniz anlamına gelir. Bunu sadece taban açısında ifade etmiyorum, bu işe öncülük edenler, öncüler açısından da durum aynıyla vaki.

Öncüler kafalarındaki 2002 yılının parametrelerinden kurtulmadığı takdirde başarı şansının olmadığını bilmeliler. Amaç siyasi yaşamını devam ettirmek, milletvekili olmak ise o zaman mevcut partilerden birine girmek yeterlidir. Ancak amaç Anadoluda birliği muhafaza etmek, Cumhuriyet değerlerini korumak ve geliştirmek ise yeni bir oluşuma ve bir yerde birleşmeye ihtiyacımız var. Bunun nedenlerini ve amacını da halkımıza anlatmamıza gerek var. Seçim, bu işe öncü olarak soyunanların, onların liderliğinde tesis edilecek oluşumu destekleyecek ve oy verecek olan halkımızın. Zaman, konuşma, bir adım öne geçme, o ne der, bu ne der diye hayıflanma, iyi bir yer kapma vb. hususların zamanı değil. Zaman halkın itimat edeceği, inanacağı ve beklentilerini karşılamaya, ülkenin sorunlarının üstesinden gelmeye talip olacak bir alternatif oluşum yaratmaktan geçiyor. Bunları beceremiyorsak, hala elimizden kayıp gidenlerin farkında değilsek şimdilik elimden gelen sadece geçmiş olsun demekten öteye gitmez. Hem öncüler hem de halkımız için. Başarı, başaracağım diyerek yola çıkanların ve önlerine çıkan fırsatlardan, riskleri/ tehditleri de dikkate alarak faydalanıp, ülkeni sorunlarına ve halkın beklentilerine cevap verenlerin olacaktır. Gerisi sadece mazeret üretmektir. Ülkemizin ve halkımızın mazeret üretmeye değil içinde düşürüldüğü durumdan kurtulmaya ihtiyacı vardır. Biline.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

doğrucudavut :

15 şubatta tüm yurtseverleri ankara arena spor salonuna milli birlik olağanüstü kurultayına bekliyoruz.

güney çelik :

yurtseverlerin,cumhuriyetçilerin işçi partisi dışında seçenekleri yok.o zaman işçi partisine akın akın katılıp mücadeleyi büyüteceğiz.başka çaremiz yok!

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder