banner864

Osman Başıbüyük - Seçime kimler hile karıştırmak istiyor? 21 Mayıs 2015, 14:23

Seçimlerde hile yapılabilir mi? 
Her seçimde hile yapmak mümkündür. Ama bu iş o kadar kolay mı? Gelin biraz kafa yoralım.
Temelde seçim hilesi iki şekilde olabilir. Birincisi, çeşitli yöntemlerle sandığa giren oy sayısını arttırmak veya azaltmak; ikincisi, sandık sonuçları toplanırken rakamlarla oynamak.
İlk ihtimali değerlendirelim: Ülkemizde 2 milyon 800 bini yurt dışında olmak üzere, yaklaşık 55 milyon 800 bin seçmen bulunuyor.
Herhangi bir partinin oy oranını % 1 artırmak için 558 bin sahte oyu sandıklara sokmanız veya rakip partinin o kadar oyunu sandıktan çıkarmanız gerekir. 
7 Haziran seçimleri için bir sandık bölgesindeki seçmen sayısı 360-380 olarak belirlendi. Bu hesaba göre, 558 bin sahte oy, 1.468 sandık eder. Bir sandığın tamamında hile yapılamaz. Sandık başına %20 oranında hile yapılabileceğini varsaysak, hile yapılması gereken sandık sayısını, en az 7.340 olarak buluruz.
Adam başı 20 sahte oy kullanılsa, 558 bin sahte oy için 27.900 sahtekâra ihtiyaç var.  Sandık başındaki görevlilerden de en az 2’sinin bu pisliğe bulaşması gerektiğini düşünürsek, başarılı bir seçim hilesi için en az 42.580 kişiye ihtiyacımız olduğunu görürüz. Bu hesaba göre, seçim sonucunu % 10 etkilemek için 425 bin kişiyi organize etmek gerekir. 
Bence bu yöntem pek mantıklı gözükmüyor. Bu kadar büyük sahtekârlığı saklayamazsınız. Ayrıca her sandık için hazırlanan seçmen listeleri üzerinden, o sandıkta çıkan oylar ile o gün oy verenlerin sayısı karşılaştırılıyor. Oy veren herkes, kimlik bilgileriyle birlikte oy verdiğine dair imza atıyor. 
Gelelim ikinci hile yöntemine. Sandık sonuçları toplanırken rakamlarla oynamak.
Mesela 100 bin rakamının sağına bir sıfır (0) koyun, 1 milyon olur. 900 bin oy bedavadan kazanırsınız. Ama şunu unutmayın; kanuna göre her sandık başında son milletvekili seçimlerinde en çok oy almış beş siyasi partinin temsilcisi bulunuyor. Sandık sonuç tutanağının bir kopyası bu temsilcilere veriliyor. Siyasi partiler de bir zahmet gerçek sonucu görmek için her sandıktan aldıkları oyu alt alta koyup toplayıversin. Merak etmeyin her siyasi parti zaten bu işlemi çok titizlikle yapıyor.
Türkiye’de uygulanan seçim sistemine göre bazen bir ildeki son milletvekilinin hangi partiye ait olacağı 200-300 gibi az bir oy farkıyla belirleniyor. Ancak bu gibi küçük rakamlarda hile yapılabilir. Evet, o milletvekilini hile yapan parti kazanır. Fakat şunu da göz ardı etmeyin; bu küçük fark, siyasi partilerin ülke çapında aldığı oy oranlarını hiç etkilemez. Bir başka deyişle, seçmenin genel eğiliminde bir değişiklik olmaz.

Seçimlerde hile yapılıyor algısı bir ülkeyi yönetilemez hale getirir
Anlayacağınız seçimlerde hile yapmak, yapıldıysa yakalanmamak hiç de kolay değil. Peki, seçim yaklaştı, medyada bir panik havası esiyor. Sanatçılar seçim güvenliği için ortak çağrıda bulunuyor; köşe yazarları seçim hilelerini anlatıyor; Fuat Avni iktidarın madde madde nasıl hile yapacağını açıklamış; hatta AKP’liler bile Cemaatin kendi aleyhlerine seçime hile karıştıracağından korkuyormuş.
Bu paranoya memleketi bitirir. Zaten bu maksatla yapılıyor. Anlatayım:
Seçim hilesi darbe ile eş değerdir. Birinde silah zoruyla yönetime el konulur, diğerinde sahtekârlıkla. Her ikisinde de halkın iradesi yok sayılarak aslında demokrasi askıya alınmaktadır. İkisinin arasındaki en önemli fark; vatandaşın seçim hilesinin farkında olmadığı durumda, hayatın normal akışında devam etmesidir.
Birde olaya şu açıdan bakalım: Seçimlerde hile yok. Ama herkes kesinlikle hile yapıldığına inanıyor. Vatandaşın kafasında seçimlerde hile yapıldığına dair kesin bir algı oluşmuş. 
Bu durum, seçimlerde hile yapılmasından bin kat daha tehlikelidir. Çünkü ülke yönetilemez hale gelir. Sakın ola şöyle düşünmeyin; mevcut iktidarı sevmiyoruz, seçim hilesi şaibesi onları yıpratır. Sorun iktidarın yıpranması değildir. Eğer gerçekten onlara oy veren insanlar çoğunluktaysa siz o insanların oyunu yok sayıyorsunuz. Seçim hilesi senaryosunda çatışma, hükümeti bir kenara bırakın, eninde sonunda seçmen gruplarına, yani halka yansır. Vatandaş sokaklarda birbirini boğazlamaya başlar.

Örnek mi istiyorsunuz?

Ukrayna ve Gürcistan’ı seçim hilesi şaibesi bitirdi
2003 yılında Gürcistan’da Eduard Şevardnadze seçimleri kazanmıştı. Amerikan kuklası Mihail Saakaşvili seçimlere hile karıştırıldığını ileri sürdü ve bu söylem uluslararası sözde bağımsız kuruluşlarca da desteklendi. Sonuçta seçilmiş hükümeti Sorosçular devirdi. Ayrıntıya girmeyeyim, 2008’e kadar yaşanan süreçte Rusya’nın müdahalesiyle Gürcistan bölündü, Abhazya ve Güney Osetya ülkeden koptu.
2004 yılında Ukrayna’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine Viktor Yuşçenko ve Viktor Yanukoviç aday olmuşlardı. Seçim sonucunda Batı yanlısı Yuşçenko'nun % 46,69 oy oranına karşılık Rusya yanlısı Yanukoviç, % 49,42 ile seçimleri kazanmıştı. Yuşçenko’nun seçime hile karıştırıldığını ileri sürerek halkı sokağa dökmesi sonucu Sorosçu darbe başarılı oldu ve seçilmiş hükümet devrildi. Ukrayna aynı numarayı bir kez daha yedi. 2014 yılında Batı darbesi bir kez daha seçilmiş devlet başkanı Viktor Yanukoviç'i devirmeyi başardı. Ülke rejim krizine sürüklendi. Sonuçta Kırım, Rusya tarafından ilhak edildi. Kriz daha bitmiş değil, muhtemelen ülke parçalanana kadar devam edecek.
Her iki ülkede de, önce seçim hilelerini önlemek, halkı bilinçlendirmek adına “bilmem nerenin oyları”, “oyuna sahip çık” vb gibi isimlerle sivil toplum kuruluşu görünümünde, halkı seçim hilelerine inanmaya hazırlayacak örgütler kuruldu. Sonra medya tetikçileri bu yönde propagandaya başladı. Kısacası halk seçim hilesini kabullenmeye algı yönetimiyle hazırlandı. Seçimlerde hile yapıldığı algısı Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gibi uluslararası kuruluşların gönderdiği gözlemciler vasıtasıyla da dünya kamuoyuna kabul ettirildi. Böylece “renkli devrimler” başarıya ulaştı.
Bir ülkeye seçim hilesi yöntemiyle müdahale edilecekse o ülkeye gönderilen uluslararası gözlemci sayısı artar. 2002 yılı seçimlerine AGİT’ten sadece 3 temsilci gelmişti. 7 Haziran seçimlerine AGİT ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi 100’ü aşkın gözlemci gönderecekmiş! 
Halkı seçim hileleri konusunda bilinçlendirecek STK’lar da zaten 2014 yerel seçimleri öncesi kurulmuştu. Kimliği belirsiz kişiler, internet üzerinden hem Türkçe hem İngilizce bilgi notlarıyla tüm yazarları, kanaat önderlerini bu konu hakkında konuşmaya ve yazmaya teşvik ediyor.  Yazarlarımız ve siyasetçilerimiz de sağ olsun her gün seçim hilelerinden bahsediyorlar. Doğal olarak halkımızda seçimlerde hile yapılacağına dair algı giderek güçleniyor. 
Tekrar ediyorum; seçimlerde hile yapıldığı algısının kemikleşmesi, seçimlerde hile yapılmasından bin kat daha tehlikelidir. Ülke yönetilmez hale gelir. Mevcut iktidarı bu yolla değiştirebilirsiniz. Ama yeni gelen iktidar da ülkeyi yönetemez. Bu sefer karşı taraf yeni otoriteyi kabul etmez. Ülke kaosa sürüklenir.  Bu tabloyu komşumuz Ukrayna ve Gürcistan’da defalarca gördük. 
Daha seçim yapılmadı, seçim hilesi lafları ayyuka çıktı. Devletin bekası, toplumun huzur ve refahı için hiç kimse elinde kesin belge, bilgi olmadan konuşmasın, kimseyi zan altında bırakmasın. Palavra ile gazetecilik olmaz. 

Osman Başıbüyük
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder