banner864

Bülent Esinoğlu - Gene Amerika ve mezhepçiliğin kuyruğuna takıldık! 26 Mart 2015, 22:41

 Suudi Arabistan Amerika’nın denetiminde olan bir devlettir. Hatta devlet demeye dilim varmıyor. Amerika’nın bir eyaletidir.
Amerika, Suudilere petrol fiyatlarını indir. Rusya dersini alsın der. Suudiler indirir. Suriye’ye terör ihraç edilecek finanse et der. Suudiler finanse eder.
Velhasıl ABD ne talimat verirse, onu yerine getirir.
Amerika Suudilere yılda 40-50 milyar dolarlık silah verir.
Artık bu silahları ve uçakları kullanma zamanı geldi diye düşünmüş olacaklar ki,

Yemen’e saldırdılar.

Başta Amerika olmak üzere, on Arap Devleti Yemen’e saldırdı. Soydaşlarına saldırdı. Yani Müslümanlara saldırdı. Onlar Şii’leri Müslüman’dan saymayıp, düşmandan saydıkları için düşmana saldırmış oldular.
Vay terörist Müslümanlar vay! Yemen’de terörist temizliyoruz diye Müslüman temizleyecekler.
Yemen’de Şii’lerin çoğunlukta olması Amerikan planlarına aykırı durduğu için Husilere saldırdılar.
Arap Araba mı saldırdı dersiniz. Yeni bir Haçlı saldırısı mı dersiniz ne derseniz deyin. Amerika, Ukrayna’dan sonra yeni bir cephe daha açmış oldu.
Amerika istihbarat desteği verdiğini açıkladı.
Türkiye, pardon siyasi iktidar, lojistik destek vereceğini açıkladı.

Yeni bir Suriye’miz daha oldu.

Yemen çok uzakta, Suriye gibi olmaz. Onun için endişe etmeye gerek yok, diye düşünebilirsiniz.

Yemen’de, Amerikan denetiminde bir iktidarın olması, Suudilerden çok Amerika’nın meselesidir. Çünkü petrolün Hint denizinde güvenli nakli için Yemen önemli bir istasyondur. Arap Denizi ve Hint Okyanusunun denetimi Yemen’den başlar.
Suriye ve Mısır olaylarından sonra, bizi yönetenlerin aklı başına gelir diye hayal kurmuştuk.
Yemen meselesi bu hayali bile kurmamıza izin vermedi. Hatta Yemen meselesinin Suriye meselesinden daha tehlikeli hale geleceğine dair işareti, Erdoğan verdi.

İran’ı düşman ilan etme yolunda adımlar atılmaya başlandı. İran’a Yemen’den ve Irak’tan elini çek talimatı verdi. İran oralara karışmayacak ama Amerika istediği gibi karışacak.
Amerika, binlerce mil uzaktan gelip, bölgeyi istedi bibi yönetecek ama bölge ülkeleri kendi bölgesinde olanlara seyirci kalacak.
Anlayacağımız, Amerika ve mezhepçilerden kurtulmadan, güven içinde olmamız, bölge ülkeleriyle dost olmamız imkânsız gibi görünüyor.
Rusya’nın ve İran’ın Yemen konusundaki açıklamaları, safların nasıl sıklaşacağına dair işaretler vermektedir.

Anlaşılan odur ki, Yemen meselesi aslında Suriye meselesi gibi İran ve Rusya’nın meselesidir.
Bizimkinin geçen hafta Ukrayna’ya gidip, Rusya karşıtı mesajlar vermesi, Rusya ile de limonileşen ilişkilerin nereye gittiğini göstermektedir.

Öte yandan kuyruğuna takıldığımız Amerika Kürtleri birleştirerek Türkiye’yi bölme peşindedir.
Daha bugün, Amerika Dışişleri danışmanlarından L. Philips, IŞİD sayesinde, dört ayrı Kürt gurubunu bir araya getirme şansına vardık diye beyanat verdi. Yanında da, Salih Müslim otururken.
Evet, artık Yemeni konuşmak demek, İran ve Rusya’yı konuşmak demek olacak.


[email protected]
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder