banner864

Rıza Zelyut - 4 Temmuz’u nasıl unuturuz? 05 Temmuz 2015, 17:20

Türk tarihinin en kara günü nedir, diye sorsanız, aklıma ilk gelen tarih 4 Temmuz’dur.

Çünkü, 10 bin kilometre ötemizden gelen bir düşman; askerimizi basmış, başına çuval geçirmiştir.

Hatırlayın Irak’ın Süleymaniye şehrindeki o rezaleti…

Askerlerin çarpışmasında her şey olur… Ölüm, yaralanma, esir düşme…

Ama 2003 yılının 4 Temmuz’u çok farklıdır.

Çünkü, “dost ve müttefik” bildiğimiz ABD yapmıştır bunu…

Türk askerinin hiç beklemediği bir taraftan gelmiştir vuruş…

Amaç, Türk ordusunu bastırmak, dünyaya rezil etmektir…

Bunu da kendi “milli günü” olan 4 Temmuz’a denk getirerek daha belirginleştirmiştir.

Bilelim ki 4 Temmuz herhangi bir gün değil, “at hırsızları, Kızılderili soykırımcıları” gibi ipten kazıktan kurtulmuş tiplerin yeni bir devlet kurdukları gündür. 1776 yılınanın 4 Temmuz’u, ABD’de ve bütün temsilciliklerinde her yıl havai fişeklerle, festivallerle, barbekü partileriyle, konserlerle, beyzbol maçları ve resmi törenlerle kutlanır. İşte böyle bir günde Kuzey Irak’taki Amerikan komandoları, Türk askeri temsilcilerini basıp başlarına çuval geçiriyorlar; ellerini arkadan kelepçeleyip götürüyorlar.

GÜLMÜŞTÜ BAŞBAKAN
Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a soruyor gazeteciler:

“ABD’nin bu yaptığı karşısında nota vermeyi düşünüyor musunuz?”

Başbakan’ın o anki gülümseyişi hâlâ gözlerimin önünde:

“Ne notası, müzik notası mı?”

O mutlu gülümseyişin boşuna olmadığını sonradan daha iyi anladık…

Amerika ile birlikte TSK’yi çökertme, küçültme ve alçaltma operasyonları gelişerek devam etti.

Hükümet yanına Fethullahçıları da aldı.

Liberal denilen ABD ajanı gazeteciler ve bazı sözde akademisyenler de işin kara propagandasını üstlendiler. Hatta yeni gazeteler kuruldu; yeni TV’ler devreye sokuldu.

4 Temmuz’un devamı olarak:

Geldik Ergenekon kumpasına…

Vardık oradan Balyoz tertibine…

Kara Kuvvetleri’ne sızmışlardı. Hava Kuvvetleri’nde elleri vardı. Deniz Kuvvetleri’nin çökertilmesi gerekiyordu. Ne gibi hain tertip yapılabilecekse yaptılar.

İşin içine elbette ki ülkenin millici güçlerini de sokup onları ezmek için çullandılar.

İlk hedeflerinde Ulusal Kanal ve Aydınlık vardı… İşçi Partisi vardı. Doğu Perinçek başta olmak üzere, buralarda çalışanları alçakça iddialarla susturmaya çalıştılar.

Fethullahçı Çete ile iktidarın elbirliği yaparak kurduğu tuzakları teşhir etmeye çalışan gazetecileri ve Oda TV’yi de saldırı tahtasına koydular.

Öyle azdılar ki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u bile terörist gösterip zindana tıktılar…

Bütün bunlar, 4 Temmuz 2003’ün devamıydı…

Ve Cani’nin 4 Temmuz kutlamaları gibiydi…

AFERİN ÇOCUKLAR!

Türk milletinin üstüne ölü toprağı serptiler. Halk yüzünü çevirdi Orta Çağ’a… Din iman diyerek esir aldılar beynini de vicdanını da… Unuttu milli değerleri… Lakin bu büyük ve derin saldırıyı unutmayan birileri de var: Onlar Türkiye Gençlik Birliği’nin (TGB) yürekli gençleri… Onlar; Mustafa Kemal’in yorulmaz izleyicileri…

Onlar balık hafızalı değil…

Düşmanı iyi tanıyorlar…

Ve nerede bir Cani görseler başına çuval geçiriyorlar…

Amerikalılar buna kızıyorlar ama…

İçimizdeki birileri var ki onlar daha çok kızıyorlar…

Kızsın bu hainler…

Biz yürüyelim arkadaşlar…

Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

sydneyden turan :

yillardir riza beyi takip ederim yine manali ve guzel bir tesbit yapmis eline saglik.

cengiz ışık :

eline ve diline sağlık! seninle aynı fikirde olan yüzbinlerce insanın içindekileri aynene yazmışsın...

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder