banner864

Mehmet Bedri Gültekin - ''Haziran'' bezirgânları 11 Şubat 2015, 17:05

 Bir süredir bazı siyasi parti ve gruplar “Birleşik Haziran Hareketi” adı altında toplantılar gerçekleştiriyor, genel seçimlerde nasıl bir politika izleyeceklerini tartışıyorlar.

Bilindiği üzere 30 Ağustos 2014 tarihinde ODTÜ Vişnelik Tesisleri’nde yapılan toplantıya katılan  Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Komünist Parti, Halkın Türkiye Komünist Partisi, Emekçi Hareket Partisi, Türkiye Komünist Partisi 1920 partilerinin yanısıra, Devrimci Hareket dergisi, Red dergisi, Sosyalist Demokrasi İçin Yeni Yol dergisi adıyla anılan gruplar ve bazı meslek odaları ve sendika yöneticileri; kendilerini “Birleşik Haziran Hareketi” olarak adlandırdılar.

“Haziran” adının neden seçildiği ve söz konusu Parti ve grupların 2013 yılında gerçekleşen “Haziran Ayaklanması” ile ilgileri üzerinde durmak gerekiyor:

Büyük itibar?

Türkiye’de Haziran 2013’te, bir ay içinde, Emniyetin verdiği rakamlara göre yaklaşık 10 milyon insan ayağa kalktı. Meşru zeminde, bütün milleti birleştiren taleplerle ve politikalarla, dünyanın takdirini kazanan bir mücadele yürütüldü. Halk hareketini bastırmaya çalışan iktidar ise, duruşu ve karşı eylemiyle gayrı meşru olduğunu gösterdi.
Gayrımeşru iktidar, meşru halk hareketi karşısında, deyim yerindeyse çaresiz kaldı.

Haziran ayaklanmasının en büyük sonucu, 12 yıldan beri Türkiye’yi yöneten iktidar blokunun çatlaması oldu. Ortaklar birbirine düştü. Sonraki aylar ve yıllar içinde, Türkiye’ye kurulan Ergenekon ve Balyoz tertiplerinin çökertilmesine giden yol açıldı.

Yani Haziran ayaklanması; gerçekleşme biçimi ve sonuçlarıyla daha bugünden tarihimizin en saygın halk hareketlerinden biri olarak yerini almış bulunuyor.
Bu durumda bir takım Particik ve grupçukların, “Birleşik Haziran Hareketi” adıyla ortaya çıkmaları, siyasi rant elde etme girişiminden başka bir şey değildir.

Haziran ayaklanmasının ayırt edici özelliği

Haziran ayaklanması ile “Birleşik Haziran Hareketi” adını kullananlar arasında bir benzerlik var mıdır?

Haziran ayaklanmasının temel sloganı “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” idi. Türkiye’nin bütün şehirlerinde alanlara çıkan milyonlar Türk bayrağı ve Atatürk posterleri altında yürüdüler.

Peki kendilerine “ Birleşik Haziran Hareketi” adını verenlerin bu slogan ve simgelerde ifadesini bulan ideolojik ve siyasi duruşla bir ilgileri var mıdır?

Tam tersine söz konusu siyasi parti ve gruplar; Atatürk’ü savunduğu, eylemlerde Türk bayrağını taşıdı diye İşçi Partisi’ne yıllar boyunca saldırdılar.

Kısacası Haziran ayaklanması ile bugün “Birleşik Haziran Hareketi” adını kullanarak siyasi rant peşinde olan Pati ve gruplar arasında en ufak bir benzerlik yoktur.

Bezirgânların beklentisi ve halkın tarihsel duruşu

Tarihte, halkların bilincinde derin izler bırakan büyük eylemler ve önderler, daha sonra bizzat o eylemin ve önderin düşmanları tarafından istismar edilmiştir.

Bilindiği üzere 1950 sonrasında Türkiye’yi adım adım Atlantik sistemine bağlayarak ülkenin bağımsızlığına büyük darbe vuranlar, hep Atatürk’ün adını kullandılar.

Daha önemlisi Cumhuriyet tarihindeki en büyük kırılmayı gerçekleştiren 12 Eylül’ün “bizim çocukları” da Atatürk’ün adını dillerinden düşürmüyorlardı.

Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Şeyh Bedrettin gibi tarihimizin seçkin şahsiyetleri, bugün onlarla ilgisi olamayan kişiler tarafından kullanılabilmektedir. Aynı durum Marx, Lenin, Mao gibi devrimci, önderler için de geçerlidir.

Şimdi aynı gerçek 2013 Haziran ayaklanması ile ilgili olarak tekrarlanmaktadır.

Toplumsal hafıza

Haziran Bezirgânları, beyhude bir çaba içindedir. Haziran’da ayağa kalkan milyonlar hâlâ her vesileyle “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganıyla seslerini duyurmaya devam ediyorlar.

Örneğin 28 Ocak’ta Strazburg’da Türkiye’yi savunmak için toplanan yurttaşlar da Mustafa Kemal’in Askerleriydi. Oysa Birleşik Haziran Hareketi adını kullananlar, Strazburg’da karşı saftaydılar.

“Haziran Bezirgânları”, insan hafızasındaki unutma zaafına güveniyorlar.

Ama büyük tarihsel eylemlerdeki duruş, halkların hafızasında yer etmenin ötesinde deyim yerindeyse genlerine işler. Özellikle büyük yol ayrımlarında önemli tarihsel tecrübeler, halkın hafızasında bütün canlılığıyla belirir.

Bu gerçek bizim halkımız için özellikle geçerlidir.

Mehmet Bedri GÜLTEKİN
[email protected]
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder