banner864

Çocuğa ödev verilmeli mi, verilmemeli mi? 20 Ocak 2015, 09:26

Şişli Florence Nightingale Hastanesinden Uzm. Psikolog Belgü Kaçmaz, önemli olan ödevin verilip verilmemesinden ziyade verilen ödevin niteliği olduğunu belirtiyor.
Öğrenmenin birincil koşulu tekrardır!

Bilgiler tekrar edilmedikçe unutulur. Çocuklar bilgiyi ne kadar tekrar ederlerse o kadar iyi öğreneceklerdir. Bu tekrarlar okulda yoğun olarak yapılabiliyorsa bu durumda eve fazla iş kalmaz. Eğer okulda yeterli tekrar yapılamıyorsa mutlaka eve geldiklerinde tekrar yapmaları gerekmektedir. Buradaki önemli nokta “ödev verilmeli-verilmemeli” tartışmasından çok verilen ödevin özellikleri; öğretmenin, ebeveynin ve öğrencinin ödeve karşı tutumlarıdır. Bazı öğretmen öğrencilere çok ağır ev ödevi verirken, ödevin niteliğini göz ardı edebilirler. Bazı öğretmenler ise az, ancak öğrencinin düşünme becerilerini geliştirici nitelikte ev ödevleri verebilmektedir. Öğretmenlerdeki bu farklılıklara karşılık, öğrencilerin ev ödevlerini yapıp yapmamasına göre de birbirlerinden farklılıklar gösterirler. Ev ödevlerini düzenli biçimde yapan öğrenciler olduğu gibi, bu görevi düzenli yapmayan öğrenciler de bulunmaktadır.

Şişli Florence Nightingale Hastanesinden Uzm. Psikolog Belgü Kaçmaz, önemli olan ödevin verilip verilmemesinden ziyade verilen ödevin niteliği olduğunu belirtiyor.

Ödev, öğretmenlerin her gün öğrenciler okuldan eve döndüklerinde, bir sonraki güne hazırlanmaları ve/veya o gün öğrenilen dersi tekrar etmeleri ya da yeni bir bilgiyi öğrenmeleri için verilen alıştırmalardır. Bu noktada öğretmenin, ebeveynin ve öğrencinin ödeve yaklaşımı; ödevlerin yapılması ve ödev yapmanın faydasını arttırıcı etkisi olması açısından önemlidir. Siz kendinizi düşünebilirsiniz. Mesela yeni bir dil öğrenirken ne kadar çok tekrar yaparsanız o kadar kolay ve kalıcı bir şekilde öğrenirsiniz. Tekrar etmediğinizde ise yavaş yavaş bilgilerinizi unutmaya başlarsınız. Aynı şey çocuklarınız için de geçerlidir.

Peki anne baba ödev konusuna nasıl yaklaşmalıdır?

Öncelikle ödevin bir amaç değil, tekrar için bir araç olduğunun farkına varmak yararlı olabilir. Çocuklar zaten okulda tüm bir günü yeni bilgiler öğrenerek ve yorularak geçirmekteler. Eve geldiklerinde ise rahatlamaya ve biraz boş zaman/ hobi zamanı geçirmeye hakları var. Eğer ödevleri eve gelir gelmez yapılması gereken birer yük olarak görürseniz çocuklarınız da sizin gibi düşüneceklerdir.
Çok ısrarcı olmak, çocuk eve girdiği anda “hemen ödevine otur” demek, ödevlerde eksiklik olduğunda cezalandırmak ya da ödevler zor geldiğinde onlara kızmak pek etkili yöntemler olmayacaktır. Bunun yerine;

1) Çocuğun okul sonrası vaktinin birlikte planlamak, plan yapılırken çocuğun ihtiyaçlarını ve çalışma alışkanlıklarını göz önüne almak,
2) Ödevlerin belirli bir zaman diliminde yapılması için anlaşmak ve yapılmadığı takdirde çocuğu cezalandırmayarak öğretmenle iletişime geçmek ve öğretmenin eğer gerekiyorsa bir yaptırım uygulaması,

3) Ödevleri bir başarı kriteri olarak almak yerine tekrar alıştırmaları olarak görmek. Ödev akademik başarının sadece bir parçası, dersleri dinlemek, anlamak, okula severek gitmek ve arkadaş ilişkileri hepsi bir bütün olarak okul başarısını etkiliyor. Baskıcı yaklaşımınız sadece ödev yapmak istememesine neden olamaz, gün geçtikçe okuldan soğumasına da neden olacaktır.

4) Yeterince dinlenmesine izin vermek, hobi ve ilgi alanlarına zaman dilimi ayırması için destek olmak. Sanat ya da spor dalıyla uğraşan öğrencilerin çok da başarılı oldukları unutulmamalıdır.

5) Çocuk ısrarla ödevine oturmuyorsa mutlaka bir uzmandan destek almak gibi daha yapıcı davranış biçimleri uygulamaya konulabilir.
Çocuk açısından düşündüğümüzde ise, ödevin ilkokul 1. Sınıftan itibaren alınması ve yerine getirilmesi gereken bir sorumluluk olduğunu görürüz. Çocuk ilkokul 1. Sınıftan ve hatta artık anaokulundan itibaren eve okulla ilgili bir alıştırma getirir ve çoğu zaman çok severek yapar. Bitirdiğinde anne ve babasına gösterir, onunla gurur duyar.

Peki ne oluyor da okul hayatına bu şekilde başlayan çocuk daha sonra ödev yapmaktan sıkılıyor ya da ödevin yapmamaya başlıyor?
Bu durumun başında öğretmenin çocuğun yaşına göre fazla ve niteliksiz ödev vermesi gelmekte. Bu fazla ödevleri bitiremeyen çocuğa ebeveyn baskısı geliyor ve çocuk yavaş yavaş bunalmaya başlıyor.

Diğer bir neden ise anne ve baba ilkokul 1. Sınıftan beri çocuğun ödevini onunla birlikte yapmış olabiliyor ve çocuk sorumluluk almayı öğrenemiyor. Büyüdüğünde ise ödevini tek başına yapması bekleniyor fakat çocuk bunu öğrenmemiş oluyor. Bu noktada yine aile içindeki ilişkiler gerginleşiyor ve ödev hem çocuk hem de ebeveyn için bir sorun halini alıyor. Hâlbuki çocuklar ilkokul 1. Sınıfın ikinci döneminden itibaren ödevlerini kendi başlarına yapabilir. Anne ve baba, çocuk yapamadığı zaman devreye girmeli ve yardımcı olmalıdır.
Bir başka neden ise çocukta konsantrasyonla ilgili bir sıkıntı olabilir, dikkatini toplamakta zorlanıyor ve bu nedenle ödevini yapamıyor olabilir. Bu problemi yaşayan çocuklar zaten sınıf içinde de akademik zorluklar yaşamaktadırlar. Bu durumda uzmana danışmanın faydası olacaktır.

ulusalkanal.com.tr



Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar