banner864

Bülent Esinoğlu - Uhrevi olanı dünyevi yapamayız 04 Mayıs 2015, 14:21

 Seçim eğik düzlemine girdiğimiz şu günlerde, dünyevi olanla uhrevi olan birbirine karıştı.

Eskiden “dini siyasete alet etmeyin” diye bir özdeyiş vardı. Siyasiler bu ifade ile birbirlerini eleştirerek, bir nevi Anayasa’ya bağlılık oto kontrolü yaparlardı.

Laiklik diye bir şey vardı demek istiyorum.

Siyasi iktidar, dini o kadar çok günlük hayatın içine taşımaya çalışıyor ki, seçmenler kendilerini bu dünyada mı, yoksa öte dünyada mı anlayamıyorlar.

Siyasi iktidar, bu seçim sürecinde, uhrevi olanı ne kadar çok dünyevi alana taşırsa, o kadar karlı çıkacağını sanıyor.

Camiden seçim meydanlarına adam taşımak, uhrevi olanı dünyevi yapmaya çalışmaktır.

İnsanımız ne kadar çok uhrevi dünyayı düşünürse, Allah korkusunun o kadar çok olacağını sanıyoruz.

Öyle olmuyor.

Uhrevi dünya bir yerde duruyor. Günlük dünya bir başka yerde…

Nereden söylüyorsunuz bunları derseniz, hapisteki mahkûm sayısının sürekli artmasından.

Din adamı ne kadar çok olursa, din daha çok olur. Ahlak da çok olur iddiası, insanlara dayatılıyor.

İktidar bu dünyayı uhrevileştirmeye çalıştıkça, kriminal vakalar artıyor.

Özetle, çağımız insanını, “öte dünya” korkutmacasıyla eğitemiyorsunuz ve ahlak sahibi yapamıyorsunuz. Gerçek niyetinizin bu olmadığını bilerek bunu söylüyorum.

Devletin en tepesindeki diyor ki, geldiğimizde (2003) “İmam Hatip eğitimi alan 60 bin öğrenci vardı, şimdi imam öğrenci sayısı bir milyonu geçti.”

Ana muhalefetin başındaki zat da, İHL’lerin CHP tarafından kurulmuş olmasıyla övünüyor.

Anlayacağımız öte dünya düzeni için çalıyorlar.

Eğitimi parasız yapacağız, eşitsizliğin temel kaynağının eğitimsizlik olduğunu ve bununla mücadele edeceğiz demek yerine, imam yetiştirme yarışması yapıyorlar.

Siyasetin düzeyinin gittikçe düşüyor olması, gerçek dünyadan da kopması, uhrevi dünyanın günlük hayata taşınmasıyla çok ilgilidir.

Bunun anlamı şudur: Türk halkı öyle gericileştirildi ki, laikliği savunarak oy alma zorluğu var.

Siyasiler gerçekler üzerinden siyaset yapmak yerine, elle tutulamayan öte dünya (uhreviyet) üzerinden siyaset yapıyorlar.

İktidar ve meclisteki muhalefetin gerçekler üzerinden yürümek yerine, “öte dünya” ticareti yaparak, götürseler, götürseler bizi öte dünyaya götürürler.

Bu gidişle, gitsek gitsek Suudi Arabistan gibi olunacak bir yere varırız.

Ne dünyevi olanları(gerçekleri) uhrevi yapabiliriz, ne de, uhrevi olanı, (öte dünyaya ait) bu dünyanın gerçeği yapabiliriz.

Bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete…

Bülent ESİNOĞLU
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder