banner864

İsmail Hakkı Pekin - ABD’nin Ramadi hamlesi 27 Mayıs 2015, 15:36

 ABD ve Batı (İsrail başta olmak üzere) Ortadoğu’daki planlarını sinsice ancak sopayı ve havucu çok iyi kullanarak uygulamaya devam ediyorlar. Zaman zaman geri adım attıklarını görüyoruz fakat bölge ülkeleri, etnik ve mezhepsel dengelerden istifade ederek durumu toparlamaya çalıştıklarını görüyoruz. Irak’ta ve Suriye’deki gelişmeler bize IŞİD ve benzerlerinin bölgeyi şekillendirmek için nasıl ustaca ve gaddarca kullanıldığını gösteriyor.

IŞİD güçleri Ramadi’ye girdi. Irak Merkezi Devleti’nin ordusu bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. Ramadi Bağdat’a 70- 80 km. mesafede ve önemli yolların kesiştiği stratejik bir düğüm noktasıdır. Ramadi alındığında hem Bağdat tehdit altına girer hem de merkezi hükümetin Sünni kesim ve Bölgesel Kürt Yönetimi ile bağları kesilir. Merkezi hükümetin kontrolü zayıflar. Peki bir taraftan Musul IŞİD’in kontrolü altında iken, Suriye’de IŞİD ve Suudi Arabistan ve Türkiye destekli Fetih Ordusunun Suriye’nin kuzeyindeki harekatı ve Ürdün üzerinden ABD destekli Suriye güneyine yönelik harekat devam ederken ne oldu da IŞİD Ramadi’ye girdi. IŞİD piyonunu kullanan ABD santranç tahtasında kimin vezirine hamle yaptı ve sıkıştırdı.

ABD’nin yaptığı hamlenin amacı açık. Irak merkezi yönetimini ve İran’ı Musul’a yapılacak operasyona ikna etmek. Yoksa ABD pek ala kendi hava kuvvetlerini kullanarak Ramadi’nin IŞİD’in eline geçmesini önleyebilirdi. Ancak bunu yapmadı ve Irak merkezi hükümetinin güçleriyle, IŞİD’i baş başa bıraktı ve Bağdat’ı bu hamleyle sıkıştırarak Musul harekatı için ikna etmeyi öngördü. Tabii sadece Irak’ı değil aynı zamanda İran’ı da ikna etmeyi amaçlıyordu.

IRAK YÖNETİMİNİ BÖLÜNMEYE İKNA ETMEK

Peki Musul harekatı ile ilgili sorun neydi ki ABD, bunun için IŞİD’i kullandı. Musul harekatı için ABD’nin düşündüğü güçler; peşmergeler, merkezi hükümetin silahlı kuvvetleri, Sünni aşiretlerden meydana getirilecek silahlı güç ve tabii ki ABD’nin bölgedeki özel kuvvetleri ve danışman olarak bölgede bulundurduğu askerleridir. Ancak Bağdat Hükümeti, peşmergelerin bu harekata katılmasını istemiyor. Nedenine gelince Barzani’nin Musul civarındaki bazı kasabaları Bölgesel Kürt Yönetimi içine almak istemesi. Bu bölgeler tamamı petrol ve doğal gaz bakımından zengin bölgeler. Yani sorun Musul bölgesindeki petrol ve doğal gaz gibi zenginliklerinin paylaşımı sorunu. Bağdat yönetiminin Musul Harekatı için ayak diremesinin nedenlerinden biri Kürt Yönetiminin söz konusu bölgeden pay almak istemesi ise diğer nedeni de harekatta kullanılacak Sünni güçler vasıtasıyla Irak’ın resmen üçe bölünmesidir. Bağdat hükümeti bu bölünmeyi kabul etmek istemiyor.

Ancak IŞİD kullanılarak yapılan hamle Bağdat hükümetinin elini çok zayıflattı ve büyük ihtimalle ABD planları doğrultusunda hareket etmek durumunda kalacak. IŞİD’in bölgede bir piyon olarak nasıl kullanıldığını ve ülkelerin ellerini nasıl zayıflattığını görüyor bölge ülkeleri ama hala ABD planları doğrultusunda hareket etmek durumunda kalıyor. Çünkü bölgedeki her ülkenin tehdit edileceği, kullanıldığında sıkıştırılacağı IŞİD benzeri çok enstrüman var bölgede ya da enstrüman yaratmak için çok müsait bir ortam var.

IŞİD ya da Türkiye ve Suudi Arabistan’ın desteklediği piyonların dışında da önemli enstrümanlar var bölgede. Bunların belki de en önemlisi de PKK’nın silahlı güçleri. Peki ABD, İsrail ve Batı bu gücü nerede ve nasıl kullanmayı planlıyor, bu gücü ne zaman devreye sokacak, önümüzdeki yazıda bundan bahsedelim.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder