Bülent Esinoğlu - Uyuyan hücreler, kimin için uyuyorlar? 14 Şubat 2015, 14:25

 Ellerindeki silahlardan, kıyafetlerinden, vaziyet alışlarından olağan üstü bir durumun olduğu belli.

Kadının elleri arkadan bağlı, 20-30 eli silahlı cani, yeni bir vahşete hazırlanıyor.
Konuşmaları Arapça olduğundan, ne dedikleri anlaşılmıyor. Ancak, elleri bağlı kadını diz çökmeye zorladıkları belli.

Bir kısmı da etrafı kolaçan ediyor.

Kadın diz çöküyor. Etrafındaki silahlılar, her taraftan kurşun yağdırıyor.

Kadın yığılıyor. Cinayet tamamlanıyor.

Müslüman Müslümanı, İslam nizamı için katlediyor.

“Bunlar Müslüman olamazlar” teranesiyle, birileri de, kendini kandırmaya devam ediyor.
Efendim bunlar Müslümanlığı yanlış yorumluyorlar. “İslamiyet’te böyle şeyler olmaz” diyeduralım. Cinayetleri yürütenler de, cinayetleri İslamiyet adına yürütmeye devam ediyorlar.

Bu anlayış, vahşeti cezalandırmaktan kaçan bir anlayıştır. Kendini rahatlatmaya ve laiklikten taviz vermeye meyyal bir anlayıştır.

Aslında bu anlayış, en az cinayeti işleyenler kadar sorumludur.

Amerika’dan ithal, bizlerin de, içinde yaşamaya mecbur kaldığımız siyasi ve ekonomik düzen; işsizliği ve çaresizliği çoğaltarak, köktenci anlayışlara insan malzemesi hazırlamaya devam ediyor.

Bir ülke Amerika’ya karşı asi oldu mu, o ülkenin içinde, bu cani kişiler ve örgütler ortaya çıkıyor.

Suriye, Irak, Afganistan, Libya…

Bir ülkede gelir dağılımı felaketi varsa, etnik köktenci ve dinci köktenci eksik olmuyor.

Laik olmayan, dinci hükümetler dinci çevrelere, daha geniş alanlarda hareket etmesini sağlıyor. Kökten dincilerin militan devşirmesine geniş olanaklar sunuyor.

İllegal zeminlerde hareket eden, yani uyuyan bu hücreler, dinci militan devşirmeye devam ediyorlar.

Uyuyan hücreler bir taraftan örgütlenmelerini tamamlamaya çalışırken, öte yandan, dinci faaliyetleri siyasi faaliyetmiş gibi yürütüyorlar.

Hatta mevcut siyasi iktidarı onaylamasalar da, örgütlenmeleri için müsait bir ortam yakaladıklarından, siyasi iktidarı desteklemeye devam ediyorlar.

Köktencilere her türlü zemini hazırlayan mevcut siyasiler, acaba gelecekte, kendilerinin kellelerinin de, bu caniler tarafından alınabileceğini akıllarına getiriyorlar mı?

Eğer köktencilere bu olanaklar böyle sunulmaya devam edere, şimdilerde onlara yardım ve yataklık edenleri laikler bile kurtaramazlar.

Bu İslamcılar sanmasın ki, bu canilerin cinayet ihtiyacı sadece laikleri kesmekle biter.

Bu gün laiklere saldıran İslamcıların, kurtarıcısı gene laikler olacaktır.

HABERLER;
-Petro Proshenko Saakashivili’yi kendine özel danışman yapmış. Kendi ülkesinde yaşayamayan birisini, danışman yapmak çok yakışır.

-Amerika, gerek plan ve program düzeyinde, gerekse fiili olarak Irak ve Suriye’ye dönmeye hazırlanıyor.

-Fransa Mısıra Rafale Savaş uçakları sattı. Yarın bir gün, İsrail onları yerdeyken vurur. Mısır bu kez gider başka bir yerden savaş uçağı alır.

-Almanya’nı ciddi siyasi dergisi Spigel, PKK Almanya’dan Peşmerge’ye verilen silahlardan pay aldı. Sanki bir bilmiyorduk!

-Irak Dışişleri Bakanı İbrahim, “Uluslararası Koalisyondan, IŞİD ile mücadelede bir talebimiz yoktur. İran’ın Irak’ta asker bulundurduğu Amerikan yalanıdır.”

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Etiketler

Yorum Gönder