banner864

İsmail Hakkı Pekin - Ayrışmaya doğru mu?/ Çatışmaya doğru mu? 15 Mart 2015, 21:52

 Her gün yeni bir gündemle uyanıyor Türkiye. Her gün yeni bir tartışma konusu ortaya atılıyor ve ülke meşgul ediliyor. Bunun bir kısmı planlı yapılıyor. Amaç gerçek gündemden uzaklaşmak, yapılan ya da yapılmakta olan bazı şeyleri gözden kaçırmak. Veya daha sonra ortaya çıkarılması düşünülen konulara toplumu hazırlamak. Bir kısmı becerisizlikten, AKP içinde artık iyice ortaya çıkan çatlaktan kaynaklanıyor. Tabii muhalefetin de ne yapacağını bilememesinden... Ancak hangi konu ortaya atılırsa atılsın Türkiye’nin ve Türkiye’yi yönetmeye talip olanların önünde çözmeleri gereken iki büyük sorun var. Bunlar hızla içine yuvarlandığımız ekonomik kriz ve bekamızı tehdit eden güvenlik sorunudur. Güvenlik sorunumuz çırpındıkça battığımız ve bizi içine çeken bir bataklığa dönmüş durumda.

Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden en önemli sorunumuz “açılım süreci” olarak adlandırdığımız ve ülkeyi bir bölünmeye, kanlı bir çatışmaya götürmesi kaçınılmaz görülen süreçtir. “Açılım süreci” Güneydoğu’yu PKK’ya adeta altın bir tepsi içinde sunmaktadır. Ülkede ayrışmanın temelleri atılmakta, Irak’ta, Suriye’de vb. ülkelerde muhaliflerin ayaklandırılması ve iç savaşla yapılan bölünme, “açılım süreci” dediğimiz süreçle ve demokratikleşme(!) adı altında yürütülmektedir.
İktidar “açılım süreci” ile ilgili her şeyi kontrol ettiğini ve verdiği tavizlerin sorunu çözmede önemli bir işlevi olduğunu düşünebilir ya da içeriden ve dışarıdan bu konuda diretmeler olabilir. Ancak görünen veya şimdiye kadar yaşananlar ve hala yaşanmakta olanlar bize bir ülkenin yıkılmasının onun içinden kaynaklandığını göstermiştir ve göstermektedir.
PKK terörü ve iç güvenlik konusundaki iktidarın uygulamaları, belirli dönemler için göreceli bir sükûnet sağlamış olmakla birlikte bu sadece olayın halka gösterilen yüzüdür. Diğer taraftan alttan alta ülke kaynamakta, PKK ve uzantıları ayrışma hazırlıkları yapmakta ve çıkabilecek engeller/ engellemelere karşı da hazırlıklar sürdürülmektedir.
Türkiye kritik ve hassas bir dönemden geçmektedir. Sorunu çözmek adına yapılan hatalar Türkiye’yi iki seçenekle karşı karşıya bırakmaktadır. Bunlardan biri “açılım süreci” adı altında ülkenin bölünmesine yol açacak uygulamaların hayata geçirilmesidir ve başladıktan sonra nerede durdurulacağını kestirmek mümkün değildir. Diğeri de muhtemel kanlı bir iç çatışmadır. Bu çatışmayı terör örgütünün almak isteyip de alamadığı ya da iktidarın veremediği tavizler dolayısıyla, iktidar da, terör örgütü de başlatabilir/ ateşleyebilir.
Yol yakınken iktidar bu tehlikeyi görmeli ve “açılım süreci” mace-rasından vazgeçmeli ve bu konuda milli bir proje uygulamalıdır. Ya da Haziran 2015 seçimlerinde Türk milleti milli politikalar uygulayacak, ülkeyi kanlı bir iç çatışma veya bölünmeye yol açacak uygulamalardan kurtaracak milli hükümetin tesisine imkan sağlamalıdır. Açılan bir yaranın acısını unutmak için ya vücudunuzda yeni yaralar açacaksınız ya da yarayı yalayarak iyileştireceksiniz. Bu arada yaraya tuz basmanın da çare olduğu bir gelenekten geldiğimizi unutmayalım...
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

Bekir Lütfi YILDIRIM :

sayın pekin. siyaseten sizden epeyce farklı bir yerdeyim ama gerek tv tartışmalarında gerek burada kullandığınız üslup ve sergilediğniz tartışma ahlakını takdire şayan buluyorum. az şey değil bu başlı başına, tartışmalarımız, propagandalarımızın kalitesi göz ününealındığında.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder