banner864

Oktay Yıldırım - Bilge Kağan'dan bu yana 09 Haziran 2015, 11:49

Bilge Kağan, bundan bin üç yüz yıl önce Bengü taşlara kazıdığı yazıtında, “Türk Milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım” diye yazarken sadece ne kadar çok çalıştığını anlatmıyordu. Türk Milletinin hem gece hem de gündüz uyuyabileceğini, birilerinin uyanık kalması gerektiğini de anlatıyordu.

Seçim sonuçlarına bakınca başka şey düşünemiyor insan. Soma faciasının üzerinden ne kadar zaman geçti ki, Soma’dan yüzde 40 AKP çıkıyor?

Ya ortalıkta “Vatan Partisi CHP’nin oylarını bölüyor” diye dolaşanlara ne demeli… Oylarını götürüp PKK’ya “emaneten” verdiler. HDP bölmüyordu ama Vatan Partisi bölüyordu oylarını. TBMM’de Mustafa Kemal’in sesiyle değil, Abdullah Öcalan’ın sesiyle ortak olmayı tercih ettiler.

Ya MHP ne yaptı bu manzara ile karşılaşmamak için? Ekmeleddin’in paçasına sarıldı da, bir Engin Alan’a sahip çıkmadı Cemaat karşısında. Bir yandan PKK ile görüşen Cemaati, hem de Genel Başkan düzeyinde destekledi de geldiğine pişman ederek parti dışına sürdü Engin Alanları… Şimdi sonuç ortada, HDP ile eşit sayıda milletvekili çıkardılar… Bunu başarı mı sayacaklar?

Yıllar önce Silivri duvarlarının arkasındayken yazdığımız Savaşmadan Kaybetmek kitabımızda söylemiştik. Türkiye’yi bölme projesi sonuç aşamasına geldiğinde Türkiye’de tek parti yönetimi olamaz. Bu büyük ve tarihi günahı hiçbir iktidar tek başına üstlenemez. Türkiye ancak bir koalisyon kurularak, el birliğiyle bölünebilir.

İşte şimdi karşımızda o koalisyon var. En başta AKP’nin ve CHP yönetiminin, “Yetmez ama evet”çilerin bir de penguen medyasının Türkiye’ye son hediyesi HDP’nin meclise girmesidir. Kemal Derviş bunun için gelip İstanbul’a yerleşti.

Milletimiz, penguen medyasının kararlı propagandasıyla sabahtan akşama kadar süren Demirtaş güzellemeleri izlemeye mahkûm edildi. Demirtaş saz çalarken, Demirtaş, köpek severken, Demirtaş salatalık soyarken, vs… Bu şirin görüntülere kandı halkımız.

Ne olursa olsun unutmaması gereken bir şeyi unuttu. Yıllarca dağlarda evlatlarının yollarına mayın döşeyen, pusu kuran eli kanlı bir bölücü örgütü demokrasi meyvesi olarak gördü. Onun temsilcilerine oy verdi. Uyudu, uyutuldu…

CHP yöneticileri sevinçten teneke çaldılar, HDP’yi meclise soktuklarını ilan ettiler. Pirinç kadar beyinlerin öngörüsüyle atılan bu adımlar, şükür pilavları dağıtılarak kutlandı. Apo posterleri sokakları kapladı.

AKP’yi devirmek iddiasıyla gelen CHP, AKP ile koalisyon kuracak şimdi. HDP de bu koalisyona dışarıdan destek verecek. ABD’nin istediği şey de tam olarak buydu. Tayyip Erdoğan’ın kişisel egosundan dolayı kontrolden çıkma olasılığına karşı iki Kemal’i (Vaşingtonlu ve Dersimli) getirip yanına uladı. İki partinin programları bile aynı, birbirinden ayırt edilemiyorlar. Böylece AKCHP dönemi başlamış olacak.

Açılım projesi ile başlatılan bölünme süreci yürüyecek, Cemaat operasyonları duracak. Projenin aksamasına karşı kullanılacak sigortalar da silahlı güç kullanımı olacak.

Açılımın zorunluluğunu sokakları yangın yerine çevirme potansiyeli kazandırılan PKK kanıksatacak… Aksamasını da bir askeri müdahale olasılığı ile engelleyecekler.

AKP’yi göndermek için HDP’ye oy toplayan ya da kendi deyimleriyle emanet veren ama iş Vatan Partisi’ne gelince “oylar bölünüyor” diye saçmalayan herkes artık Türkiye’yi bölme günahının ortağıdır.

Doğru AKP eski iktidarını kaybetmiştir. Ama bu 7 Haziran seçim sonuçlarıyla olmamıştır. 29 Ekim’de taksim meydanını, 10 Kasım’da Anıtkabiri, Silivri zindanlarının önlerini dolduran yüzbinler yıkmıştır o iktidarı. TGB yıkmıştır… Silivri’de müebbet tehditlerine meydan okuyan, Strazburglarda Türk milletini savunarak emperyalizmin bileğini büken Vatan Partisi kadroları yıkmıştır. Oralarda ne Kılıçdaroğlu vardı, ne Bahçeli. 7 Haziran seçimleri AKP’yi düştüğü yerden kaldırmak için ilkyardımdır. O sandıktan çıkanlar destek kuvvetleridir emperyalizmin. Ve ne yazık ki, bu şeytani doğumun ebeliği Türk milletine sandık başlarında yaptırılmıştır.

CHP, iktidar uğruna bu programı uygulayarak kendisini iyice bitirecektir. Türkiye bir kardeş kavgasına sürüklenecektir.

Sonrasına gelince…

Ferman padişahın ve Kandil PKK’nın ise, Toroslar, Erciyesler, Baba dağları da bizimdir. Biz mücadeleyi bırakmayacağız. Dizimizin üzerine düşersek orada savaşmaya devam ederiz. Bilge Kağan’ın dediği gibi, ilimiz töremiz bozulmasın, oğullarımız köle, kızlarımız cariye olmasın diye…

Oktay Yıldırım
ulusalkanal.com.tr

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

ertan mutlu :

sandiktan 'vatan partisine tek bir oy bile çikacağini bilsem yinede götürür oyumu vatan partisine veririm' diyenlerin partisidir vatan partisi...atatürk kurtuluş savaşina başlarken yaninda kim yada kimler vardi? ismet inönü mü? rauf orbay mi? kazim karabekir mi? kim? yaşasin vatan partisi.gururluyuz...

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder