banner864

Soner Polat - AKP'nin açtığı yaraları PKK ile sarmak! 13 Haziran 2015, 09:35

Dersimli Kemal ve basındaki müritleri telaş içinde! Cumhuriyetçilerin (!) Ekmeleddin kolu olan bu oynak kesim Cumhurbaşkanlığı seçiminde karaya oturdu. Ama haremağasını Kaptan-ı Derya yapan Osmanlı zihniyeti gibi, hâlâ toplum için rota çizme hakkını kendilerinde görüyorlar.

Vatansever seçmenlerin Selina Doğan’la Ermeni soykırım yalanına, Sezgin Tanrıkulu ile PKK’ya, Mehmet Bekâroğlu ile Atatürk’ü sövenlere, Murat Özçelik ile bölünmeye gidecek açılım politikalarına oy vermesi için yeni CHP saflarında büyük bir kampanya yürüttüler.

Yurtseverleri, “Oylar bölünmesin!” yalanı ile engellediler. Atatürkçü ve Cumhuriyetçilerin kafasını karıştırdılar. Onları HDP’ye (PKK) oy vermeye davet ettiler! CHP’yi Atatürk yolundan ayıranlara karşı hiçbir mücadele vermedikleri gibi AKP’lileşen yeni CHP için ortalığı kırıp döktüler. Sağlam, vatansever, ilkeli, tutarlı ve dirençli bir milli cephenin önüne set çektiler. HDP’yi (PKK) bile destekleyerek bütün değerlerini çöp tenekesine attılar.

Sonuç: Dersimli ve arkadaşları seçimde rezil oldu! Ama bu pişkin zevat bu konuda tek kelime etmiyor. Cumhuriyetçilerin bu ağır yenilgisinin nedenleri üzerinde kem küm bile edemiyor. Edemezler, çünkü birinci derecede sorumluluğun kendilerinde olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu konuda susmayanlara da füzelerini göndermekten geri durmuyorlar!

“Sevgili okuyucularım” diye başlayarak hikâyeler anlatmaya devam ediyorlar. Dersimlinin müritliğine devam etmekten başka bir seçenekleri yok! Doğal olarak bu durum, emperyalizmin müritliği anlamına da geliyor.

Jeopolitik akıl, stratejik vizyon sıfır. Ülke bölünüyormuş, Kıbrıs gidiyormuş, 152 adamız işgal edilmiş, Ermeni yalanı dünya çapında siyasi bir boyut kazanıyormuş, ülkemizin etrafındaki çember giderek daralıyormuş, bunları hiç mi hiç ilgilendirmiyor! AKP’nin yarattığı sorunların gerçek kaynağının yukarıda sıraladıklarım olduğunun farkında bile değiller. Yeni CHP’nin halatlarının bu sinsi planları tamamlamak için fora edildiği akıllarına bile gelmiyor!



Ellerinde iki oyuncak kaldı. Tayyip Erdoğan’a saldırmak ve HDP’nin (PKK) aslında ne kadar sevimli, tatlı ve cana yakın olduğunu Türkiye’ye kakalamak! Yeni CHP’yi cilalayacak ellerinde hiçbir malzeme kalmadı! Mal meydanda! Bu nedenle, AKP’nin açtığı yaraları PKK ile sarmaya çalışıyorlar! Peki, bu yaklaşım gerçekçi mi? Bu ülkede gerçekler kimin umurunda ki!

HDP (PKK) sözcüsü seçim sonrasında “Keleşi (Kalaşnikof) üzerinize çevirmesini biliriz!” diyor. Bu arkadaşlar üzerlerine almıyorlar. İyisi mi ben onlara HDP’nin (PKK) seçim sonuçları üzerine yayımladığı resmi bildirisindendin kısa bir kesit sunayım:

HDP Parti Meclisi olarak, yeni hükümet hangi partilerden oluşursa oluşsun, devlet ve hükümeti 'Çözüm Süreci'ni kaldığı yerden devam ettirmeye çağırıyoruz. 'Çözüm süreci'nin mimarı olan, bütün kritik zamanlarda 'barışta ısrar' eden, 'çözüm süreci'ne yol gösteren Sayın Öcalan'a uygulanan tecride bir an önce son verilmesini ve görüşmelerin başlatılmasını istiyoruz. HDP'nin bu konuda üzerine düşen siyasal sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu ilan ediyoruz.

Meclis ve yeni kurulacak hükümet Türkiye'nin çok kimlikli, çok kültürlü, çok dilli, çok inançlı sosyal yapısını eksen alan, emeğin haklarının teminatı olan demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, sosyal ve ekolojik bir anayasa için çalışmaları hızla başlatmalı ve sonuçlandırmalıdır.

Cumhuriyetçilerin (!) Ekmeleddin kolu için bunun ne anlama geldiğini açıklamak zorundayım. Bölücüler kısaca diyorlar ki Bölücübaşı serbest kalacak ve bir bölünme anayasası hazırlanacak! Daha da açayım: “Silahsız bir bölünmeye razı olun, yoksa biz silahla bölmesini biliriz!” Yukarıdaki açıklamayı sizler demokrasinin zenginliği olarak algılıyorsanız, bunu da yazın!

Yeni CHP’li bir yazar ve çiçeği burnunda taze bir mebus, kendi açıklamaları ile nasıl tıkandıklarını kamuoyuna bizzat kendileri ilan ediyor! Yazar diyor ki AKP-CHP hükümeti CHP’yi bitirir. Bu nedenle, CHP, MHP ve HDP (PKK) hükümeti kurulsun! Peki, emriniz olur ama AKP-CHP hükümeti CHP’yi bitirirken, PKK ile hükümet kurmak MHP’yi bitirmez mi?

Bakın, CHP HDP’ye (PKK) yapıştırıldığı için artık ikisi birlikte değerlendiriliyor. Bu o kadar doğal karşılanıyor ki ülkenin bütünlüğü açısından CHP’nin AKP’den bile daha geri bir çizgiye düştüğü söylemek haksızlık mı olur?

Taze mebus canlı yayında diyor ki CHP-MHP-HDP (PKK) hükümeti kurulsun! HDP (PKK) seçim sürecinde çok iyiydi! Haklı, Allah’ı var! Güneydoğu’da kafaya silahı dayayıp iyi oy topladılar! Devam ediyor: Geniş özerklik tüm illere verilsin! İstanbul’a verilen niye Diyarbakır’a verilmesin ki! Yerinden yönetim de bir yönetim şeklidir. Hızını alamıyor ve devam ediyor: “Kurulacak bir AKP-CHP koalisyonuna da saygı duyarım!”

Renksiz, kokusuz, su gibi! Her yere giriyor, her şekle bürünüyor, her yerden geçiyor. Bize uyar abi! Herhalde şöyle düşünüyor: “Biz ne söylersek söyleyelim, Ekmeleddin grubu nasıl olsa bizi parlatacak argümanları arka arkaya sıralar!”

Ekmeleddin grubu eveleyip gevelerken, Devlet Bahçeli koalisyon için üç şart öne sürüyor: İhanet süreci olan açılıma son verilecek! Tayyip Erdoğan Anayasal sınırlar içine çekilecek! 17-25 Aralık yolsuzluk dosyaları açılacak! Böylece, en azından ülkenin birlik ve bütünlüğü yönünde saygı duyulacak kararlı bir tutum sergiliyor.

Cumhuriyetçilerin (!) Ekmeleddin kolunun önünde bir samimiyet testi bulunuyor. Eğer, Cumhuriyeti kuran CHP’nin ilkelerine sahip çıkıyorlarsa, ulus devletten yana iseler, yeni CHP’nin yöneticilerini, Devlet Bahçeli gibi açılım politikalarına son vermeye davet etsinler. Kırmızıçizgiler, eğer varsa ortaya çıksın; bu maskeli balo da artık bir son bulsun!

160 bin cesur yürek anlatmaya çalıştı; dinlemediniz! “Gittiğiniz yol çıkmaz sokak!” dedik, dudak büktünüz. “Çıkacak tek sonuç kilitlenmiş bir siyasi tablo ve kaostur!” dedik, oralı olmadınız. “Bu tertibin sonucunda Türkiye’nin kapısı kapatılır ve anahtarı PKK’ye verilir!” dedik, alaycı gülücükler savurdunuz.

İşte sonuç: “Türk siyaseti kilitlendi ve bu kilidin anahtarı PKK’nın elinde!” HDP (PKK) çilingir oldu. PKK’sız hükümet kurulamıyor! Kazananlar sizin söyledikleriniz değil, ABD, AB, İsrail, Barzani ve PKK’dır. Kaybedenler ise Türkiye, Türk Milleti ve Vatan Partisidir. Çünkü Vatan Partisi, Türkiye ve Türk Milletinin kaderine ortak olmuştur.
PKK bu kilidi ancak koyu ile yazdığım hedefleri için açar! İyisi mi siz şimdiden AKP-CHP büyük koalisyonunun getireceği nimetleri bir kenara yazmaya başlayın. Günü gelir lazım olur! Canınızı da fazla sıkmayın! Vatan Partisi sizler için de vatan nöbetinde!

Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr
[email protected]

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

gülay akdağ :

teşekkürler değerlendirmeniz için yazık oldu bu millete.. kimler yönetiyor ve kimler tarafından yönetiliyor yönetenler ?

T.C vataninin bekcileri :

iste tamda bu seyirde ayaklarinizi kaldirin cunku uzerine bastiniz 13 senedir partiler bu serefsizere destek vermedilermi secim tiyatro oyunlari kendi aralrinda meclise kendileri gibi teroristleri sokmakti ve milleti halki karma corba yaptilar kimler kime oy verecegini bile sasirp seytana verdiler gene ayni tas yalniz mecliste teroristler vardi simdi daha cok oldu hemde turkiye cumhuriyeti meclisinde artik nereye gidersiniz ne yaparsiniz onuda masar osmanalara sorun belki sizleri bir ucurum tarifi ederler

sermet güngör :

elinize saglık paşam güzel özetlemişsiniz kaybeden türkiye türk milleti ve kendini ülkesiyle özdeşleştiren vatan partisidir halkının desteğine mazhar olmasa bile vatan partisi cumhuriyetin atatürk devrimlerinin canlı kalan tek refleksidir. ve bu refleks 3-5 kişi kalsa bile ayakta durdugu müddetçe hiç kimse umutsuz olmasın tüm bu gaflet içinde olanlara ragmen vatan partisi ülkesi için nöbetttedir ve direnmye devam edecektir.bu hayasız planı bozacak ve ülkemizi bu kaosdan kurtarma azim ve kararındayız

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder