banner864

Bülent Esinoğlu - İflasın farkına vardılar! 19 Nisan 2015, 16:57

Son ekonomik gelişmelerin, öyle rakamlar üzerinde kalmayacağı, hayatın kendisini etkileyeceği, siyasi iktidar tarafından da görülmeye başlandı.

Erdoğan, “Bu patinaj fazla sürmez. Hükümetimiz ekonominin ihtiyaçlarına göre önlemleri hayata geçiriyor”. Dedi.

Davutoğlu da, “Milli Program uygulayacağız” Dedi.

Milli sözcüğü ağızlarına hiç yakışmıyor. Ancak milli sözcüğünü ifade etmek zorunda kalmaları bile çok önemlidir.

Gene bir aymazlık daha var. Bu krizin geçici bir kriz olduğunu sanıyorlar.

Bu krizin ne kadar süreceği, borçların ne kadar zamanda ödeneceği ile bağlantılıdır.

Tasarruflarımızı yükseltmek, borçları üreterek ödeyebilmek, alınacak tedbirlerle çok ilgilidir.

Bu tedbirler öyle böyle tedbirler değildir. Herkesin canını acıtacak nitelikte olacak. Daha da önemlisi, bu borcu alanlar ödemeyecek. Her krizde olduğu gibi, halkımız ödeyecek.

Ucuz dolarların geldiği günlerde, AVM, konut gibi yatırımlara paraları aktaranlar, alınan borçları geri ödeyecek mekanizmalar kurmadılar.

Üretmeyen yerlere yatırım yaparak, borçları çoğalttık. Şimdi borçları ödeme zamanı geldi.

Seçim dolayısıyla sorunlar, halının altına süpürüldü.

Seçimden sonra iktidara kim gelirse gelsin, ödenecek borç listesini, masalarının üstünde görecekler.

Zor kullanılmadan, acıtıcı tedbirleri yürürlüğe koymak, hayal kurmak demektir.

İşçi ücretlerini bastıracaksınız, memura zam vermeyeceksiniz. Yeni vergiler ihdas edeceksiniz, tasarrufu mecbur edeceksiniz vs.

Bunlar bir şey değil diye düşünebilirsiniz.

İthalatı sınırlayacaksınız, adam BMW’sini değiştiremeyecek. İthalatı sınırlamanız için gümrükleri artıracaksınız. Avrupa mal satamayacak, onlar size kızacak. İçerdeki ortakları fazla ithalat yapamadığı için kükreyecek.

Yediğimiz hurmaların, artık bir yerlerimizi tırmalayacağı yere geldik.

550-554 Sayılı Kanun Kuvvetinde Kararnameler var.

Bu kararnameler, ülke içinde ürettiğimiz ürünler için, Avrupa’dan izin almamızı gerektiriyor. Onlar izin vermezse, siz ülke içinde ürettiğiniz ürünü, ülkenizde satamıyorsunuz.

Hem sizi Avrupa Birliğine almazlar, hem de, sizin ulusal pazarınızı denetlerler.

Bu sömürge yasalarını ortadan kaldırmadan milli programınız olamaz.

Milli sözcüğü öyle büyük sorumluluklar yükler ki, bunları yerine getirmezseniz de, üretemezsiniz.

426 milyar borç, 55 milyar dolarlık cari açık, çift haneli enflasyon boşuna oluşmadı. Üstelik büyüme de yok. Satacak kamu mülkiyeti de kalmadı.

Elin oğlu ve içerdeki ithalatçı ortakları bir lale devri yaşamaktalar.

Lale devrinin olanaklarından, geri kalmalarını zorlayan kanunlar getirdiğinizde, hemen sizi devletçi ekonomi uygulamakla suçlayacaklardır.

Milli olmak, dış tekellerden değil halktan yana olmaktır. Şimdiye kadar onlarla birlik oldunuz. Şimdi nasıl olacakta milli olacaksınız?

Devletin ekonomideki etkinliğini artırmadan, borçların ödenmesi hayaldir. Hatta dışarıdan borç verenler bile sizin borçları ödemeniz için, devletçiliğe razı olacak, ama onların üretmeyen ortakları razı gelmeyeceklerdir.

İflas eden tüccarın ya da ülkenin, eskisi gibi zevki sefa içinde yaşaması imkânsızdır.

Herkesin iflası anlaması için seferberlik ilan edilmesi gerekebilir. Ondan sonra Milli direnme ekonomisi uygulanabilir.

19.4.2015, [email protected]
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder