banner864

Rıza Zelyut - Deniz Gezmiş gerici miydi? 01 Ağustos 2015, 23:21

 Yazımın başlığı biliyorum ki sizi irkiltti. Lakin son on yılda Türkiye’nin savrulduğu iklim, ister istemez aklımıza bu soruyu getiriyor.
Eğer, bugünkü devrimcilere bakarsak Deniz Gezmiş gibi, Mahir Çayan gibi devrimciler gericidir.
Ne mi demek istiyorum?
Şimdilerde ortalıkta devrimci ve demokrat gibi dolaşanların söyledikleri ve yaptıkları ile 1960-70 döneminin devrimcilerinin söyledikleri ve yaptıkları arasında dağlar kadar fark vardır.
Bu iki kuşaktan birisi yanlış yerde durmaktadır ama acaba hangisi?
***
Deniz Gezmiş-Mahir Çayan kuşağı; devrimciliği içeride emek-sermaye çelişkisi üzerinden tanımlamaktaydı. Sınıflar arası çıkar çatışması devrimci mücadelenin temelini oluşturuyordu. Bu yüzden onlar üretici sınıflar olan işçilerle köylülerin yanında yer alıyorlardı.
Bir de Türkiye gibi ülkelerde emperyalizm sorunu vardı. Türkiye’yi, (Afrika’da, Ortadoğu’da, Güney Amerika’da olduğu gibi) başını ABD’nin çektiği emperyalist dünya, ayrıca soyup sömürmekteydi. Türkiye’nin, emperyalizme karşı da milli kurtuluş savaşını tamamlaması gerekiyordu. Çünkü ABD, devlet içinde devlet haline gelmişti; emekçi kesimlerin mücadelesini ezmek için gerekirse darbeler düzenleyerek sömürüsünü sürdürüyordu. Bu temel gerçeğin farkında olan Deniz Gezmiş-Mahir Çayan kuşağının yer aldığı saflar da düşman saydığı güçler de belliydi.
İçeride komprodor burjuvazi-ağa-şeyh takımına karşı…
Dışarıda ise ABD’nin temsil ettiği emperyalizme karşı mücadele veriyorlardı.
Çünkü; ABD hem kendisi Türkiye’yi sömürüyor, hem de kendisine bağlı egemen tabakalara halkı sömürtüyordu. Kurtuluş için; ABD emperyalizmi ile mücadeleyi temel almayan hiçbir teori devrimci teori sayılmıyordu.
Emekçileri acımasızca sömüren kapitalist düzene ve onun yarattığı, dünyayı sermayeyi kullanarak sömüren emperyalizme karşı mücadele etmeden devrimci olunamayacağını o şanlı kuşak içten benimsemişti.

ABDE İLE BİRLİKTE DEVRİMCİLİK
1980’den sonra ise bu düşünceler, antidemokratik gösterilerek kötülendi. Devrimci teorinin özünü oluşturan sınıflar çatışması yok sayıldı ve yerine etnik grupların çatışması getirildi. Bu yüzden de Türkiye’de ABD emperyalizmi, sermayenin ağır sömürüsü, ağa-şeyh takımının baskısı unutturuldu. PKK kurdurularak, 1970’lerin sonlarında her şey Türk-Kürt çatışması üstüne oturtuldu.

PKK ve bunlara bağlı demokratlara göre emek-sermaye çelişkisi de emperyaliz ile sömürülen ülkeler çelişkisi de önemsizdi. Varsa da yoksa da Kürdistan; Türk-Kürt çelişkisi…

Postmodern faşizm olan etnikçi görüşler devrimcilik diye sunulunca, elbette Deniz Gezmiş-Mahir Çayan dönemi teorisi gerici konumuna düşürülmüş oluyordu.
Bu görüşü İstiklal Caddesi devrimcileri ile Kandil demokratları şiddetle savundular. Bunlara, ülkenin gazeteleri, televizyonları olağanüstü biçimde destek verdi. Yeni kuşaklar; Amerika tarafında yürümeyi devrimcilik gibi görmeye başladılar.

Etnik Kürtçüler ile ajan liberallerin dokuduğu, Fethullahçı örgütün bütün gücüyle desteklediği bu yeni süreç, halen sürüyor.

Bunlar ABD’ye ve emperyalist sisteme tek söz etmeden devrimcilik yapmaya, kitleleri böylece kandırmaya uğraşıyorlar.

Bunun son örneğini, 26 Temmuz’da İstanbul’da Barış Yürüyüşü adı altında yürümek isteyenlerin yayımladığı bildiride gördük. Bir yerinde şöyle diyordu:“26 Temmuz Pazar günü 16:00’da AKP’nin IŞİD çetesiyle el ele vererek yaratmaya çalıştığı savaşa karşı barışı inşa etmek için Tepebaşı TRT önünden Aksaray’a yürüyeceğiz. İstanbul’u “Barış”a boyayacağız. Gelin, hep birlikte barışı inşa etmek için Kobanê’ye ulaşmaya çalışırken can veren kardeşlerimizin sesi biz olalım. Büyük Barış Yürüyüşü’nde buluşalım!”

ASIL SUÇLU KİM?
Türkiye’yi yıllardır “barış ve demokrasi” diyerek uyutanlar; yanlarına Beyoğlu solcularını alarak savaşa karşı devrimci yürüyüş yapmak istiyorlar.
Elbette savaşa karşıyız. Devrimciler, vatan savunması dışındaki emperyalist savaşlara karşı mücadele ederler.
Ama şu günlerde Türkiye bir başka ülkeye savaş mı açtı?
Hayır!
Savaşı tam aksine Türkiye’nin içine taşımaya çalışıyorlar…
Kimler?
ABD’nin emrindeki terör örgütleri: PKK ile IŞİD
Bunları kurduran ABD ama son on yılda besleyip palazlandıran kim?
AKP iktidarları…
AKP’yi Türkiye’nin başına bela eden kim?
ABD…
AKP’nin kuruluş bildirgesinin bile ABD’de hazırlandığını bilmiyorsanız bu nasıl devrimcilik ey tatlısu solcuları?
Neden hiç Amerikan emperyalizminin Ortadoğu’yu yangın yerine çevirdiğinden, Türkiye’yi kuşattığından, gericiliği örgütleyip iktidara getirdiğinden söz etmiyorsunuz?
Bölgemizde savaşı ABD mi çıkardı Türkiye mi? Niye Amerika’nın büyük suçunun üstünü örtmek için gerçeği bu kadar çarpıtıyorsunuz?
***
Savaş ağaları ve gericiler ABD’ye tek söz etmezler…
Tayyip Erdoğan’ın ülkede yarattığı derin nefreti kullanarak halkı kandırmaya uğraşırlar…
İyi de biz bu Erdoğan’ı yerden yere vururken sizler onu allayıp pullayarak neredeyse “Yeni Atatürk” haline getirmemiş miydiniz?
Son seçim sürecinden önce o Tayyip Erdoğan ile yağlı ballı değil miydiniz?
Önceki seçimlerin tümünde AKP’yi el altından desteklemediniz mi?
Irak’taki ağabeyiniz Mesut Barzani, her seçim öncesinde, “Kürtler AKP’yi desteklesin!” diye açıkça destek vermedi mi?
Siz, Gezi direnişini darbecilerin işi diye aşağılayarak Tayyip Erdoğan ağzı kullanmadınız mı?
Sizler; Türkiye’yi Orta Çağ karanlığından çıkartıp akla ve bilime dayanan laik bir devlet kuran Kemal Atatürk’e düşman değil misiniz?
Sizler; gericiliği Komüntern belgeleri ile tescilli olan Şeyh Said’in heykellerini dikerek zihniyetinizin karşıdevrimci olduğunu göstermediniz mi?
Hangi birisini sayayım bilmem ki?
Terörden beslenenlerin savaş karşıtlığınız ne kadar doğru ise Tayyip Erdoğan’ın demokratlığı da o kadar doğrudur.
Bari, devrimcilikten söz ederek Denizlerin-Mahirlerin kemiklerini sızlatmayın…

Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

hasan Topal :

Sayın Zelyut. Sana önce teşekkür ederim bu çok açık ve anlşılır yazınızdan dolayı. Bu söylediğiniz gibi, kavganın mecrası değiştirilmiştir. Emekçi ve köylünün feodal- kapitalist sömürücü ikilisine karşı savaşını yerine Etnik kimlikler, mezhepler kavgası getirilmiştir. Bu savaş sömürüyü kamüfle etmektedir. İkide cami yaptılar mı her şey yolun kabul edilmektedir. Sizin aydınlanmıya yaptığınız bu katkı için teşekkür ederim.

Mualla :

Ellerinize sağlık....Harika bir yazı...Arşivlik... Bu coğrafyada Şeyh/Şıh ve Ağa düzeni sürdükçe,her şey hayal... Atatürk ile hız kazanan "Cehalet ile Savaş"ı kaybetmiş bulunuyoruz... Deniz'ler bizi affetmeyecek.......

Adiil Aydın :

tam bağımsızlık için ortak düşünceleri : " kördüğüm kılıç darbesi ile çözülür. " bugün kılıç kınından çıktı.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder