banner864

Osman Başıbüyük - Obama’nın Terörist Yetiştirme Programı - The Targeted Killing Program 28 Nisan 2015, 19:04

ABD İnsansız Hava Araçları (İHA) kendi vatandaşlarını öldürdü

15 Ocak 2015 tarihinde CIA kontrolündeki Amerikan İnsansız Hava Araçları (İHA), Pakistan’ın Afganistan sınırına yakın, Kuzey Veziristan bölgesinde, El-Kaide’ye ait olduğu iddia edilen bir yerleşim bölgesine saldırı düzenlemiş, saldırıda terör örgütünün elinde esir oldukları söylenen ABD vatandaşı Dr. WarrenWeinsteinile İtalyan vatandaşı GiovanniLo Porto da ölmüştü. Olayın duyulmasıyla Batı basınında Obama’nın “Hedeftekileri Öldürme Programı (TheTargeted Killing Program)”hakkında ciddi bir tartışma başladı.
Obama, 23 Nisan 2015 günü basının karşısına çıktı ve “Başkan ve silahlı kuvvetlerin komutanı olarak, terörle mücadele kapsamında yapılan, Warren ve Giovanni’nin ölümüne sebep olan operasyon da dâhil olmak üzere, tüm operasyonların sorumluluğunu üstüme alıyorum” dedi. Obama, yaşananlardan dolayı çok üzgündü ve hayatını kaybedenlerin ailelerinden Amerikan Devleti adına kalpten özür diliyordu.

Aslında Obama bu konuşmasıyla bir anlamda kendisinin katil olduğunu zımnen kabul etmiş oldu.

Hedeftekileri Öldürme Programı (TheTargeted Killing Program)
ABD Başkanının adam öldürme yetkisi var mı? Sorunun cevabı, basitçe evet. Mekanizma şöyle işliyor:
Obama gizli bir prosedür icat etti. CIA temsilcileri, adli ve savunma müşavirleri ile Beyaz Saray’ın üst düzey kurmaylarından oluşan bir heyet oluşturuldu. Bu heyet,ABD’ye tehdit oluşturduklarını düşündüğü kişilerin öldürülmesi kanaatine vardığında, teklifi Obama’ya götürüyor. Obama, öldürün derse, o kişinin ismi hedef listesine yazılıyor (TheTargeted Killing Program);Obama teklifi reddederse, CIA, ilgili kişiyi yakalamakla görevlendiriliyor.

Tabii ki, Obama açıktan sorumluluk almamak için yetkisini belli kurallar çerçevesinde bu heyete devretmiş. Şu anda CIA’nın kimi niçin öldürdüğü belli değil!
Peki, infazlar nasıl yapılıyor? İnfazların temelde iki yöntemi var; birincisi,İHA’larlahedefi havadan bombalayarak öldürmek; ikincisi, özel harekât timleriyle hedefi yakalamak veya öldürmek.

Batılı değilsen böcek kadar değerin yok
ABD İHA saldırıları sonucu ölenler hakkında medyada çok değişik rakamlar var. Guardian gazetesinin bir analistinin verdiği rakamlar çok ilginç. 2006-2014 yılları arasında yapılan ABD İHA saldırılarında 41 kişi öldürülmek istenmiş, ancak saldırıların yan etkileri sebebiyle 1,147 sivil hayatını kaybetmiş (bomba patladığında hedefin yakınında kim varsa onlar da ölüyor). ABD İHA saldırısıyla öldürülen masum kadın ve çocukların sayısı binleri buluyor. 18-54 yaş arasındaki erkeklerin hepsi savaşçı statüsüne girdiğinden onların terörist olup olmadığına bakmaksızın saldırılarda ölmeleri normal karşılanıyor.

Pakistan’daki saldırıda 2 Batılı öldü, kıyamet koptu. Beyaz Saray sözcüsü JoshEarnest, kurbanların ailelerine tazminat ödeneceğini açıkladı. Peki, Afganistan, Pakistan, Yemen veSudan gibi ülkelerde öldürülen masum çocuk ve kadınlar ne olacak? Onlar insan değil mi?

Paris’te, Sydney’de, Ottowa’da veya Boston’da, Müslümanlar tarafından yapılan bir saldırıda ölen kurbanlar için törenler düzenleniyor, ağıtlar yakılıyor, günlerce medyada yayınlar, fotoğraflar, yazılar gırla gidiyor; herkes kurbanların adını, hayat hikâyelerini ezberliyor; kamuoyu Müslümanlara karşı kin ve nefretle dolduruluyor. Ama bırakın, Irak, Libya ve Suriye gibi ülkelere yapılan müdahaleler sonucu ölen milyonları, ortada savaş yokken İHA’larla öldürülen masum çocuk ve kadınların varlığından Batı’da hiç kimse bahsetmiyor. Onları yok sayıyorlar. Batı’nın yüzlerce yıldır devam ettirdiği ikiyüzlülük hiç sona ermiyor. Onlar üstün ırk, diğerleri ise hayatlarının hiçbir değeri olmayan köleler!

İnsansız Hava Aracı Programı terörist yaratmak için kullanılıyor
Bu uzun girişten sonra şimdi gelelim asıl can alıcı noktaya. ABD, terörle mücadele kapsamında terörist liderleri öldürmek için bir İHA programı başlattı. Bu programın açıklanan hedefi; Usame Bin Ladin gibi, yetişmesi zor, yeri doldurulmayacak, karizmatik liderleri İHA taarruzlarıyla öldürerek,dünyaya tehdit olan terörizmi geriletmek!

İddia edilenin aksine, mekanizma tam tersi yönde işliyor.
İHA saldırısı ile bir terörist öldürürken, yanında en az 27 masum insan hayatını kaybediyor. 1’e 27 kabul edilemeyecek bir oran. Hele hele ABD, zaman zaman düğün konvoyu veya düğün evi gibi halk için sosyal önemi olan toplantıları hedef aldığında -ki bunu hedef olan ülkelerin tamamında yaptılar, yerel kamuoyunda infial patlamaları oluyor. Yerel medyanın yazılarıyla da ABD’nin yaptığı bu yargısız infazlar hedef ülkelerin kamuoyunda Amerikan düşmanlığını inanılmaz ölçüde körüklüyor. Öldürülen her insan yerine, yüzlercesi ABD ile mücadele etmek adına terörist organizasyonlara katılıyor. Ama ellerindeki menzili 400 metreyi geçmeyenKalaşnikovlarla, binlerce kilometre ötedeki Amerika ile nasıl mücadele edecekler?
Bu noktaya dikkat edin!Amerikan düşmanı terörist gruplar, mecburen mücadelenin ilk hedefine kendi ülkelerinde yönetimi ele geçirmeyi koyuyorlar. Böylece, iktidar mücadelesinde hedef ülke iç savaşa sürüklenirken resmi otorite ortadan kalkıp, bölgesel kara delikler oluşuyor. Ne hikmetse bu kara delikler ya enerji kaynaklarına sahip ya da enerji hatlarının üzerinden geçeği ülkelerde meydana geliyor. Washington, Çin’i kuşatma ve dünya liderliğini devam ettirme stratejisini bu kara delikler üzerine bina etmiş. Terörle mücadele ediyor görüntüsü altında, sadece ve sadece kendi ülkesine zarar verebilen teröristler yaratıyorlar. Üstelik stratejik çıkarları için kullandığı terörist gruplara bedava silah vermektende kurtulmuşlar. Temin ettikleri silahların parasını bile tahsil ederken, tüm sorumluluğu onların üstüne yıkıyorlar. Aynı zamanda Dünya kamuoyuna da terörle mücadele eden kahraman ülke imajı çiziyorlar.


Yeni hedefleri Pakistan
Obama’nın kazayla öldürülen iki Batı’lı için özür dilemesi ve gerekli tedbirlerin alınacağını söylemesine bakmayın, “Hedeftekileri Öldürme Programı”nın tüm hızıyla devam edeceği anlaşılıyor. 10 yıl önce bu programın yaratıcısı olan ve Pakistan ve Yemen’deki İHA saldırılarını yöneten, CIA’nın terörle mücadele bölümünün başı, Michael D’Andrea sessizce görevinden ayrıldı. Yerine 2001 yılında CIA tarafından Usame Bin Laden’i takip etmek için kurulan grubun başında olan ve son zamanlarda Afganistan ve Pakistan’daki CIA operasyonlarını yöneten ChrisWood getirildi.
Aslında CIA’nın bu ekibi, amacı El Kaide militanı olarak nitelendirilen insanları Guantanamo gibi gizli hapishanelere toplamak ve sorgulamak olan başka bir programdan daha sorumluydu. Bu program çerçevesinde gizli hapishanelere getirilen insanların bir kısmı ajan olarak devşiriliyor, bir kısmı ise işkenceler sebebiyle gözü dönmüş teröristler haline getiriliyordu. Daha sonra bu insanlar hedef ülkelere gönderiliyor, İHA taarruzları ile terörizeedelin, yönlendirmeye açık hale gelen kalabalıklara liderlik etmeleri sağlanarak,devlet otoritesinin olmadığı kara delikler yaratılıyordu. Parantez içinde söylemeliyim; Amerikan düşmanlığından faydalanma planı Müslüman ülkelerde iyi çalışıyor.

Şimdi bu ekibin hedef tahtasına Pakistan’ı oturttuğu anlaşılıyor. Görülen o ki, CIA, jeopolitik ihtiyaç olarak Pakistan’ın kara deliklere eklenmesine karar vermiş. Pakistan Parlamentosu, 2012 Nisan ayında aldığı kararla ABD’nin kendi topraklarında İHA taarruzlarına son vermesini talep etmişti. Fakat CIA, Pakistan’ın kabilelerin yaşadığı Veziristan bölgesi ile Afganistan sınırındaki bölgelere İHA taarruzlarını arttırdı. Bu taarruzlar sebebiyle Pakistan’da insanlar artık kendi hükümetlerine güvenmeyerek, devlete karşı mücadeleye başlayacaklar. Etnik ve mezhep açısından problemli olan Pakistan’ı zor günler bekliyor. Eğer ABD İHA taarruzlarını durdurmayı başaramazsa, ülkenin bölünmesi kaçınılmaz olacak. Yemen ve Sudan aynı taktikle benzer kaderleri paylaştılar. Umarım kardeş Pakistan bu tuzaktan kurtulmayı başarır.


Amerika’nın sonu
Amerikan karar vericileri insanlıktan çıkmışılar. Ne insani, ne vicdani, ne de ahlaki değerleri kalmış. Yaptıkları basit oyunlar, artık diğer ülkeler tarafından kolayca anlaşılıyor. Onların bu hareket tarzı, ABD’yi giderek terörist bir ülke konumuna sürüklerken, bütün dünyanın nefretini kazanmalarına yol açıyor. ABD, bu süreçte giderek zayıflarken, uyguladıkları insan hayatına değer vermeyen vicdansız ve ahlak dışı strateji, kendi halkına da yansıyor. Beyaz Saray’a 60 km mesafedeki Baltimore’ da günlerdir devam eden halk ayaklanmasının da gerçek sebebi budur. Amerika kendi kendini yok ediyor…

Osman Başıbüyük
[email protected]

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

Agah Kayaardı :

amerika birleşik devletleri yaklaşık ikinci dünya savaşı sonrası dönemde dünyanın çeşitli ülkelerinde yaptığı operasyonlarla halkların nefretini ve öfkesini kazanmıştır.emperyalizmin merkezi yönetimi olan bu devlet tüm insanlığa kan kusturmaktadır.hitlerin yaptıkları bu devletin yaptığı katliamlar ve işkenceler yanında hiç kslır.abd nin esas karar vericileri genellikle israil ve ingiliz kökenli şiddet yanlısı politikacı ve askerlerden oluşmaktadır.dünyanın baş belası bu terör ve işkence şampiyonu bu devlet yönetimi kökten değişmediği taktirde insanlık daha çok zulüm görecektir.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder