banner864

İsmail Hakkı Pekin - Suriye'deki gelişmelerin anlamı 19 Mayıs 2015, 10:30

Ortadoğu ülkelerinin parçalanma ve bölünme süreci devam ediyor. Suriye tam da böyle bir süreç içerisinde. Bu sürece Türkiye var gücüyle yardım ediyor ve destek veriyor. Suriye’nin yanında görünenler ise şimdilik İran, Rusya ve Çin.

ABD , Batı ve İsrail için bölgedeki en istikrarlı ve güvenli ülke Türkiye ve bu istikrarın bozulması istenmiyor. İstikrar nasıl bozulabilir onlara göre? PKK ‘ya yönelik başlatılacak silahlı çatışma, PKK’nın silahlı kalkışması, ekonomik ve finansal kriz vb. Mevcut durumda İran ile ABD ve Batı arasında İran’ı Batı’nın kontrolüne sokabilecek bir ortam yaratılamadığı sürece Türkiye bölgede, bölge ülkelerini parçalamak için en önemli enstrümandır. ABD VE Batının en önemli ve kritik üssü durumundadır. Bunun için ABD ve Batı Türkiye’nin istikrarsızlaştırılmasına müsaade etmez . Bunun için seçimlere de, siyasi iktidara da, ekonomik ve finansal krize de, ‘’açılım sürecine’’ de , alınabilecek güvenlik tedbirlerine de müdahale eder. Ama bütün bunlar Türkiye’yi demokratik(!) yollardan bölmeye çalışmalarına mani değildir. ABD ve Batının Türkiye için biçtiği elbise Türkiye’nin ‘’açılım süreci’’ ile bölünmesi ve küçültülmesidir. Bölgede İran ve Türkiye gibi güçlü ulus devletler İsrail ve Batının güvenliği ve çıkarları açısından büyük tehdit oluşturmaktadırlar. Onun için mutlaka bölünmelidirler. Türkiye’ye yönelik bu demokratik(!) bölünme senaryosu tutar mı? Hiç sanmıyorum. Türkiye’nin Suriye iç savaşına müdahalesi ve muhaliflere desteği ile Suriye’de oluşan şiddet ve terör dalgası benzer demografik yapıda olan Türkiye’yi de vuracaktır. Türkiye’nin bölünmesi ya da bölünmeye çalışılması ABD ve Batının planladığı şekilde çatışmasız ve demokratik(!) yollardan olmayacaktır. Çok kanlı olacak olan bu bölünme süreci ,hem ABD hem de Batı ve İsrail için çok büyük tehdit oluşturacaktır. Bütün bunları bilerek hala ABD, Batı ve İsrail’in politikaları ve stratejileri doğrultusunda hareket eden siyasi iktidar Türkiye’yi ve bölgeyi ateşe atıyor.

İran uzun yıllardır ambargo ile boğuşuyor. Yürütülen nükleer görüşmelerde ve bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak yapılan gizli görüşmelerde İran’ın ABD ve Batı ile diyalog sağlaması ve bu vesile ile orta vadede ABD ve Batının etkisine girmesi bekleniyor. Böylece muhalefet ve halkın ihtiyaçları provoke edilerek İran’ın kontrol altına alınması hedefleniyor. Bunun gerçekleştirilmesi ilk bakışta zor gibi gelebilir ancak ABD ve Batının genel hareket tarzı böyle olmuş. Özellikle de bileğini güç kullanarak bükemediği ülkelere yönelik olarak bu yöntem hep sonuç vermiş. ABD ve Batının kontrolüne girecek İran bölgenin en kritik ülkesi olacak ve bölgenin şekillenmesinde kullanılacaktır. Tabii bu arada kendisi de ABD planları doğrultusunda şekillenecektir. İran için Irak, Suriye ve Lübnan tabii ki Hizbullah çok önemlidir ve İsrail’in kontrolü açısından kritiktir. İran’daki mevcut yönetim, Irak ve Suriye’de İran’ın görünürlüğünü azaltma gayreti içinde ve böyle bir politika/strateji orta ve uzun vadede İran’ın sonunu getirir. Bu konuya dini lider Hamaney ve önemli bir grubun karşı olduğunu söylemeliyim.

Rusya’nın Suriye politikası daha çok Akdeniz’in kontrolü ile ilgilidir. Rusya Tartus ve Kıbrıs’ta alacağı üsler karşılığında orta vadede Suriye’ye destek vermekten vazgeçebilir. Çin’e gelince, Çin daha çok konuya ve bölgeye ekonomik açıdan yaklaşmaktadır. Onun için Hint okyanusu ve Akdeniz’deki deniz ticaret yolları, bölgeden petrol, doğal gaz ve hammaddelerin Çin’e getirilmesi, Çin’in ihraç ettiği malların bölgeye ve Avrupa’ya kesintisiz olarak ulaşması çok önemlidir. Bu konuda kendisine verilen teminatlar doğrultusunda Esad’ı destek politikasından vaz geçebilir. Bir sonraki yazım ABD ve Batının( İsrail dahil) PKK’ya biçtiği rol ve bunun ‘’ açılım sürecini’’ , Türkiye’nin bekasına etkileri üzerine olacaktır.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder