banner864

Rıza Zelyut - Aydınlar, elinize kan bulaşmasın 03 Haziran 2015, 14:13

Aydın, doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini akıl ve bilim ölçülerine göre ayırmasını bilendir. Sadece bu da değildir aydın. Bu ayırt ettiği gerçekliği, hayatın bütün alanlarına aktarabilen insandır. Bu süreç, iyiyi, doğruyu, güzeli savunmak için mücadele vermeyi kapsar. Çok bilgili, çok yetenekli insan, eğer bu değerleri savunmaktan kaçınıyor ise ona aydın denmesi mümkün olamaz.

Basit bir tanımla, toplumun iyiliğini kendisininkinin önünde tutan insandır aydın.

YA TÜRKİYE?

Aydın kavramı, Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında ve 20. Yüzyıl başlarında münevver sözcüğü ile karşılanıyordu. Öncesindeki dönemde ise, daha genel kapsamlı “âlim” kelimesi kullanılmaktaydı. Osmanlı âlimleri içinde, 1496’da idam edilen Tokatlı Molla Lütfi ile 1601’de idam edilen Nadajlı Sarı Abdurrahman, bugünkü aydın tipine uyan saygın kişiliklerdi. Bunlar gibi idam edilen öbür âlimlerin macerasını “Osmanlıda Karşı Düşünce ve İdam Edilenler” isimli çalışmamda ayrıntılı biçimde verdim.
Bugünkü Türkiye’de bilgili insan sayısı çok olmasına karşın, gerçekten aydın (entelektüel) gösterilebilecekler oldukça sınırlıdır. Türkiye’nin en bilgili kesimini oluşturan akademisyenlerin hali buna çok açık bir örnektir. Türkiye ağır ağır yeni bir Orta Çağ’a iteklenirken, akademisyenlerin susması, bunların aydın kimliğinden çok uzak kaldıklarını gösterir.

GERİCİLERLE YOLDAŞLIK

Bir de aydınlar ve aydın olmaya çalışanlar var. Azınlıktaki bu kesimin giderek güçten düştüğünü, birçoğunun yorulup geri dönüşe geçtiğini görüyoruz. Kalanların bir bölümü de şu seçim ortamında yoldan çıkmak üzere...

Bunlar; Tayyip Erdoğan ile mücadele adına HDP’ye oy verme çağrısı yapan kanattır.

Oy vermek istedikleri kanat; Kürt ırkçılığı ve ayrılıkçılık üzerinde yükselen bir yapıdır. Öcalan, 1970’lerdeki Türk-Kürt devrimci dayanışmasını parçalamak üzere piyasaya sürülmüş bir figürdür. Bunlar, açıkça Sevr’cidir... Atatürk’ü en birinci düşman ilan etmişlerdir. Bakmayın şu sıralardaki afra tafralarına... Tayyip Erdoğan ile İslam bayrağı altında birleşmek için anlaşmış durumdalar. Kendilerine sembol olarak cumhuriyet düşmanı Nurcu Said-i Nursi’yi ve şeriatçı-hilafetçi-Kürtçü isyancı Şeyh Sait’i aldıklarını pek çok kez ispat ettiler. Şeyh Sait’in heykellerini HDP’liler dikti. Bizim aydıncıkların çok sevdiği Selahattin Demirtaş, daha geçenlerde “Said-i Nursi’nin mücadelesini örnek alıyoruz!” demedi mi? Bu demokratınız değil mi Gezi olaylarına “Darbeci kalkışma!” diye çamur atan? Bu değil mi Tayyip Erdoğan TBMM’ye geldiğinde ayağa kalkıp alkışlayan?

Türk aydını, Müslüman Kardeşler/Vehhabi kökenli Tayyip Erdoğan gericiliği karşısında yenilmiş olmanın verdiği kompleksle, şimdi başka bir gerici kanada sarılıyor; kurtuluşu orada arıyor.

FAZIL SAY KARDEŞİM!

Soruyorum bu aydınlara: Laikliği, çağdaşlığı, kadın- erkek eşitliğini, akılcı eğitimi ve uluslararası barışı savunan Vatan Partisi’ne neden oy istemiyorsunuz? CHP; Soros üzerinden devşirilmiş olsa bile neden orayı göstermiyorsunuz? İçindeki kontrgerilla kalıntılarını temizleyip Atatürk milliyetçiliğini temel alan MHP niçin işaret ettiğiniz yerlerden birisi değil de 40 binden fazla insanımızın canına mal olmuş bir terörist çizgiyi seçenek haline getiriyorsunuz?

Artık uyanın! HDP’ye destek “uluslararası bir emperyalist projedir.”

HDP’nin arkasındaki örgüt, Kürdistan’ı kurana kadar kan dökmeyi bırakmayacaktır; bunu da kendileri pek çok biçimde dile getirmişlerdir. HDP çizgisi, AKP’nin yedek lastiğidir; Kürdistan projesi uğruna, gerici iktidarla her türlü işbirliğini yapmıştır, yapacaktır da...

Sayın Fazıl Say! Bedel ödeyenlerden birisi ve sevdiğimiz bir aydınsın. Senin kişiliğinde diğerlerine de sesleniyorum: O taraf ile el sıkışırsanız piyanonuzun tuşlarına kan bulaşır; hiçbir biçimde de o kanı temizleyemezsiniz...

Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

SYDNEYDEN TURAN :

yeter artik ulke elden gidiyor.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder