banner864

Bülent Esinoğlu - Entelektüel motor ve entropi 08 Nisan 2015, 14:10

 Mebus pazarlarının kurulduğu bu günlerde, derin konulara girmenin bir âlemi yok ama…

Karınca kararınca, aklımızın yettiğince, biz de aydınlanma mücadelesinde bir tuzumuz olsun isteriz.

Entelektüel, aydın, ya da münevver tanımlarıyla canınızı sıkma niyetinde değilim.

Entelektüel deyince, insan akılına hep pozitif şeyler yansıyor.

Ne de olsa, okumuş yazmış kişi, bir bildiği var diye düşünürüz.

Sanırız ki, entelektüel motor, hep öne doğru gider. Entelektüel motor hem ileri hem geri gider.

Yaşadığımız günlerde “aydın din adamı” ifadesi sıkça kullanılıyor. Televizyonlarda insanımız saatlerce bu adamları izliyor. Dinliyor.

Şöyle düşünelim; ülkemiz aydınlarının hepsi “aydın din adamı” olsa ve bunlar konularında dünyanın en iyileri olsa, ülke ekonomisi, teknolojisi hangi seviyede olur?

YENİ TÜRKİYE’Yİ kurmak için bu aydın din adamlarını görevlendirsek, yeni Türkiye’yi kurabilirler mi?

Aydın din adamlarının kurduğu Türkiye, gerçekten yeni bir Türkiye mi olur?

Aydın din adamının gündeminde veya dağarcığında laiklik olur mu?

Laiklik olmayacağına göre, aydın din adamının yeni Türkiye’deki görevi ne olacak? Her Müslüman’ın inanç düzeyini bir üst seviyeye çıkarmak olacaktır.

Türkiye’nin önündeki sorun her Müslüman’ın inancını biraz daha yukarı taşımak mı? Yoksa üretim ve teknoloji seviyesini yukarı çıkarmak mı?

Biz kıt eğitim kaynaklarımızın çoğunu din adamı yetiştirmeye ayırırsak, ileride nasıl üreteceğiz? Erdoğan imam ve hatip eğitimi alanları 15 kat artırdıklarını övünerek söyledi.

AR-GE, yani araştırma ve geliştirme, teknoloji üretimine bütçeden ayırdığımız pay %1 bile değil.

Aydın din adamlarımızın, ahlakın iyileştirmesinde de, bir işe yaramadığı anlaşılıyor. Hapishanelerimizde yatan hükümlü sayısı sürekli artıyor. Ahlak düzeyi, inanıyorum ki, 13 sene evvel bu düzeyden daha yukarıdaydı.

Mevcut siyasi iktidarın 13 yıllık döneminde, sanayi üretiminin GSYİH içindeki payı sürekli düştü. Şimdilerde %15 düzeyindedir.

Sanayi yatırımı yerine “aydın din adamı” eğitimine ayrılan ödeneklerin ülkeyi sanayisizleştirdiği kesindir.

Üretmezseniz, aydın din adamı diye yetiştirdiğiniz, ancak siyaset+ticaret+din unsurlarını bir arada götürmeye çalışanların, bir müddet sonra satacakları bir şey kalmaz.

Teknoloji açığınızı kapatmak için de, elin gavuruna el açmak ve borçlanmak zorunda kalırsınız. Teknoloji ve eğitim açığı olan her ülke, borçlanmaya devam eder. Borç verenler de, sizi yönetmeye devam eder. Müslüman katledilmesi için size talimat vermeye devam eder. Siz de, Müslüman ülkelere, terör ihraç edersiniz.

Toplumsal enerjinin doğru yönlendirilmesi hayati önemdedir. Bu da eğitimle sağlanabilir. Toplumunuzda çok yüksek bir enerji vardır. Ancak bu enerji işe, ürüne ve yeni bilgiye dönüşemiyorsa, entropisi gittikçe artar.

Bir enerji iş üretemiyorsa ona işe yaramaz anlamında, entropisi yüksek denir.

Ülkemiz böyle giderse, tüm enerjisini işe yaramaz enerjiye dönüştürecektir.

Bülent ESİNOĞLU
[email protected]
ulusalkanal.com.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

lale akcan :

maalesef tercihimiz, üretmeyip dışardan son model arabalar ve telefonlar almak. ha bir de namaz kıldıran elektronik seccade.

deniz :

harika bir yazı olmuş bülent bey.termodinamiğin en önemli yasasını sosyolojiye uyarlamışsınız. kutluyorum. keşke günlük yaşamımızdan biraz daha çok örnek ekleyerek daha uzun ve geniş bir yazı olsaydı diye düşünüyorum.sadece "aydın din adamı"meselesi değil ki.ayrıca örneğin son satırınızı daha çok açabilir misiniz?güzel bir halka yakalamışsınız.bu yazının ve güzel anlatımınızın devamını okumak isterim.saygılarımla.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder