banner864

Mehmet Bedri Gültekin - Türkiye, AKP ile dört yıl daha gidebilir mi? 27 Mart 2015, 14:04

 Bir iktidarın bir numaralı kişisi 200 koruma olmadan adım atamıyorsa,
Ve Kâbe gibi herkesin ihram içinde olduğu bir yerde, ancak, üç halka koruma ordusu ile tavaf yapabiliyorsa,
En yetkili ağızlardan “halkın yüzde ellisi bizden nefret ediyor” itirafları işitiliyorsa,
Etnik farklılıklar ve inanç ayrımları temelinde milletin bölünmesi resmi politika haline getirilmişse,
Konutunda pişen yemekten zehirleneceği korkusuyla her ay milyonlarca liralık masrafla kontrole ihtiyaç duyuluyorsa,
Bir yanda sokaklarında dilencilerden adım atılamayan bir durum ortaya çıkmışken, öte yandan iktidar sahiplerinin çocuklarının evlerinden ayakkabı kutularından milyon dolarlar çıkabiliyorsa,
İçişleri Bakanı,” Güneydoğu’da alan hakimiyetini kaybettik” itirafını yapıyorsa,
“Ne olursa olsun çıkacak”, “Fazlası yok eksiği var” denilen İç Güvenlik Yasa Paketi, PKK’dan gelen “Geri çekilsin” dayatması üzerine geri çekiliyorsa,
En yetkili konumda bulunan kişiler; bir yandan F Tipi Örgüt’e, diğer yandan PKK’ya “Ne istediniz de yapmadık?” diyebiliyorlarsa,
Dünyanın en güçlü ordularından birine sahip olunduğu halde, sınırdan 37 km ötedeki vatan toprağı korunamıyorsa,
Daha da çarpıcı olanı, IŞİD saldırısına karşı savunulamayacağı gerekçesiyle terk edilen Süleyman Şah türbesinin bulunduğu Karakozak köyü, 15 gün sonra PKK tarafından ele geçiriliyorsa ve IŞİD buradan kovulabiliyorsa,
Ege’de, kıta sahanlığımız içinde bulunan 16 adacığın Yunanistan tarafından işgaline ses çıkarılamıyorsa,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin deniz sınırları içinde yer alan bölgede; Rum Kesimi, Yunanistan ve İsrail tarafından doğal gaz çıkarılıyorsa,
“Türkiye’den de toprak alarak kurulacak Kürdistan’ın sınırlarını elimle çizeceğim” diyen ABD’li Başkan Adayı Senatöre en ufak bir tepki gösterilemiyorsa,
Ülkenin Başbakanı, Türkiye aleyhine faaliyet gösteren Ermeni Diasporası için “Bizim Diasporamız” tanımlamasını kullanabiliyorsa,
Ülkenin Dışişleri Bakanı, başka bir ülkenin Başkanı tarafından parmak işareti ile çağrılabiliyorsa,
Türkiye, komşuları başta olmak üzere dünyanın dört bir tarafına terör ihraç üssü haline dönüştürülmüşse,
700 milyar doları bulan borç yükü altında bunalan ülkede Dolar alıp başını gitmişse,
12 yıl boyunca iktidarı paylaşanlar birbirine düşmüşse,
Daha önemlisi en dar iktidar ekibi içinde bile bölünmeler ve çatışmalar başlamışsa,
Ve de bütün bunların sonucu olarak bıçak kemiğe dayandıktan sonra, halk milyonlarla ayağa kalkıp iktidarı çaresiz bırakmışsa,
İşte bu durumdaki bir Parti’nin seçim sonuçları ne olursa olsun bir dört yıl daha ülkeyi yönetmesi mümkün değildir.
Bu koşullar içinde yapılan seçimde, iktidarı götürecek bir sonucun çıkmasının bütün koşulları vardır.
Bütün bunlara rağmen eğer seçimde iktidarın lehine bir sonuç çıkarsa, o durumda da Haziran ayaklanmasında olduğu gibi, bütün milletin meşru zeminde birleşerek iktidar sahiplerine karşı daha büyük kitleler halinde ve daha kararlı bir şekilde ayağa kalkması kaçınılmazdır.
Her durumda Türkiye böyle bir iktidarla bir dört yıl daha gidemez.
Böyle bir ülkede halkçı, kamucu bir milli iktidarın kurulmasının bütün koşulları doğmuştur.
Milli Hükümeti kurmaya talip olan Devrimci Parti’nin tarihi sorumluluğunun gereğini yapabilmesi tayin edicidir.


Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder