banner864

Bülent Esinoğlu - İçten yıkılma başlayınca! 22 Mart 2015, 15:21

İktidarı ele geçirmek ne kadar zor ise, iktidarı sürdürmek ondan da daha zor bir mücadeleyi gerektirir.

Önce iktidarı ele geçirme mücadelesinden başlayalım.

İktidarda, tek bir siyasi parti dahi olsa, iktidarlar her zaman belli ittifaklara dayanarak işbaşına gelir.
İttifakların belirleyici unsuru ise ideolojik yakınlıklardır.
İdeoloji deyip geçmeyin. İdeoloji hep küçümseniyormuş gibi görünse de, ittifakların temel harcı ideolojidir.

AKP iktidara gelirken, hangi çevrelerle ittifak halinde, iktidara geldi, onu hatırlayalım.
-Batıya yakın dinci ve sermayeden yana çevreler.
-Bölünmeyi amaçlayan Kürtçü çevreler.
-Liberal sermayedarlar ve vatansız solcular.
Bu çevrelerinin ideolojik yapıştırıcısı; serbest piyasa anlayışı, yani ulus devletin tekellere teslimi…
Amerika ve Avrupa bu iki amaç için AKP’yi destekledi. Birincisi; serbest piyasa ekonomisi adı altında, ulusal pazarları en acımasızca Batıya açmak, ikincisi de, Türkiye’yi federasyona dönüştürerek bölmek.

Serbest piyasa ekonomisi adı altında, Türkiye ulusal pazarları yağmalanırken, Batının AKP’ye desteği, inanılmaz derecede yüksek oldu.

Ben Türkiye’yi böleceğim ve Türkiye ulusal pazarlarını emperyalist devletlere teslim edeceğim, diyebilen başka bir parti de olmadığından, AKP 13 yıl iktidarda kaldı.

Ulusal pazarlar yabancılara teslim edilirken, KİT’ler yağmalanırken, kimsenin sesi çıkmadı. Ancak ülkenin bölünmesi işine sıra gelince, halkın görünür veya görünmez muhalefeti gittikçe etkin olmaya başladı.

AKP iktidarının kuruluş aşamasında, PKK’nın ve onun içerdeki siyasi temsilcilerinin desteği hep var oldu.
Ancak PKK ile ortak olmak, halka karşı olmak demekti.

Sıcak paranın bolca aktığı, borçlanmanın kolay olduğu, ulusal pazarların yağmalandığı, bir ekonomi baharı yaşandı. Bu bahar AKP ve PKK ortaklığının ömrünü uzattı.
Ulusal pazarlar yabancılar tarafından yağmalanırken, yerli ortaklar bu yağmadan payını aldı. Ekranlardan alkış tuttu.

AKP ve PKK ortaklığına, iktidarın kuruluş aşamasından beri karşı olan, ama iktidarın içinde olup, iktidardan pay peşinde olanlar vardı. Onlar akçeli paylarını aldı ve kenara çekildiler. Hatta muhalefet eder oldular.

Akçeli payları alıp kenara çekilenlerin Meclisteki uzantılarıysa, PKK AKP ortaklığına da karşı olmaya başladılar.

AKP’nin içindeki çatlak da böylece başlamış oldu.

Yani başta tanımlamaya çalıştığımız ittifakın bir kısmı bölünmeye karşı durmaya başladı.
Bunların içine, üçüncü dönem milletvekili olamayacak olanları da dâhil edebilirsiniz.

Menfaat çatışmaları genellikle siyasi anlaşmazlık gibi iktidara yansır.
Akçeli bölüşüm ve ABD’nin planladığı (topaklı) bölünme, iktidarın kendisini bölmeye başladı.

Erdoğan, PKK AKP ortaklığının artık işlemeyeceğini gördü. Dönüş yaptı.

Ancak, PKK AKP ortaklığına bu güne kadar yatırım yapanlar ortada kaldı.
Şimdi AKP bölünmese bile, seçimden sonra bölünür. Çünkü çıkarlar, uzlaşmaz bir şekilde ayrıştı.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder