banner864

Kalbiniz çarpıyorsa bir nedeni var 16 Mart 2015, 16:18

Kişinin, kendi kalp atışlarını sert ve kuvvetli bir şekilde hissetmesi anlamına gelen çarpıntı'nın üzerinde durun ve mutlaka araştırın.
 Kişinin, kendi kalp atışlarını sert ve kuvvetli bir şekilde hissetmesi anlamına gelen çarpıntı'nın üzerinde durun ve mutlaka araştırın.

Özellikle, egzersiz sonrası, sinirlenme, uyarılma, korkma durumlarında normal olarak hissedilebilen çarpıntının bir çok ve ciddi sebepleri olduğu belirtiliyor.

Ayrıca, istirahatta veya ufak hareketlerle hissedilen çarpıntının araştırılmasında fayda olduğuna dikkat çeken Muğla Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin başarılı doktorlarından Kardiyoloji Uzmanı Doktor Volkan Doğan günümüzde artan bir hastalık olduğunun da altını çiziyor.

Doktor Doğan;"Kalp hastalıkları arasında ön sıralarda yer alan çarpıntı, bazen sadece huzursuzluk yaratan bir his olarak kalır bazen de ciddi ve ölümle sonuçlanabilecek olayların habercisi olabilir.

Normalde kişinin kalp atışları istirahatta Dakikada 60 ile 100 arasında düzenli olarak atar. Sabit tek bir değer yoktur. Düzenli spor yapanlarda, ritim yavaşlatıcı ilaç kullananlarda dakikada 50 atıma kadar şikayet eşlik etmediği sürece normal kabul edilebilir. Kalbin hızlanması (taşikardi), yavaşlaması (bradikardi), düzensiz atması (aritmi) yüksek tansiyonda olduğu gibi sert vurması veya psikolojik sebeplerle çarpıntı ortaya çıkabilir. Göğüste, boyunda, ensede hissedilebilir.

Genellikle çarpıntı ciddi sorunlar yaratmaz. Ancak bilinen bir kalp damar veya kapak hastalığı varsa, kalp hastalığı için risk faktörleri taşıyorsa, kan tuzlarında bozukluk olabileceği düşünülüyorsa çarpıntının ciddi sonuçlar doğurabileceği unutulmamalıdır.

Özellikle bayılma hissi, bilinç kaybı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, aşırı terlemeyle birlikteyse mutlaka acil Sağlık yardımına ihtiyaç vardır. Her 7 hastanın 1’inde sebep bulunamamaktadır. Genellikle bunlar zararsızdır" diyerek hastalığın ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kardiyoloji Uzmanı Doktor Volkan Doğan; "Özellikle kişinin çarpıntıyla neyi hissettiği, nasıl ve ne zaman başlayıp bittiği, süresi, baş dönmesi, göğüs ağrısı, bayılma gibi ek şikayeti olup olmadığı, başka hastalıkları, kullandığı ilaçlar, alışkanlıkları sorgulanmalıdır. Çarpıntı başladığı andaki nabız, ateş, tansiyon değerleri kaydedilmelidir. Çarpıntı hissedilen dönemde çekilen elektrokardiyografi çok değerli bilgiler verir.

Genellikle doktora başvurulduğunda çarpıntı geçmiştir. Her Gün tekrarlayan bir şikayet ise 24 Saat boyunca tüm kalp atımlarını kaydeden ritim 'holter' cihazıyla kişinin günlük işlerini aksatmadan ritim bozukluğu olup olmadığı anlaşılabilir. Daha seyrek ve kısa süreli şikayetlerde 'olay kaydedicilerle' sadece çarpıntı sırasında kısa süreli kayıt almak mümkündür. Bu cihazlar haftalık, aylık ve yıllık sürelerle kiralanabilir. Sebebe yönelik ekokardiyografi, efor testi, magnetik rezonans (MR), bilgisayarlı tomografi (BT), koroner Anjiyografi ve elektrofizyolojik çalışma da seçilmiş hastalara uygulanabilir" dedi.

Doğan; "tedavisine gelince;Çarpıntı tedavisi öncelikle sebebe yönelik olmalıdır. Kansızlık, tiroid hastalığı, kan tuzlarında bozukluk gibi nedenler düzeltilmelidir. Tedavi şikayetleri ortadan kaldıracak, hayati tehlike varsa bunlardan koruyacak, günlük yaşantısını etkilemeyecek şekilde planlanır.

Gerektiğinde ritim düzenleyici ilaçların kullanılması, kalıcı kalp pili veya ritim düzenleyici cihazların takılması, hatta cerrahi girişimler önerilir.

Başlıca çarpıntı sebepleri ise;

- Egzersiz.
- Stres, korku, endişe.
- Ateş.
- Kafein, nikotin, Alkol, kokain, bazı diyet hapları gibi uyarıcılar.
- Tiroid bezinin fazla çalışması.
- Kansızlık.
- Derin nefes alıp verme.
- Kandaki Oksijenin düşmesi.
- Tiroid, Astım, Hipertansiyon, grip, Depresyon, ritim düzenleyici ilaçların bazıları.
- Kalp hastalıkları.
- Panik atak olarak belirtilebilir"

Doğan; "Çarpıntıdan korunmak için de;

- Uyarıcı özelliği olan alışkanlıklarınızdan (çay, kahve, sigara, alkol, kokain, çikolata, kola) ve ilaçlardan uzak durun.
- Dengeli ve yağ içeriği düşük beslenin. Aşırı kiloluysanız kilo verin.
- Düzenli egzersiz yapın.
- Stresinizi kontrol altına Alın (yoga meditasyon veya ilaçla).
- Uykunuzun düzenli olmasına dikkat edin.
- Kan basıncınızı, kolesterol ve şekerinizi kontrol altında tutun.
- Ritm düzenleyici ilaçları düzenli kullanın. Doktora danışmadan kesmeyin".

Aykut Kurt/Muğla
ulusalkanal.com.tr

Yorum Gönder

Çok Yorumlananlar