banner864

Mehmet Bedri Gültekin - AKP ve HDP; aynı programın partileri 29 Mayıs 2015, 10:14

AKP ile HDP arasındaki ortaklık, aynı yerde durmalarından kaynaklanıyor.

Tayyip Erdoğan, 2004 yılında tespit edebildiğimiz kadarıyla 36 ayrı yerde “ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi içinde eşbakanlardan biri olduğunu ve “bir görev yaptığını” itiraf etmişti.

PKK da 2003 yılı mayısından itibaren, yani ABD Ordusunun Bağdat’a girişinden sonra çeşitli yöneticilerinin ağzından defalarca “kurulacak yeni Ortadoğu düzeni içinde rol üstlenmeye hazır olduğunu” beyan etmişti.

Gerçi Abdullah Öcalan daha 1994 yılında aralarında ABD başkanının da olduğu Batılı liderlere bir mektup göndermiş; ‘Kürt sorununun en önemli uluslar arası sorunlardan biri haline geldiğini, sorunun çözümü için kendilerine verilecek her görevi yapmaya hazır olduklarını’ söylemişti.

Son olarak zamanın eşbaşkanlarından Gültan Kışanak, 2013 Mayıs ayında Vaşington’a gitmiş ve dönüşünde; görüştükleri ABD’li yetkililere; “Suriye’ye yönelik savaşın sonucunda kurulacak yeni Ortadoğu düzeninde rol üstlenmeye hazır olduklarını” ifade etmişti.

İki Parti de “Küresel dünya düzeni” içinde Büyük Patron ABD ile birlikte saf tutuyor.

Başlı başına bu durum, iki Parti arasındaki “Program Ortaklığı”nı gösteren en önemli kanıttır.

“Biz’ler Meclis’e” ya da Neo Osmanlıcılık

Ama bu makalede üzerinde duracağımız esas konu; HDP’nin “Biz’ler Meclise” sloganıyla dile getirdiği programla ve AKP’nin “Neo Osmanlı” programının gerçekte aynı olduğudur.

“Biz’ler Meclise” sloganı, toplumun etnik ve dini farklılıklar temelinde ayrıştırılmasını, ayrı ayrı örgütlenmesini ve ayrı toplumsal ve siyasal varlıklar olarak tanımlanmasını “demokrasi” olarak yutturmayı hedefliyor.

Bu program doğal olarak, Cumhuriyet Devriminin ve yüzyıllık gelişmenin reddi esasına oturmaktadır.

PKK’nın (HDP), Atatürk ve Türk Milleti düşmanlığı bu temel tutumdan kaynaklanıyor.

Cumhuriyet Devrimi, Atatürk, Türk Milleti düşmanlığı, yüzyıl öncesine dönüş özlemleri ile örtüşmektedir.

AKP’nin “Yüzyıllık Parantezi”

AKP’nin Yeni Osmanlı özleminin özeti de Cumhuriyet düşmanlığıdır. AKP sözcüleri sık sık “yüzyıllık parantezin kapatılacağını” söylemektedirler.

“Yüz yıllık parantezi” kapatarak akıllarınca; Türkiye halkının “Türkiye Cumhuriyetini kurarak Türk milleti olması” sürecini geri çevireceklerdir!

Türkiye’yi yeniden “Şeyhler, dervişler, müritler, mensuplar ve meczuplar ülkesi” yapacaklardır!

Bütün ülkede geçerli tek bir hukuk sistemine son verecek, “her milletin” kendi hukukuna göre yönetileceği ve başında da Sultan’ın bulunduğu Ortaçağ toplumunu geri getireceklerdir.

Ortaçağ’ın “Biz’ler”i

Bu açıdan bakıldığında Osmanlı toplumsal ve siyasal sisteminde “biz” yok “biz’ler” vardır. Rumlar, Ermeniler, Ortodoks kavimler, özerk feodal beyliklerin her biri; ayrı ayrı birer “biz”dir.

Bu anlamda her etnik ve dinsel topluluk, toplumsal ve siyasal sistem içinde kendi kimliği ile “sonsuz özgürlük”ten yararlanıyordu. Teba olmanın ve ikinci sınıf insan olmanın “sonsuz özgürlüğü!”

Her “kimlik” ya da “biz”, kendi yönetimine ve kendi hukukuna sahiptir. Alın size “özgürlük ve demokrasi”. Teminatı da en tepedeki Sultan!

Elbette şimdi çağ değişti! En tepedeki “Sultan” şimdi Vaşington’da oturuyor. Ama Ankara’larda birilerinin “Sultancılık” oynaması, Vaşington’daki efendinin çok da dert ettiği bir durum değil.

HDP’liler, “kendi hukuklarını kendilerinin belirlemesi” koşuluyla, Tayyip’in sultanlığını destekleyebileceklerini hiç de gizlemeye gerek görmeden zaman zaman söylemektedirler.

Doğal koalisyon ortakları

Her iki Parti, ABD’nin başında olduğu küresel dünya düzeninde “görevli” olmayı kabul etmiştir.

Her iki Parti de, Cumhuriyet Devrimi’ne ve bu Devrimin ürünü olan “Millet”e karşıdırlar. Bundan dolayı ikisi de Ortaçağ’ı savunmaktadırlar.

Her iki Parti’ye, 28 Şubat günü Dolmabahçe Sarayı’nda kameraların karşısına geçerek 10 maddelik ortak programı açıklatan gerçek budur.

Onun için iki Parti gerçekte 10 yıla yakın bir zamandır fiili koalisyon ortağıdırlar.

Onun için Demirtaş; AKP’nin azınlık hükümetini gerekirse dışarıdan destekleyebileceklerini söylemektedir.

Program olarak birbirlerine en yakın Partiler oldukları için AKP ve HDP, resmi koalisyon ortağı olmaya en yakın partiler durumundadırlar.

Onun için AKP’ye verilen oy HDP’ye; HDP’ye verilen oy AKP’ye verilmiş oydur.

Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder