banner864

Tagammu Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fayyad, Aydınlık’a konuştu 27 Ağustos 2014, 14:57

‘Erdoğan ve Amerika bir noktada birleşiyorlar: Siyasal İslam. Amerika aynı zamanda Erdoğan’ın kurduğu sistemin, rejimin devrileceğini biliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ı Türkiye halkı devirecek’
Mısır’ın Tagammu Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerif M. Samir Fayyad ile Kahire’de yaptığımız görüşmenin ikinci bölümünde siyasal islam ve ABD-Erdoğan ilişkisini ele aldık. Fayyad, Amerika’nın Erdoğan ile siyasal İslam konusunda anlaşmaya devam ettiğini söyledi.

‘ABD ve Erdoğan’ı birleştiren siyasal islam’

- Erdoğan ve Mursi arasındaki ilişkiden bahsedelim. Erdoğan Mursi’yi neden destekledi sizce?
Bu konu sadece Erdoğan’dan bahsederek ele alınabilecek bir konu değil. Bu ikilinin arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için Necmettin Erbakan dönemini hatırlamak lazım. Hem Erdoğan’ın hem de Erbakan’ın partisi, dini kullanan, siyasal İslam’ı savunan partilerdi. Siyasi söylemin içine dini katmak, ölümcül bir hatadır. Din, sorgulanamaz bir değerdir. Siyaset ise karşıtlıklara dayanır, görecelidir. Bu iki değeri birleştirmek sorun yaratır.

Erdoğan ve Amerika bir noktada birleşiyorlar: Siyasal İslam. Amerika aynı zamanda Erdoğan’ın kurduğu sistemin, rejimin devrileceğini biliyor. Türkiye halkı devirecek onu. Son yerel seçimde partisinin oylarının nasıl düştüğünü gördük. Geçen yıl Haziran’da kendisine karşı ayaklanan halka polisini nasıl saldırttığını gördük. Mısır’daki protestolarda silah kullanan Müslüman Kardeşler’e polisin müdahale etmesini kınadı, ama Taksim Meydanı’nda halka uygulanan şiddeti meşru göstermeye çalıştı. Bütün bunları Amerika’nın siyasi ve ekonomik çıkarları çerçevesinde yaptı.

Atatürk’ün sistemi örnek

- Sizce Ortadoğu’daki mezhepsel ayrışmayı bitirmek için ne yapılabilir? Türkiye’deki laiklik bölge için bir çözüm modeli olabilir mi?

Kesinlikle katılıyorum. Öte yandan çözüme ulaşmak için halka hitap şeklimizi de değiştirmeliyiz. Halka, dinden değil gerçek ihtiyaçlarından bahsetmeliyiz. Demokratik, sivil, laik ve aydınlanmacı devletler kurmalıyız. Bu gerçekleşmeden Ortadoğu’daki sorun çözülemez. Bu kolay olmayacak, çünkü Arap halklarının zihniyetini kökünden değiştirmemiz gerekecek. Yoksulluğu çözmemiz gerekecek. Sorunun çözümü yeni bir ekonomik sistemin kurulmasında yatıyor. Sosyalist demiyorum, ama halkın doğrudan karar alabildiği bir sisteme ihtiyacımız var. Latin Amerika’ya bakın. Brezilya’ya, Ekvador’a, Bolivya’ya, Venezuela’ya, Uruguay’a... Hepsi de yoksul ülkelerdi ama sorunlarını halka söz hakkı vererek çözdüler.
Ekonomik problemleri zenginlerin bakış açısıyla çözmeye kalkarsak yoksula çare olamayız. Zenginlerin tek hedefi daha fazla yatırım, daha fazla kâr; oysa yoksulun derdi yiyecek bulabilmek.

Yani, önümüzde iki aşamalı çözüm var: Öncelikle siyasete odaklanmalıyız. Aydınlanmacı sivil toplumu inşa etmeliyiz. Sosyalizm demiyorum; o gelecekte olacak. Ardından ekonomi geliyor. Yoksul halkı destekleyecek ekonomik sistemi kurmalıyız. Kürt meselesine gelince... Özellikle Irak’ta Kürtler’in çok petrolü var. Eğitim, sağlık gibi toplumsal yatırımlarda kullanmak üzere petrolden gelir talep etmeleri çok normal. O topraklarda barınanlar, petrolün yüzde 2, yüzde 3, yüzde 10’unu ihtiyaçları için isteyebilir. Bu sağlanırsa sıradan bir Kürt vatandaşının bölünmek istemesi için hiçbir sebep kalmıyor. Eğer kendinizi diğer yurttaşlarla eşit hissediyorsanız, yaşadığınız topraklarda sağlığa, eğitime, istihdama ağırlık veriliyorsa bölünmeyi neden savunasınız ki? Anayurttan niye kopasınız? İsrail’le neden işbirliği yapasınız?
Özellikle Barzani’nin Amerika’yla sıkı fıkı ilişkileri var. Amerika bu karta oynayarak Irak merkezi yönetimi üzerinde baskı kurmak ve bölgede kendisine sadık bir Kürt devleti kurmak istiyor.

‘Hamas ve sağcı İsrailliler barış getiremez’

- Filistin meselesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Partinizin bu konu hakkında tutumu nedir?
Öncelikle, biz İsrail’in Filistin’de yaptıklarını kınadık. İsrail Gazze Şeridi’ni bombalıyor ve bunun bedelini kadınlar, çocuklar, yaşlılar ödüyor. Şu an yüzlerce ölü, binlerce yaralı var. Bunun en büyük sorumlusu tabii ki İsrail’dir; ancak geçmişteki tavrı nedeniyle Hamas da sorumludur. Hamas otoriteyi tamamen ele geçirmek ve Gazze’yi Batı Şeria’dan koparmak istiyor. Hamas, Müslüman Kardeşler’in Filistin’deki temsilcisi ve kendine ait bir siyasal İslam gündemi var. Kendisinden olmayanlara, İslamcı fikirleri paylaşmayanlara, solculara, özgürlükçülere düşman gözüyle bakıyor. Öte yandan İsrail’de de Netanyahu ve Lieberman gibi aşırı sağcı isimler iktidarda. Bunlar, Filistin Devleti’nin inşa edilmesini istemiyorlar.

Sinan Güzaltan / Kahire
Aydınlık

Etiketler

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar